başında ile cümle

başında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom hâlâ iş başında mı?Is Tom still at work?
Beni kolayca başından savamayacaksın.You won't get rid of me that easily.
Onun kız arkadaşı az önce onu başından attığı için aksiliği üstündeydiHe was in a bad mood because his girlfriend had just thrown him out.
Tom otuzlu yaşlarının başında profesyonel bir dansçı oldu.Tom became a professional dancer in his early thirties.
Tom sakin ve aklı başındaydı.Tom was calm and collected.
Tom başından beri doğruydu.Tom was correct all along.
Tom böyle bir şey yapmayacak kadar aklı başında biri.Tom is wise enough not to do such a thing.
Tom direksiyon başında uyuyakalıp kazaya neden oldu.Tom fell asleep while driving and caused an accident.
Erkek kardeşim başından beri ona katlanamadı.My brother couldn't stand her from the very beginning.
Sürücülerden biri direksiyon başında uykuya daldı, kazaya sebep oldu.One of the drivers fell asleep at the wheel, causing the accident.
Tom ekim ayı başında istifa etti.Tom resigned in early October.
1990'ların başında, ayaklanma daha yoğun oldu.In the early 1990s, the insurgency became more intense.
Tom kim olduğumu başından beri biliyordu.Tom knew all along who I was.
Başından beri istediğin bu, değil mi?That's what you've wanted all along, isn't it?
Curdken ona doğru koştu ve onun başından bir tutam saç tutmak istedi.Curdken ran up to her and wanted to grasp some of the hair from her head.
Tom aklı başında.Tom is level-headed.
En başından beri planın buydu, değil mi?That was your plan all along, wasn't it?
Videonun başında birkaç feragatname vardı.There were multiple disclaimers at the start of the video.
Biz başından beri arkadaştık.We were friends right from the start.
Otuz yıldır iş başındayım.I've been in business thirty years.
En başından beri biliyor muydun?Did you know right from the beginning?
Tom başından üç kez vuruldu.Tom was shot three times in the head.
Tom sürekli olarak iş başındadır.Tom is continually on the go.
Herkes kendi başındaydı.Everyone was on their own.
Tom onu başından beri biliyordu.Tom knew that all along.
Masanın başında oturun.Sit at the head of the table.
Tom itirazlarımı başından attı.Tom brushed off my objections.
Aklı başında biri öyle bir şeyi nasıl yapabilir?How could anyone in their right mind do something like that?
Aklı başında biri nasıl bununla aynı fikirde olmaz?How could anyone in their right mind disagree with this?
Başından beri bana yalan söyledin.Right from the beginning you have lied to me.
Kimin aklı başında olduğunu ve kimin delirmiş olduğunu nasıl söyleyebilirsin?How can you tell who's sane and who's insane?
Tom her şeyi kendi başında yapar.Tom does everything on his own.
Fadıl başında sesler duyduğunu söyledi.Fadil said he heard voices in his head.
Fadıl, uyurken Leyla'yı başından vurdu.Fadil shot Layla in the head while she was sleeping.
Hiç tren yoktu, bu yüzden başından beri yürümek zorundaydık.There weren't any trains, so we had to walk the whole time.
Önümüzdeki haftanın başında Boston'da Tom'la buluşuyor olacağım.I'll be meeting Tom in Boston early next week.
Leyla yirmili yaşlarının başındaydı.Layla was in her early twenties.
Leyla, uyuduğu sırada Sami'yi başından vurdu.Layla shot Sami in the head while he slept.
Leyla başından vuruldu.Layla was shot in the head.
Leyla, Sami'yi başından vurdu.Layla shot Sami through his head.
O bu yılın başında seçildi.He was elected earlier this year.
Bu yılın başında seçildi.She was elected earlier this year.
Aklı başında kim böyle bir şeyi yapar?Who in their right mind would do such a thing?
Sami hâlâ iş başında harika şeyler yapıyordu.Sami was still doing great at work.
Sami iş başında ve sıkkındı.Sami was at work and bored.
Sami kendini başından vurdu.Sami shot himself in the head.
Onun annesi iş başında birkaç parmağını kaybetti.His mother lost a few fingers at work.
En başından beri bana her şeyi anlat.Tell me everything from the very beginning.
Tom, ekim ayı başından beri burada.Tom has been here since early October.
Tom'un gerçeği söylemediğini başından beri biliyordum.I knew all along that Tom wasn't telling the truth.
Tom ve Mary ikisi de otuzlu yaşlarının başında.Tom and Mary are both in their early thirties.
Sami, karısı Leyla'yı başından iki mermi ile vurdu .Sami shot two bullets into the head of his wife, Layla.
Tom ellili yaşlarının başındadır.Tom is in his early fifties.
Sami başından bir yaralanma yaşadı.Sami had an injury to his head.
Sami bütün akşam iş başındaydı.Sami has been at work all evening.
Sami ve Leyla yolculuklarının başındaydı.Sami and Layla were at the beginning of their journey.
Tom’un yanı başında oturabilir miyim?May I sit next to Tom?
Türk Lirası senenin başından itibaren %40'tan fazla düşüş yaşadı.The Turkish lira has fallen more than 40 percent since the start of the year.
Tom bütün gün bilgisayarın başında.Tom sits at a computer all day.
Sami dedesinin mezarı başında Yasin okudu.Sami recited Surah Yaseen at his grandfather's grave.

İlgili Sayfalar