başıma ile cümle
başıma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tek başıma mı?Alone?
"Ben beş yaşındayken başıma gelenleri hatırlamıyorum.I said, "I don't remember anything from when I was five years old.
Zamanım azalınca hep başıma gelen şey.That always happens when I start running out of time.
Bu benim başıma gelmezdi... Biz birbirimizi çok sevdik ve evlenmek üzereydik.This couldn't have happened to me... we loved each other and were about to get married.
Peki, sizinle geleyim gerek yok yalnız başıma daha hızlıyımAlright, I'll go with you I can manage on my own
"Bay Wright, koltukta oturuyorum, ve başıma sular akıyor.""Mr. Wright, I'm sitting on the couch and the water's pouring in on my head."
Saray yemekleri çok lezzetli ama tek başıma yemekten sıkıldım.The palace cuisine is really good, but it's really boring to eat alone.
Yalnız başıma... Böyle sefil bir aşk!Must I continue this useless love
Bu ömrümde ilk defa başıma gelebilecek bir fırsattı.This is an opportunity that may never come to me...
"Tek başıma iyi yaparım" Bunu bilmiyor musun?"I do it well even on my own!" Don't you know that?
Buraya tek başıma gelmedim.I did not come here by myself.
Bu halkı tek başıma taşıyamam, bunca yükü kaldıramam.I am not able to bear all this people alone, because it is too heavy for me.
‹‹O sırada size, ‹Tek başıma yükünüzü taşıyamam› dedim,I spoke to you at that time, saying, "I am not able to bear you myself alone:
Sorunlarınıza, yükünüze, davalarınıza ben tek başıma nasıl katlanabilirim?How can I myself alone bear your encumbrance, and your burden, and your strife?
Korktuğum, Çekindiğim başıma geldi.For the thing which I fear comes on me, That which I am afraid of comes to me.
Ben deniz ya da deniz canavarı mıyım ki, Başıma bekçi koydun?Am I a sea, or a sea monster, that you put a guard over me?
‹‹Susun, bırakın ben konuşayım, Başıma ne gelirse gelsin."Be silent, leave me alone, that I may speak. Let come on me what will.
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Surely I would carry it on my shoulder; and I would bind it to me as a crown.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.But you have exalted my horn like that of the wild ox. I am anointed with fresh oil.
Sen başıma zeytinyağı sürmedin, ama bu kadın ayaklarıma güzel kokulu yağ sürdü.You didn't anoint my head with oil, but she has anointed my feet with ointment.
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.Now, behold, I go bound by the Spirit to Jerusalem, not knowing what will happen to me there;
Yaramdan ötürü vay başıma gelen! Derdim iyileşmez! Ama, ‹Dert benim derdim, Dayanmalıyım› dedim.Woe is me for my hurt! my wound is grievous: but I said, Truly this is a grief, and I must bear it.
De ki: "Müslüman olmanızı benim başıma kakmayın.Tell them: "Do not favour me with your submission.
"Vay başıma gelenler!She said: "Woe betide me!
Bana inanmıyorsanız bırakın tek başıma beni.If you do not believe in me, leave me alone."
"Vay başıma, dedi.She said: "Woe betide me!
"Onların, başıma üşüşmelerinden de sana sığınırım Rabbim!"I seek refuge in You lest they come to me."
"O başıma kaktığın nimet, İsrailoğullarını köle yapmana karşılıktı."But the favour you oblige me with is that you have enslaved the children of Israel."
De ki: "İslamınızı benim başıma kakmayın!Tell them: "Do not favour me with your submission.
O nimet diye başıma kaktığın ise, (aslında) İsrailoğullarını kendine kul köle etmendir.But the favour you oblige me with is that you have enslaved the children of Israel."
Musa: Rabbim! Doğrusu kendime zulmettim (başıma iş açtım)."O Lord," he prayed, "I have done wrong, forgive me."
De ki: Müslümanlığınızı benim başıma kakmayın.Tell them: "Do not favour me with your submission.
"Vay başıma gelene!" dedi, "Ben bir kocakarıyım, kocam da yaşlı bir adam.She said: "Woe betide me! Will I give birth when I am old and this my husband be aged?
"O başıma kaktığın nimet de (aslında) İsrail oğullarını kendine köle edinmiş olmandır. "But the favour you oblige me with is that you have enslaved the children of Israel."
“O başıma kaktığın iyilik ise, İsrailoğullarını köleleştirmenin bir sonucu değil miydi?”But the favour you oblige me with is that you have enslaved the children of Israel."
"Başıma kaktığın bu iyilik de, İsrail oğullarını köleleştirmen yüzündendir!"But the favour you oblige me with is that you have enslaved the children of Israel."
De ki, "Müslümanlığınızı başıma kakmayın.Tell them: "Do not favour me with your submission.
Nedir başıma gelen? Ben sizi kurtuluşa çağırıyorum, siz beni ateşe çağırıyorsunuz."What is the matter with me that I call you towards salvation whereas you call me towards hell?”
Evin öbür köşesinden bunu duyan eşi, elini yüzüne vurarak: “Vay başıma gelene!So his wife came screaming, and striking her forehead cried, “What!
Onlar İslâm'a girdikleri için sana minnet ediyorlar. De ki: Müslümanlığınızı benim başıma kakmayın.They count it as a favour to thee that they have surrendered!
"Vay başıma gelenler! Ben bir kocakarı, kocam da ihtiyar olmuşken nasıl doğurabilirim?She said: Oh for me shall bring forth when I am old, and this my husband is advanced in years!
"Vay başıma, dedi. Doğuracak mıyım ben?She said: Oh for me shall bring forth when I am old, and this my husband is advanced in years!
Beni tek Başıma bırakma, Sen varislerin en hayırlısısın" diye nida etmişti.Leave me not single (childless), though You are the Best of the inheritors."
Ve Zekeriyya. Hani, Rabbine yakarmıştı: "Rabbim, beni yapayalnız, bir başıma bırakma!And (remember) Zakariya (Zachariah), when he cried to his Lord: "O My Lord!
Doğrusu kendime zulmettim (başıma iş açtım).Verily, I have wronged myself, so forgive me."
“Ey benim (sevgili) milletim, nedir bu başıma gelen?"And O my people!
Eyyub'u da (an). Hani Rabbine: "Başıma bu dert geldi.We bestowed (the same wisdom, judgement and knowledge) upon Job.
İslam olmalarını senin başına kakıyorlar. De ki: "Müslüman olmanızı benim başıma kakmayın.They make it a favour unto thee (Muhammad) that they have surrendered (unto Him).
İslam'a girmelerini senin başına kakıyorlar. De ki: "İslamınızı benim başıma kakmayın!They make it a favour unto thee (Muhammad) that they have surrendered (unto Him).
Benlik şöyle diyecektir o zaman: "Allah'a karşı aşırı gitmem yüzünden başıma gelenlere bak!Lest anyone should say, ‘Alas for my negligence in the vicinage of Allah!
Zekeriya da: "Rabbim! Beni tek Başıma bırakma, Sen varislerin en hayırlısısın" diye nida etmişti.Zachariah prayed, "Lord, do not leave me alone without offspring, although you are the best heir".
Bunlar yalnızca benim başıma gelmiyor.My experience is not unique.
"Tabii ki, bu kadar korkunç bir şeyin benim başıma gelebileceğini asla düşünmedim."Of course, I’ve never thought something so horrible could happen to me.
Sambrakos, “Bu, 17 yıllık gazetecilik hayatımda başıma gelen en iyi şey”, dedi."This is the best thing that ever happened to me in 17 years in journalism," Sambrakos said.
Şimdi aynı şey benim de başıma geliyor. Sadece verilen cezanın ambalajı değişik", diyor."A similar thing happens to me, only the charge is packed differently," he says.
Ben tek başımayım, o günü görecek kadar yaşamazsam, Samir'imi defnedecek kimsem yok.I am alone, have nobody who could bury my Samir if I don't live to see the day.
Şimdi başıma gelecekleri kabullenmem lazım."[1]Now I must accept whatever may come."[40]
Tek başıma dışarı çıkamayacaksam nasıl yaşayacağım?" demiştir.How am I to live if I can't go out alone?"[2]
Bu yüzden yalnız başıma daha iyiyim.").That's why I'm better off alone.").
Ben bu evde tek başıma yaşıyorum.Ich lebe alleine in diesem Haus.