başına ile cümle

başına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Geceleri yalnız başına sokaklarda yürümekten kaçının.Vermeiden Sie es, nachts allein auf den Straßen zu sein.
Bu çılgın dünyada aklı başında olmayı istemek bile başlı başına bir çılgınlıktır.In einer irrsinnigen Welt vernünftig sein zu wollen, ist wiederum ein Irrsinn für sich.
Tom'un tek başına gelmesi garip.Es ist seltsam, dass Tom alleine kommt.
Bu sokakta adam başına bir kedi düşüyor.In dieser Straße kommt auf jeden Menschen eine Katze.
RPZ tek başına potansiyel risklerin değerlendirilmesi için uygun değildir.Die RPZ allein ist zur Beurteilung von Risikopotentialen nicht geeignet.
Performansa bir piyanonun başına oturarak ve "Bu Alexander McQueen için." diyerek başladı.Sie begann vor einem Klavier sitzend und kündigte an: “This is for Alexander McQueen.”
Tanrım, tek başına ilham kaynağı oldun, Togo'dan refahımız için.Großer Gott, du allein hast uns beflügelt, Von Togo für den Wohlstand.
Daha sonra Zurbriggen tek başına, Hindistan ve Avustralya'da yollara düşer.Danach war Zurbriggen alleine in Indien und Australien unterwegs.
Bahçelere tek başına ya da gruplar halinde dikilebilir.Sie können einzeln oder in Gruppen im Gelände liegen“
Universidad de Concepción neredeyse tek başına tüm şehrin külürel yaşamını şekillendirir.Die Universidad de Concepción stellt beinahe allein das kulturelle Programm für die gesamte Stadt.
2003 yılında 80.000 turistten fazlasını tek başına Torres del Paine Milli Park'ı çekmiştir.Mehr als 80.000 Besucher wurden 2003 im Nationalpark Torres del Paine gezählt.
Philip Hitti nerdeyse tek başına ABD'de bir Arap araştırmaları disiplini yarattı.Philip Hitti schuf die Disziplin der Arabistik in den Vereinigten Staaten fast im Alleingang.
Tony basına kendisinin demir adam olduğunu söyler.Stattdessen verkündet Tony jedoch, er selbst sei Iron Man.
Av başına 20 kg'a kadar deniz hayvanı yiyebilirler.Pro Jagd können sie bis zu 20 kg Meerestiere fressen.
Kızını tek başına büyütmüştür.Ihre Tochter erzog sie allein.
İnsan hakkı ihlalleri yaşanmış ve basına sansür uygulanmıştır.Er wird als Mensch dargestellt, der den Menschen dient, sie heilt und lehrt.
1829 yılında federalis Juan Manuel de Rosas vali olarak Buenos Aires'te yönetimin başına geçti.1829 übernahm der Föderalist Juan Manuel de Rosas als Gouverneur die Herrschaft über Buenos Aires.
1865 yılında oğlu Joseph Karl Bruch (1837-1905) yönetimin başına geçti.1865 übergab er die Geschäftsführung an seinen Sohn Joseph Adam Bruch (1837–1905).
Unu tek başına ekmek yapımına uygun değildir.Der Mensch lebt nicht von Brot allein.
10 Haziran 2014, Derek Fisher, New York Knicks takımının başına getirildi.Am 8. Februar wurde Derek Fisher von den New York Knicks entlassen.
Kont kendi düşünceleri ile yalnız başına kalmıştır.Er blieb mit der Ansicht allein.
Hesse 1919 yılının Nisan ayı ortalarında tek başına Ticino’ya taşınmıştır.Hesse siedelte Mitte April 1919 allein ins Tessin um.
K90 tepesinde 2, K120 tepesindeyse metre başına 1.8 puan eklenir ya da çıkartılır.Pro Meter über oder unter der K-Punkt-Weite werden 1,8 Punkte addiert oder abgezogen.
Standart bir soru cümlesinde will yardımcı fiili cümle başına gelir: Will you have been drinking?Artikel 10: Drinks de ejne met? („Trinkst du einen mit?“) Komm dem Gebot der Gastfreundschaft nach.
Fitre kişi başına verilir.Das Gute erhält sich selbst.
Ölümünden iki yıl sonra mezarının başına bir heykeli dikildi.Zwei Jahre später wurde auf seinem Grab ein Grabmal errichtet.
Evde Tek Başına 3 (özgün adı: Home Alone 3), 1997 yapımı bir komedi filmi.Wieder allein zu Haus (Originaltitel: Home Alone 3) ist eine US-amerikanische Actionkomödie aus dem Jahr 1997.
Kardeşinin sakatlanmasının ardından, tek başına güreşmeye başlamıştır.Auf Anraten ihres Bruders entschied sie sich nunmehr für die Schauspielerei.
Devletin başına geçince ilk işi düzenli bir ordu kurmak oldu.Die erste Republik stellte zugleich eine reguläre Armee auf.
1930'ların başına kadar eğitim gemisi olarak kullanıldı.Sie blieben als Schulflugzeuge bis in die 1930er-Jahre im Einsatz.
Maç başına 8.8 sayı 4.5 ribaund ortalamalarıyla şampiyonayı noktaladı.Somit gewann Deutschland mit 8,5 Minuspunkten Vorsprung.
Ardından DYP'nin başına geçen Tansu Çiller'in kurduğu hükümette SHP koalisyon ortaklığına devam etti.Daraufhin blieb die SHP in der neuen Regierung der DYP unter Tansu Çiller weiterhin ein Koalitionspartner.
Prototip araç ise 26 Mart 2009 tarihinde düzenlenen bir basın açıklamasıyla beraber basına tanıtıldı.Das Prototypfahrzeug wurde am 26. März 2009 auf einer Pressekonferenz gezeigt.
Bu kurt adam onların başına belâ olur.Doch der Wolfsmensch ergreift ihn.
1964'te bir kez daha millî takımın başına geçti.Erst 1964 trat wieder eine Mannschaft des Landes an.
Bütün kararları tek başına kendisi vermiştir.Er zog sämtliche letzte Entscheidungen dazu an sich.
Ori tek başına planı tamamlamak için yola devam etmeye karar verir.Michel beschließt jedoch, den Plan alleine auszuführen.
Onun başına gelenlere sevinin!Ihm seien somit alle Geschehnisse zuzurechnen.
Lefty ise sorunu tek başına çözmek istiyodur.Schließlich liegt es alleine an Casper, alles wieder in Ordnung zu bringen.
Ortalama kişi başına GSYİH'sı 14.188 ABD$.Das Pro-Kopf-Einkommen betrug 18.148 USD.
16 Ocak 1986'da Thomas Bubendorfer dağa ilk defa tek başına tırmanmayı başaran kişidir.Am 16. Januar 1986 schaffte Thomas Bubendorfer die erste Alleinbegehung.
Lord Finesse, 2004'te Handsome Boy Modeling School'un White People albümü için mikrofon başına geçti.2004 war er auf dem Album White People der Handsome Boy Modeling School zu hören.
Yaz gelende çıkam yayla başına.Bis zur Heimkehr im Sommer.
Bu nedenle tek başına gidecektir.Dann sei er alleine weggegangen.
1976 - George H. W. Bush, CIA'nin başına getirilen 11. yönetici oldu.George H. W. Bush war 1976/77 Direktor der CIA.
“Sanat kendi başına güçsüzdür.Seine Kunst gilt als eigenständig.
Kurban ısırığı kesinlikle kendi başına tedavi etmemelidir.Der Brustkorb selbst soll dabei nicht zusammengedrückt werden.
Toplam doğurganlık hızı, nüfus başına bir kadının yaşamı boyunca dünyaya getirdiği ortalama çocuk sayısıdır.Die Fertilitätsrate gibt an, wie viele Kinder eine Frau im Durchschnitt in ihrem Leben hat.
5 Şubat 2017'de Super Bowl LI devre arası gösterisinde tek başına performans sergiledi.Am 5. Februar 2017 trat sie in der Halbzeitshow des Super Bowl LI auf.
Kádár çok zor bir dönemde yönetimin başına geçti.Mann übernahm sein Amt in sehr unruhiger Zeit.
Ödemeler genellikle yayınlanan makale başına iken (örn.Der eingezogene Betrag wird mit einer Nachnahme-Postanweisung abgesandt.
2017 Hollanda genel seçimlerinin sonucuna göre hiçbir parti tek başına hükümet kuracak çoğunluğa erişemedi.Nach den Wahlen im Dezember 2017 gelang keine Regierungsbildung mit einer Parlamentsmehrheit.
1918'de ayrıldılar ve von Werefkin tek başına Lago Maggiore'deki Ascona'ya taşındı.1918 zogen Werefkin und Jawlensky nach Ascona am Lago Maggiore.
Bu mekanizmalar birlikte veya tek başına seyredebilir.Diese Arbeiten können alleine für sich stehen oder in Beziehung zueinander gesehen werden.
Daha sonra Kuzey Virginia Ordusu'nun başına geçmiştir.Dort gehörte er der Army of Northern Virginia an.
2008-09 sezonunun başına kadar Royal Francs Borains olarak bilinmekteydi.Bis zur Saison 2008/09 hieß der Verein Royal Francs Borains.
17 yaşında tek başına New York'a gitti.Mit 17 Jahren zog sie nach New York.
Sarah'ın başına ne geldiği bilinmemektedir.Sarah begreift aber zunächst nicht was mit ihr geschehen ist.
Bir süre sonra kendi başına bir telgraf aleti yaptı ve Mors alfabesini öğrendi.Dort wurde sie u. a. als Funkerin ausgebildet und erlernte das Morsealphabet.
1703'te Royal Society'nin başına getirildi ve ölümüne kadar bu görevde kaldı.1703 wurde er Präsident der Royal Society, eine Position, die er bis zu seinem Tod innehatte.
İlgili Sayfalar