Suçiçeği, çocuklar için kaşıntılı bir baş belasıdır.Chicken pox is an itchy nuisance for kids.
Bu bir baş belası.It's a pain in the neck.
Ve o her zaman bir baş belasıydı.And she is always a troublemaker.
Çöpten kurtulmak yetkililer için büyük bir baş belası haline gelmiştir.Getting rid of garbage has become a major headache for the authorities.
Çocuk bir baş belasıdır.The kid is a pain in the neck.
Sen bir baş belasısın.You are a troublemaker.
Telefon bir baş belası olabilir.The telephone can be a nuisance.
O bir baş belası.She's a tease.
Sen tam bir baş belasısın.You're a real pain in the ass.
O tam bir baş belası.She's a pain in the ass.
Bu iş bir baş belasıdır.This job is a pain in the neck.
Tom bir baş belasıdır.Tom is a real pain in the neck.
Tom bir baş belası.Tom is a troublemaker.
Tom'un bir baş belası olduğunu her zaman biliyordum.I always knew that Tom was a troublemaker.
Sen biraz baş belasısın, değil mi?You're something of a troublemaker, aren't you?
Tom okulda büyük bir baş belasıydı.Tom was a big troublemaker in school.
Tom son zamanlarda tam bir baş belası.Tom has been a real pain in the neck lately.
Bir baş belası gibi görünüyorsun.You seem to be a troublemaker.
Tom ve Mary ikisi de baş belası, değil mi?Tom and Mary are both troublemakers, aren't they?
Tom bir baş belasıydı.Tom was a troublemaker.
Müdür Wood'a göre, Kit biraz baş belası bir karakterdir.According to Principal Wood, Kit was a bit of a trouble maker with a thick permanent record.
Duchess: Bir baş belasıdır.He is a troublemaker.
Bu baş belası bir şey.It is a pain in the arse.
Bu eşitlik işi aslında baş belası bir şey.This equality business is actually a pain in the arse.
Jang Man Ok! Tüm hayatım boyunca baş belasıJang Man Ok! <i>Pain in the Ass For My Entire Life
Kertenkeleler onları baş belası sineklerden kurtarırThe lizards rid them of flies which can be a ticklish nuisance
Kadınlar baş belasıdırWomen are so trouble-some.
Ne baş belası!What a nuisance!
Gerçekten tam bir baş belasısın...You have a really good sense of smell. (geh koh: euphemism short for "you have a nose like a dog")
Amiral, Napolyonun tam bir baş belası oldu.So this guy was definitely a thorn in Napoleon's side.
Baş belası, bunu bana nasıl yapabilirsin...Pest, how can you do this to me...
Karaların ve denizin baş belasıyım.And I'm the scourge of the land and sea.
Bu her yerde günlük bakım merkezlerinin baş belasıdır, karabasan gibidir.That's the scourge of daycare centers everywhere -- it's like boogeremia, basically.
Bu baş belası, bu acımasız, ama en azından iyi haber nettir, bilim.It's tough, it's grim, but the good news at least is that it's clear, the science.
Plasebo etkisi sağlık sektörü açısından baş belasıdır.The placebo effect is a thorn in the side of the medical establishment.
Bu bir aşağılama. Aptal? Baş belası-aptal.That's an insult. stupid? troublesome- idiot
Anne baş belası bizim evde her zaman olur.Mom is always the troublemaker in our house.
Genellikle böyle bir baş belasından kurtulmak için bir beraberlik önerecektir.He will usually propose a draw to be rid of such a troublemaker.
"Raven tam bir baş belası."Raven is a total badass.
Zhu Gui'nin özellikle baş belası olarak gördüğü kült, Hu Tianbao kültüydü.One cult which he found particularly troublesome was the cult of Hu Tianbao.
Onun karakteri, asi olduğu kadar da tam bir baş belasıdır.Ihn zu verstehen sei fast so kompliziert wie der Mann selbst.
Düzgün olmayan yanma bir baş belasıdır.Der Punktförmige Feuerschwamm ist kein Speisepilz.
Kız kardeşim bir baş belası gibi!Ma sœur est une telle casse-pieds !
O, tescilli bir baş belası.C'est un emmerdeur patenté.
Tam bir baş belasıdır.Il est un trouvère.
İrem (İpek Özağan):Nermin'in baş belası kızı.Νηρηίδες) — нимфы, дочери Нерея.
Baş Belası, orijinal adı The Cable Guy olan 1996 tarihli Jim Carrey filmi.وكان أول عمل إخراجي مهم له هو فيلم جيم كاري The Cable Guy عام 1996.
İrem (İpek Özağan):Nermin'in baş belası kızı.Nereida (Grécia) – ninfas filhas de Nereus.
Baş Belası aşağıdaki anlamlara gelebilir: Baş Belası, 1963 tarihli sinema filmi."Vamos Contar Mentiras" é o grande espectáculo do ano de 1963.
İngiliz idarecilerin gözünde Efgani bir baş belasıydı.Jih byl dle mínění samotných Britů jejich záležitostí.
Müdür Wood'a göre, Kit biraz baş belası bir karakterdir.Podle pamětníků byl Wayne výrazná osobnost.
İrem (İpek Özağan):Nermin'in baş belası kızı.Irina Rimes (născută Irina Rîmeș; n.
Baş Belası aşağıdaki anlamlara gelebilir: Baş Belası, 1963 tarihli sinema filmi.Légy jó mindhalálig: igényes film 1937.
Tam bir baş belasıdır.Akármilyen nagy is a gond.
İrem (İpek Özağan):Nermin'in baş belası kızı.Khương thị (姜氏), con gái của Khương Tam Kiệt (姜三杰).
Tam bir baş belasıdır.הייה ממש בלאגן שלם.
Mesela Muzaffer - 1987 Baş Belası - 1982 Perihan Abla - 1986"Smogovci" kao postolar Jura (1982.-1986.)
Ah. Baş belası emir subaylarım arkamdan gelmiş.Los pesados de mis subordinados han venido a buscarme.
Ah. Baş belası emir subaylarım arkamdan gelmiş.Mina jobbiga underordnade har hittat mig.
Ah. Baş belası emir subaylarım arkamdan gelmiş.Mine besværlige underordnede har fundet mig.