Ana içeriğe geç
Sözlük

baş etmek ile cümle

baş etmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Biz çaresizlik duygusu ile baş etmek zorunda kalacağız.We will have to get over the feeling of helplessness.
Bu sorunla baş etmek çok zor.This problem is too difficult to deal with.
Onunla baş etmek zordur.It's difficult to deal with.
Dania yıllarca istismar ve sadakatsizlikle baş etmek zorunda kaldı.Dania had to cope with years of abuse and infidelity.
En son ne zaman bu tür bir problemle baş etmek zorunda kaldınız?When was the last time you had to deal with this kind of problem?
Tom stresle baş etmekte zorlandığını söylüyor.Tom says he's having trouble coping with the stress.
Sami cinsel istekleri ile baş etmek için porno sitelerini ziyaret ediyordu.Sami visited porn websites to cope with his sexual urges.
Sami depresyonla baş etmek için ilaç alıyordu.Sami was taking medication to deal with depression.
Bu, Google ile etkili bir şekilde baş etmek için yapıldı.This is done to deal effectively with Google.
Buffy bir şekilde hem okul dansının hem de büyümekte olan kötülükle baş etmek zorundadır.Buffy must somehow negotiate the school dance and a growing evil.
Yüksek frekanslı manyetik etkilerle baş etmek için kullanışlı bir araç karmaşık geçirgenliktir.A useful tool for dealing with high frequency magnetic effects is the complex permeability.
Baş etmek için her gün Japonca derslerin olacak.You'll have Japanese language classes every day to help you cope.
Bununla baş etmek için üç ilaç alıyorum.I'm taking three drugs to manage it.
Şu halde, bu, bu konuyla baş etmek için bir yol.So this is one way of dealing with it.
Hükümete ise sac ayağının üçüncü direğiyle baş etmek kalıyor: yerli tekeller.The government is left to deal with the third pillar: domestic monopolies.
Hükümet sorunla baş etmek için adımlar atıyor.The government is taking steps to tackle the problem.
Ona göre “duyguları ifade etmek ve bunlarla baş etmek sosyal bir süreçtir.For her, "the expression and management of emotion are social processes.
Buffy bir şekilde hem okul dansının hem de büyümekte olan kötülükle baş etmek zorundadır.Buffy debe arreglárselas de alguna manera el baile de la escuela y un mal en crecimiento.
Kurtuluş’un binaları da defalarca alevlerle baş etmek zorunda kalmıştır.El monasterio fue destruido varias veces por las llamas.
Bu bakış açısından yola çıkan bir düşünceyle disleksiyle baş etmek için göz eğitimleri yaptırılıyordu.Questo modo di pensare era rafforzato anche per mezzo di raccomandazioni riguardo alla dieta.
Kurtuluş’un binaları da defalarca alevlerle baş etmek zorunda kalmıştır.Diverse malen konden brandweervoertuigen ternauwernood van de vlammen gered worden.
Kurtuluş’un binaları da defalarca alevlerle baş etmek zorunda kalmıştır.Az épületeket többször is tűzvész pusztította el.
Kurtuluş’un binaları da defalarca alevlerle baş etmek zorunda kalmıştır.Bygninger er alligevel blevet hærget af brande flere gange.
Kurtuluş’un binaları da defalarca alevlerle baş etmek zorunda kalmıştır.Kirken i Bud har flere ganger vært herjet av brann.
Güvenlik uzmanları, fidye virüsleri ile baş etmek için önleyici tedbirler önermişlerdir.מומחי אבטחה מציעים אמצעי זהירות להתמודדות עם תוכנת כופר.
Bu, Google ile etkili bir şekilde baş etmek için yapıldı.To je Googlu dalo izjemno pokritost iskanj.
Atık üretimindeki sürdürülebilir olmayan trendlerle baş etmekte benzer araçlar yardımcı olabilir.Hasonló eszközök elősegíthetik a hulladékképződésben jelentkező nem fenntartható trendek kezelését.
Atık üretimindeki sürdürülebilir olmayan trendlerle baş etmekte benzer araçlar yardımcı olabilir.Lignende instrumenter kan også bruges til at håndtere miljøbelastende tendenser inden for affaldsproduktionen.
Atık üretimindeki sürdürülebilir olmayan trendlerle baş etmekte benzer araçlar yardımcı olabilir.Liknande åtgärder kan också användas för a! komma till rä! a med en icke hållbar utveckling på avfallsområdet.
Atık üretimindeki sürdürülebilir olmayan trendlerle baş etmekte benzer araçlar yardımcı olabilir.Podobne instrumenty mogą być również użyte do zatrzymania niekorzystnych trendów w wytwarzaniu odpadów.
Atık üretimindeki sürdürülebilir olmayan trendlerle baş etmekte benzer araçlar yardımcı olabilir.Podobné nástroje by pomohli aj pri boji s neudržateľnými trendmi pri tvorbe odpadov.
Atık üretimindeki sürdürülebilir olmayan trendlerle baş etmekte benzer araçlar yardımcı olabilir.Podobné nástroje mohou pomoci i v oblasti odpadů, ve které je třeba zvládnout neudržitelné produkční trendy.
Atık üretimindeki sürdürülebilir olmayan trendlerle baş etmekte benzer araçlar yardımcı olabilir.Podobni instrumenti nam lahko pomagajo tudi pri obvladovanju netrajnostnih usmeritev pri proizvodnji odpadkov.
Atık üretimindeki sürdürülebilir olmayan trendlerle baş etmekte benzer araçlar yardımcı olabilir.Vastaavanlaiset välineet voivat au aa myös korjaamaan kestämä ömät suuntaukset jä eiden tuo amisessa.
Atık üretimindeki sürdürülebilir olmayan trendlerle baş etmekte benzer araçlar yardımcı olabilir.Παρόμοια μέσα μπορούν επίσης να βοηθήσονν στη διενθέτηση μη βιώσιμων τάσεων στην παραγωγή αποβλήτων.
Baş etmek için her gün Japonca derslerin olacak."Codziennie będą lekcje japońskiego."
Baş etmek için her gün Japonca derslerin olacak."Du wirst jeden Tag Japanischunterricht haben um zurechtzukommen.
Baş etmek için her gün Japonca derslerin olacak.Frequenterai ogni giorno lezioni di giapponese che ti aiuteranno a cavartela.
Baş etmek için her gün Japonca derslerin olacak.Hằng ngày em đều học các tiết tiếng Nhật, sẽ giúp em xoay sở.
Baş etmek için her gün Japonca derslerin olacak.Je zal iedere dag Japanse les hebben om je te helpen je te beredderen.
Baş etmek için her gün Japonca derslerin olacak.매일하는 일본어 수업이 널 도와줄꺼야.
Baş etmek için her gün Japonca derslerin olacak.Minden nap lesznek japán óráid, hogy boldogulhass.
Baş etmek için her gün Japonca derslerin olacak."Não te preocupes. Vais ter aulas de japonês todos os dias para te ajudar.
Baş etmek için her gün Japonca derslerin olacak."Ne t'inquiète pas. Vous aurez des cours de langue japonaise chaque jour, pour vous aider.
Baş etmek için her gün Japonca derslerin olacak.Tendrás clases de japonés todos los días para ayudarte a manejarlo.
Baş etmek için her gün Japonca derslerin olacak.Vei avea în fiecare zi ore de japoneză, ca să poţi face faţă situaţiei.
Baş etmek için her gün Japonca derslerin olacak.У тебя будут уроки японского языка каждый день, это поможет тебе справиться.
Baş etmek için her gün Japonca derslerin olacak.Ще имаш уроци по японски всеки ден, за да ти помогнат да се справиш.
Baş etmek için her gün Japonca derslerin olacak.יהיו לך שיעורי שפה ביפנית בכל יום כדי לעזור לך להתמודד.
Baş etmek için her gün Japonca derslerin olacak.سيكون لديك فصول تعليم اللغة اليابانية كل يوم لمساعدتك على التعامل مع الوضع.
Baş etmek için her gün Japonca derslerin olacak.素晴らしい経験になるぞ」と。 私にとって初の海外です。
Bununla baş etmek için üç ilaç alıyorum. Bazıları deneysel.세 가지 약물을 포함하고 있는데요, 그 중 일부는 실험적인 것입니다.
Bununla baş etmek için üç ilaç alıyorum. Bazıları deneysel.Posso ver a minha obstipação, como lidar com ela.
Bununla baş etmek için üç ilaç alıyorum. Bazıları deneysel.אני יכול להתסכל על העצירות שלי, איך להתמודד איתה.
Bununla baş etmek için üç ilaç alıyorum. Bazıları deneysel.أنا آخذ ثلاثة أدوية للسيطرة عليه . بعض هذه الأدوية تجريبية .
Bununla baş etmek için üç ilaç alıyorum. Bazıları deneysel.便秘の状態を見て どう処置をしたらいいか見てみます
Bununla baş etmek için üç ilaç alıyorum.Biorę trzy leki by dać sobie rade.
Bununla baş etmek için üç ilaç alıyorum.Estoy tomando tres medicamentos para manejarlo.
Bununla baş etmek için üç ilaç alıyorum.Iau 3 medicamente pentru a-l tine sub control.
Bununla baş etmek için üç ilaç alıyorum.Ich nehme drei Medikamente, um es zu behandeln.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
baş etmek ile cümle - baş etmek kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App