Sadece bunun başka biri için aynı olup olmadığını merak edebilirim.I can only wonder if this is the same for everyone else.
Yalnız olan her insan başkalarından korktuğu için yalnızdır.Every person who is alone is alone because they are afraid of others.
Bugün sana başka bir şey sormayacağım.I won't ask you anything else today.
O başka bir şekilde ifade edilebilir mi?Can it be phrased in another way?
Başka hangi seçeneklerim var?What other options do I have?
Gerçekten başka hiçbir şey güzel değildir.Nothing is beautiful but the truth.
Başkasının senin yerine düşünmesini bekleme!Don't expect others to think for you!
Başkalarının senin için düşünmesini bekleme.Don't expect others to think for you!
Ders 8:30'a kadar başlamaz.Class doesn't begin until eight-thirty.
Pasaportundaki fotoğrafa benzemeye başladığında bir tatile gitmelisin.When you're beginning to look like the photo in your passport, you should go on a holiday.
Sırça köşkte oturanlar başkalarına taş atmamalılar.Those who live in glass houses should not throw stones.
Şaşırmak, merak etmek, anlamaya başlamaktır.To be surprised, to wonder, is to begin to understand.
Başka hiç kimsenin bakmadığı yerde beni buldun.You found me where no one else was looking.
Çok sinir bozucu... Ne zaman bilgisayarı kullansam başıma ağrılar giriyor.So annoying... Now I get a headache whenever I use the computer!
Benim başım ağrıyor.I have a headache.
Başım ağrıyor.I have a headache.
Baş ağrım var.I have a headache.
Bilimsel buluşların çoğu bilinenin keşfinden başka bir şey değildir.Most scientific breakthroughs are nothing else than the discovery of the obvious.
Söyleyecek başka bir şeyin yoksa bana "Merhaba, nasılsın?" demenin hiçbir faydası yok.There's no point saying "Hi, how are you?" to me if you have nothing else to say.
"Bitirdin mi?" "Tam tersine, henüz başlamadım bile.""Have you finished?" "On the contrary, I have not even begun yet."
Hey, bak, üç başlı maymun!Hey, look, a three-headed monkey!
Bugün plaja gitmeyi planlıyordum fakat sonra yağmur yağmaya başladı.I was planning on going to the beach today, but then it started to rain.
Ben geçen hafta Çince öğrenmeye başladım.I started learning Chinese last week.
Orijinal fikrini kopyalanmaktan korumak için, Henry suskunluğa başvurdu.In order to keep his original idea from being copied, Henry resorted to reticence.
Dersler yakında tekrar başlıyor.Classes are starting again soon.
Hayat ondan ne beklediğine karar verdiğinde başlar.Life starts when you decide what you are expecting from it.
Yaşam vergi ödeyince başlar.Life begins when you pay taxes.
Sınavımda başarısız olmak istemiyorum.I don't want to fail my exams.
İçeri girmeyi başardım.I managed to get in.
Film saat 2'de başladı.The film started at 2 o'clock.
Tek başına yüzmeye gitmek için yeterince yaşlı değilsin.You are not old enough to go swimming by yourself.
Bir baş ağrısı ile rahat hissedemezsin.You can't feel at ease with a headache.
Er ya da geç, bu başıboşluğundan pişman olacaksın.Sooner or later, you will regret your idleness.
Yardım için başkalarına bağımlı olmamalısınız.You mustn't depend on others for help.
Başkalarının eksikliklerine karşı çok hassasınız.You are too critical of others' shortcomings.
Savaşın başlayacağına inanıyor musun?Do you believe war will start?
İçkiye son çare olarak başvurmamalısın.You should not resort to drinking.
Başarısızlığını kabul etmelisin.You should acknowledge your failure.
Başarısız olmamak için çok çalışmalısın.You must work hard in order not to fail.
İşe zamanında başlamalısın.You ought to get to work on time.
Eğer şimdi başlarsan vaktinde varman gerekir.You ought to be on time if you start now.
Şu an başlaman gerekli.It is necessary for you to start now.
Şimdi başlasan iyi olur.You'd better start now.
Görev başında sigara içmesen iyi olur.You had better not smoke while on duty.
Sen öğrenciden başka bir şey değilsin.You are nothing but a student.
Görevinin başına ne zaman gidiyorsun?What time are you going on duty?
Başka bir şey düşünüyor gibi görünüyorsunuz.You seem to be thinking of something else.
Başkalarının hakkında kötü konuşmaya gereğinden fazla hazırsın.You are too ready to speak ill of others.
Artık sınavı geçtiğine göre, kendi başına araba kullanabilirsin.Now that you have passed your test, you can drive on your own.
Hemen başlamalısın.You are to start at once.
Hemen başlamalısınız.You are to start at once.
Sen baştan aşağı ıslaksın.You're wet through.
Hemen başlasan iyi olur.You had better start at once.
Bunu tek başına mı yaptın?Did you do this on your own?
Bu konuda başka seçeneğin yok.You have no choice in this matter.
Sen şimdi ısınmaya başlıyorsun.You're starting to warm up now.
İngilizce çalışmaya ne zaman başladınız?When did you begin studying English?
Bir kez başladın mı, devam etmelisin.Once you begin, you must continue.
Ne zaman Almanca öğrenmeye başladın?When did you begin learning German?
Çabalarının başarıyla sonuçlanacağından eminim.I'm sure your efforts will result in success.