başına ile cümle
başına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom Mary ile yemeği ummasına rağmen tek başına yedi.Tom ate by himself even though he had hoped to eat with Mary.
O ona gece tek başına dışarı çıkmamasını tavsiye etti.She advised him not to go out by himself at night.
Tom tek başına gitmeye isteksizdi.Tom was reluctant to go by himself.
Tom yalnız başına olmaya alışkındı.Tom was accustomed to being on his own.
Tom cevabı tek başına bulmaya çalıştı.Tom tried to figure out the answer by himself.
Tom tek başına yaşamayı sevdiğini söylüyor.Tom says he likes living by himself.
Tom işleri kendi başına yapmayı sever.Tom likes to do things by himself.
Tom Mary'yi işleri kendi başına yapması için cesaretlendiriyor.Tom keeps encouraging Mary to do things on her own.
Tom'un tek başına oraya gitmeye niyeti yoktu.Tom had no intention of going there by himself.
Tom'un işi tek başına bitirme yeteneği yok.Tom doesn't have the ability to finish the job by himself.
Tom işin çoğunu kendi başına yapar.Tom does most of the work by himself.
Tom tek başına kamp yapmaya gitmenin eğlenceli olmayacağına karar verdi.Tom decided that it wouldn't be much fun to go camping alone.
Tom kesinlikle bu planı tek başına düşünemezdi.Tom certainly couldn't have thought up this plan by himself.
Tom işi tek başına yapamaz. Ona yardım eder misiniz?Tom can't do the job by himself. Would you mind helping him?
Tek başına devam edersin.You go on alone.
Gizli bir politika belgesi basına sızdırıldı.A secret policy document was leaked to the newspapers.
Tom çoğunlukla tek başına alışverişe gider.Tom often goes shopping alone.
Tom'un yalnız başına zamana ihtiyacı var.Tom needs some alone time.
Sen zaten onu kendi başına yapacak kadar büyüksün.You're already big enough to do it by yourself.
Onu kendi başına yapmasına izin verme.Don't let him do it by himself.
Elbisemin kumaşının fiyatı metre başına 10 Euro'dur.The price of my dress' fabric is 10 Euros per meter.
Ona yardım etmedik, bu yüzden bunu kendi başına yaptı.We did not help him, so he made it by himself.
U.S. Postal Service gelecek yılın başına kadar kapanabilir.The U.S. Postal Service could shut down as early as next year.
Bunlar Mary'nin kendi başına yaptığı elbiseler.These are clothes that Mary made by herself.
O tiyatroya sıkça gider, ancak her zaman kendi başına.He goes very often to the theater, but always by himself.
Başına bir sürü bela açtığım için üzgünüm.I'm sorry to have caused you so much trouble.
Tom'un, ev ödevini kendi başına yapmadığından şüpheleniyorum.I suspect that Tom doesn't do his homework by himself.
Oraya tek başına gitmesi gerekli değil.It's not necessary for her to go there herself.
Oraya tek başına gitmesine gerek yok.It's not necessary for her to go there herself.
Ev ödevini tek başına mı yaptın?Did you do the homework by yourself?
Bu işi tek başına bitirdi.He finished this work by himself.
Herkes onun tek başına yaşamasının garip olduğunu düşündü.Everybody thought it was strange that he lived alone.
Tom buraya kendi başına geldi.Tom came here by himself.
Tom yalnız başına yemek yedi.Tom ate alone.
Kendi başına daha yeterli olmak için diğer dilleri öğren.Learn other languages in order to be more proficient in your own.
Tom yalnız başına yürüdü.Tom walked alone.
Tom masayı tek başına taşımak için elinden geleni yaptı ama taşıyamadı.Tom tried his best to move the table by himself, but he couldn't.
Odasını kendi başına aramak zorundaydı.He had to look for his room by himself.
Kedi tek başına evimin çatısına tırmandı.The cat climbed up the roof of my house by himself.
O tek başına bütün kitaplarımı okudu.She read all my books by herself.
Onun başına ödül kondu.There's a price on her head.
O, meyve suyunu kendi başına yaptı.She made the juice by herself.
O kendi başına hareket ediyor.She's acting on her own.
O kendi başına davranıyor.He's acting on his own.
Hiç tek başına bir bilgisayar monte ettin mi?Have you ever assembled a computer by yourself?
Biz kişi başına on euroya restoranda yedik.We ate at the restaurant for ten euros per person.
Motoru tek başına monte ettiğin doğru mu?Is it true you assembled the engine by yourself?
Evi tek başına temizlediğin doğru mu?Is it true that you cleaned the house by yourself?
Bu büyük ağacı tek başına kestiğin doğru mu?Is it true that you cut this huge tree by yourself?
O tek başına nasıl egzersiz yapacağını biliyor.He knows how to exercise by himself.
O kırsal bir yerde tek başına yaşadı.He lived alone in the countryside.
Rambo'nun tek başına bir orduyu yenebileceği tam bir efsane.It's just a myth that Rambo can defeat an army alone.
O, bir fincan kahvenin önünde bir masada tek başına oturdu.She sat alone at a table in front of a cup of coffee.
Tom sık sık tek başına kahvaltı yer.Tom often eats breakfast by himself.
Tom bütün karpuzu tek başına yemeyi planladığını söyledi.Tom said that he was planning to eat the whole watermelon by himself.
Onu kendi başına yaptın, değil mi?You did that on your own, didn't you?
Burada yalnız başına mısın?Are you here alone?
Burada tek başına mısın?Are you here alone?
Haydi iş başına.Just get to work.
Tek başına mısın yoksa biriyle birlikte misin?Are you by yourself or with someone?
İlgili Sayfalar