başından ile cümle

başından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Elveszi eszöket a föld népe vezetõinek, és úttalan pusztában bujdostatja õket.
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Er nimmt weg den Mut der Obersten des Volkes im Lande und macht sie irre auf einem Umwege, da kein Weg ist,
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.han tager Jordens Høvdingers Vid og lader dem rave i vejløst Øde;
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Høvdingene i landet fratar han forstanden og lar dem fare vill i et uveisomt øde;
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Il enlève l`intelligence aux chefs des peuples, Il les fait errer dans les déserts sans chemin;
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.만민의 두목들의 총명을 빼앗으시고 그들을 길 없는 거친 들로 유리하게 하시며
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Maan kansan päämiehiltä hän ottaa ymmärryksen ja panee heidät harhailemaan tiettömissä autioissa.
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Odníma srdce hlavám ľudu zeme a činí to, aby blúdili po púšti, tam, kde niet cesty.
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.On odejmuje serca przełożonym ludu ziemi, a czyni, że błądzą po pustyni bezdrożnej;
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.On odjímá srdce předním z lidu země, a v blud je uvodí na poušti bezcestné,
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Priva de reflexión a los jefes del pueblo de la tierra, y les hace errar sin rumbo en el vacío
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Stamhövdingar i landet berövar han förståndet, han leder dem vilse i väglösa ödemarker.
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Tira o entendimento aos chefes do povo da terra, e os faz vaguear pelos desertos, sem caminho.
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Toglie il senno ai capi del paese e li fa vagare per solitudini senza strade
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Αφαιρει την καρδιαν απο των αρχηγων των λαων της γης, και καμνει αυτους να περιπλανωνται εν ερημω αβατω
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Отнема бодростта на началниците на земните жители, И прави ги да се скитат по непроходна пустиня;
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.отнимает ум у глав народа земли и оставляет ихблуждать в пустыне, где нет пути:
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.מסיר לב ראשי עם הארץ ויתעם בתהו לא דרך׃
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.ينزع عقول رؤساء شعب الارض ويضلهم في تيه بلا طريق.
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.他 將 地 上 民 中 首 領 的 聰 明 奪 去 、 使 他 們 在 荒 廢 無 路 之 地 漂 流
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.他 將 地上 民中 首領 的 聰明 奪去 、 使 他 們在 荒廢 無路 之 地 漂流
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.A szerkesztők és forgatókönyvírók ezt mindig is tudták.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.Biên tập viên và nhà biên kịch đã nhận ra điều này từ lâu.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.Editoren und Drehbuchautoren wissen das schon lange.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.Editorii şi scenariştii au ştiut mereu acest lucru.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.I montatori e gli sceneggiatori lo hanno sempre saputo.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.에디터들과 시나리오작가들은 오랫동안 이걸 알고 있었습니다.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.Les éditeurs et les scénaristes savent ça depuis toujours.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.Los editores y guionistas siempre lo han sabido.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.Os editores e os argumentistas sempre souberam disto.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.Penyunting dan penulis film sudah mengetahui hal ini sejak dulu.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.Redacteurs en scenarioschrijvers wisten dit al lang.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.Redaktörer och pjäsförfattare har alltid vetat det.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.Redaktører og manuskriptforfattere har altid vidst dette.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.Strihači a scenáristi to vedeli od začiatku.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.Střihači a scénáristi to vědí celou dobu.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.Zdają sobie z tego sprawę redaktorzy i scenarzyści.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.Οι εκδότες και οι σεναριογράφοι το γνωρίζουν καλά αυτό.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.Редакторите и сценаристите винаги са знаели това.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.Редакторы и сценаристы уже давно это знают.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.עורכים ותסריטאים ידעו זאת תמיד.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.المحررون وكتاب السيناريو عرفوا هذا من قبل.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.気付かない内に観客を物語に
Eğer onu başından savmak istiyorsan,bir yere fırlat.Daca vrei sa scapi de el, arunca-l chiar tu.
Eğer onu başından savmak istiyorsan,bir yere fırlat. EvetЕсли ты правда хочешь избавиться от этого, брось это далеко непосредственно. хорошо.
Eğer onu başından savmak istiyorsan,bir yere fırlat.Ha meg akarsz szabadulni tőle, dobd el magad.
Eğer onu başından savmak istiyorsan,bir yere fırlat.Jeśli chcesz się tego pozbyć to wyrzuć to sama.
Eğer onu başından savmak istiyorsan,bir yere fırlat.Jestli to chceš zahodit, tak si to zavoď sama.
Eğer onu başından savmak istiyorsan,bir yere fırlat.Jos haluat päästä siitä eroon, heitä se pois itse.
Eğer onu başından savmak istiyorsan,bir yere fırlat.버릴려면 니가 갖다 버리면 되잖아.
Eğer onu başından savmak istiyorsan,bir yere fırlat.Nếu cô muốn vất nó đi, thì tự làm lấy.
Eğer onu başından savmak istiyorsan,bir yere fırlat.Om du vill bli av med det, kasta det själv.
Eğer onu başından savmak istiyorsan,bir yere fırlat.Se vuoi sbarazzartene, gettalo via tu stessa.
Eğer onu başından savmak istiyorsan,bir yere fırlat.Si tu veux t'en débarrasser, jète le toi même.
Eğer onu başından savmak istiyorsan,bir yere fırlat.Wenn du es loswerden willst, dann wirf es selbst weg.
Eğer onu başından savmak istiyorsan,bir yere fırlat.Αν θέλεις να το ξεφορτωθείς,<br /> κάν'το μόνη σου.
Eğer onu başından savmak istiyorsan,bir yere fırlat.Щом искаш да се отървеш от него - изхвърли си го сама.
Eğer onu başından savmak istiyorsan,bir yere fırlat.إذا أردت التخلص منها , ارميها بنفسك
Eğer onu başından savmak istiyorsan,bir yere fırlat.わかったわ...
Elişa şöyle dedi: ‹‹RAB diyor ki, ‹Bu vadinin başından sonuna kadar hendekler kazın.a riekol: Takto hovorí Hospodin: Narobte v tejto doline plno jam!

İlgili Sayfalar