başında ile cümle

başında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ayrıca 1980'lerin sonu ile 1990'ların başında birkaç Kanada yapımında yer aldı.Také se objevila v některých kanadských seriálech na konci osmdesátých a na počátku devadesátých let.
Protestonun başında da Sabri Mahir vardır.S protestantismem se také váže vyšší míra vzdělanosti.
Almanya, Belçika, Danimarka bu ülkelerin başındadır.V Belgii, Německu, Švédsku je dokonce zakázáno tuto zbraň i vlastnit.
1943 yılının başında Alman Ordusu büyük bir krizle karşı karşıya kaldı.Na začátku roku 1945 bylo nacistické Německo už ve velmi obtížné situaci.
En başından beri ilham kaynağı blues ve 60'ların rock and roll'uydu.Na počátku své kariéry se věnoval blues a blues rocku.
Hem Maria Luisa hem de eşi İtalya'da 1819'un başında vefat ettiler.Atât Luisa Maria cât și soțul ei au murit în Italia, la începutul anului 1819.
1930'ların başında Compton kozmik ışınlar ile ilgilenmeye başladı.Pe la începutul anilor 1930, Compton devenise interesat de radiațiile cosmice.
1914’ün başında iki aylık bir seyahate çıkarak Mısır ve Medine'de bulundu.În 1914 pleacă într-o călătorie de 2 luni în Egipt și la Medina.
3 1958 elemeleri başında Afrika ve Asya birlikte 1, Avrupa ise 9 kontenjana sahipti.3 Inițial în 1958, Africa și Asia au primit un loc, în timp ce Europa a primit 9 locuri.
Russell 1900'lerin başında İngilizlerin “idealizme karşı isyanı”na öncülük etmiştir.La începutul anilor 1900 Russel a condus revolta britanică împotriva idealismului.
Özellikle ilişkimizin başında bu uzun mesafe meselesi çok sinir bozucuydu.Chestia asta cu relația la distanță a fost foarte enervantă, mai ales la începutul relației noastre.
Adamın yanı başında, acılı bir mektup ve boş bir zehir şişesi bulundu.În urma lui au fost găsite un bilet plin de remușcări și o sticlă goală de otravă.
Beşinci dişler fil 40'lı yaşlarının başındayken düşer.Al cincilea set de dinți cade la începutul celui de al cincilea deceniu de viață.
Bunların başında kuşkusuz köpek ve kedi gelir.Se adaugă pisica și câinele.
1930'ların başında Group Theatre (New York)'un önemli bir üyesi oldu.La începutul anilor 1930 a devenit un membru important al Group Theater.
Tampere, 20. yüzyılın başında Finlandiya'nın birçok önemli siyasi olayının merkeziydi.Tampere a fost, la începutul secolului XX, martorul unor importante evenimente politice.
Uyandığında yanı başında duran yemek ve suyu fark eder.Când prizonierul se trezește, descoperă hrană și apă în apropiere.
1949 başında, ailesi Floreşti'ye taşındı.La începutul anului 1949, toată familia Timofti se mută în orașul Florești.
Mülûk Bâvendîyye’den “Şehrîyâr” bu dâvete icâbet edenlerin başında gelmekteydi.Intrarea în cetate Pata de pe zid Zidul frontal al cetăţii Curtea cetăţii.
2002 Mart başında 1,000 kişiye ulaştılar.Urrea a sosit cu aproape 1.000 de oameni la 14 martie.
1945 başında, Dachau toplama kampına transfer edildi.La începutul lui aprilie 1945 au fost mutați la lagărul de concentrație de la Dachau.
Son on yılda ise bu ülkelerin başında Irak, Polonya, Tayland, Somali ve Çin yer almaktadır.În ultimul deceniu, cei mai mulți imigranți au provenit din Irak, Polonia, Tailanda, Somalia și China.
Maçlar genellikle Şubat ayının sonu veya Mart ayının başında yapılır.Meciul este disputat anual la sfârșitul lunii februarie sau începutul lunii martie.
2013 yılının başında ise takıma tekrar geri geldi.Până la începutul anului 2013 era evident că o revenire era în lucru.
Yerine Ekber ve erşad sistemini (ailenin aklı başında olan en büyük üyesi) getirmiştir.Ea a avut moștenire satele Cârstienești (Vâlcea) și Poiana.
Sıklıkla, başında bir yarım ay ve elinde bir meşale ile bir atı veya boğayı sürerken resmedilmiştir.Este de multe ori înfățișată călărind pe un cal sau pe un taur.
Gaga "tüm iyi müziklerin piyano başında söylenebileceğine ve yine de birer hit olabileceğine" inanıyor.Artista este de părere că „toată muzica bună poate fi cântată la pian și tot va suna ca un hit”.
Kariyerinin başında yazdığı Pickwick Papers (Pickwick evrakları) bir komedi şaheseridir.Operele sale timpurii cum ar fii Pickwick Papers sunt adevărate capodopere comice.
Başbakan, eğer gerek görürse Başbakanlık makamı dışında, diğer Bakanlıkların da başında bulunabilir.Aceștia sunt gata să discute, dar numai cu primul ministru.
Litvanya'daki yerleşimlerinin en başından beri Lipka Tatarları olarak bilinmektedirler.De la bun început, în Lituania aceștia au fost cunoscuți sub numele de „tătari lipka”.
Bu resimde 6 köylü yediği insanların kalıntılarının başındalar.Aici în țară dragostea lui a fost pentru cele șase milioane de țărani.
1980'lerin başında ekonomik sorunlar belirmeye başladı.Situația economică s-a deteriorat și mai mult la începutul anilor 1980.
1970'lerin başında Paris'e taşındı.La începutul anului 1990 se mută la Paris.
Şu anda gelişmekte olan kendi şirketi Intentional Software'ın başındadır.Compania are ca obiect de activitate dezvoltarea de software.
1970'lerin başında ise 3 kitap yazdı.Până la sfârșitul anilor '70 a mai publicat încă șase romane.
"Yılın başında kazanmak istediğim birkaç yarış belirlerim.La sfârșitul anului avea 72 de meciuri câștigate într-un an.
Ancak bu beraberlik de 1991 yılının başında bitti.Relația lor s-a terminat la începutul anului 1991.
Oyunun başında tanıştığımız Lady isimli bir kızın roketatarıdır.Era un buchet de stele a fetei ăsteia pe care o întâlnisem la școală.
Seksenli yılların başından beri 20 milyondan fazla albümleri satılmıştır.Trupa a avut vânzări de peste 20 de milioane de albume începând cu anii '80.
Yıllık üretim toplamı daha savaşın başından bu yana dört kat arttı.După război, Israelul domină un teritoriu de aproape patru ori mai mare decât la începutul războiului.
Dulles görevi başındayken I. Çinhindi Savaşı'nda Viet Minh'e karşı Fransa'nın desteklenmesini savundu.El a pledat în favoarea sprijinirii Franței în Războiului din Indochina, împotriva forțelor Viet Minh.
Clarke evliliği hakkında "başından beri uyumsuz bir evlilikti" dedi."Căsnicia a fost incompatibilă de la început", a spus Clarke.
Fakat en başından itibaren festivalin planlanmasında bazı sıkıntılar ortaya çıktı.De la început au existat dezacorduri privind scenariul filmului.
1980'lerin başında Çin'in nüfusu 1 milyar civarına yükseldi ve 2000'li yılların başında ise 1,3 milyarı aştı.Până în 1900 populația a scăzut până la un milion iar la începutul anilor 1980 era mai mică de 200.000.
Kulübün 1980'lerin başında, göreceli bir başarılı dönemi vardı.De la începutul anilor 1980, clubul a avut mai puține succese.
Birkaç yıl sonra çeşmenin başında Terbiye'yi görür ve o an ona aşık olur.Părăsește în scurt timp seminarul, având în vedere că se îndrăgostise.
Bununla ilgili durum 1980’lerin başında ortaya çıktı.Cum am mai spus, ea a apărut la începutul anului 1984.
Dörtnala geriye gitti ve geçit başında bulunan VII. Louis'yi durumdan haberdar etti.El a dispărut imediat de la fereastră și doamna St. Clair era sigură că acolo se petrecuse ceva oribil.
Takım kurulduğundan beri, yani yaklaşık 10 yıldır takımın başındadır.A rămas în trupă timp de aproximativ 10 ani.
Ailesi 1970'li yılların başında boşandı.Părinții săi s-au îmbolnăvit la începutul anului 1712.
Nedenlerin başında yangına karşı önlemlerin alınmaması gelmektedir.La început nu se știa ce să se facă cu focul.
103 kez ulusal takımda yer aldı, 50 kez Alman millî takımının başında kaptan olarak sahaya çıktı.A strâns 115 de selecții în lotul național, căruia i-a fost căpitan de 40 de ori.
Oyunun başında beyaz ve siyahların 16 taşı bulunur.Șaisprezece piese „albe” și șaisprezece piese „negre” sunt așezate pe tablă la începutul jocului.
Her okulun başında yeni 1.sınıflar kurulur.La sfârșitul fiecărei etape se distribuie puncte primilor clasați.
Deliriyorum, uzun aralıklı ve berbat aklı başında dönemler geçirerek."Trăim, carevasăzică, într-un teribil mal de civilisation... ”
Bu havalimanı 1998'in başından Haziran 1999'a kadar restore edildi.Acesta își reia emisia la începutul lunii februarie 1990.
Genelkurmay Başkanlığı Kırca'nın ölümü üzerine, basında yer alan haberlere sert tepki gösterdi.Autoritatile maghiare l-au condamnat la moarte prin spanzuratoare pe pr.
Bunların başında Uluslararası Adalet Divanı ve Uluslararası Ceza Mahkemesi bulunmaktadır.Pe teritoriul său se află sediul Curții Penale Internaționale.
Başından beri CIA'de çalışan Weiss, Vaughn'un en yakın arkadaşı.El este cel mai bun prieten al lui Michael Vaughn la CIA.
20. yüzyılın başında.La începutul secolului XXI.

İlgili Sayfalar