bağlayacak ile cümle

bağlayacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Yeni tünel İngiltere ve Fransa'yı bağlayacak.The new tunnel will link Britain and France.
Ayakkabı bağlarımı bağlayacak kadar nazikti.He was kind enough to tie my shoelaces.
O, emniyet kemerlerini nasıl bağlayacaklarını yolculara gösterdi.She showed the passengers how to fasten their seat belts.
Emniyet kemerlerini nasıl bağlayacaklarını onlara gösterdi.She showed them how to fasten their seat belts.
Tom bazı yarım kalmış işleri bağlayacak.Tom is going to want to tie up some loose ends.
Polis Dan'ı soyguna bağlayacak bir şey bulamadı.The police found nothing to link Dan to the robbery.
C Hattı : kuzeyde büyük bir döngü ile Mina'yı Mekke'nin batı tarafına bağlayacak hat.Line C : will connect Mina to the west side of Makkah through a big loop to the north.
Bu köprü iki şehri birbirine bağlayacaktı.Three bridges link both sides of the city.
Fagosit burdan bazı özel peptid zincirlerini alıcak ve bunları başka proteinlere bağlayacak.A peptide chain is a shorter chain of amino acids.
Neden onu bağlayacak mışım?Why would I want to put it on?
Bu araçları getirecekler ve sisteme bağlayacaklar.They will bring it and link it in.
Eğer D ve C yi bağlayacak olursak ne olur?In everyday language you might call it a line
Kötü kişiyi kendi suçları ele verecek, Günahının kemendi kıskıvrak bağlayacak onu.The evil deeds of the wicked ensnare him. The cords of his sin hold him firmly.
Uluslar da Onun adına umut bağlayacak.››In his name, the nations will hope."
Anadolu Ajansı'nın haberine göre demiryolu ülkeleri Türkiye üzerinden Avrupa'ya bağlayacak.It will connect the countries to Europe via Turkey, the Anadolu news agency reported.
Otoyol ayrıca Kosova’yı Adriyatik Denizine bağlayacak.It will also give Kosovo access to the Adriatic Sea.
Otoyol, BH'yi ve bölgeyi Avrupa'ya bağlayacaktır.The highway would connect BiH with the region and with Europe.
Yeni direkt kargo hattı Belgrad, Zagreb ve Ljubljana'yı birbirine bağlayacak. [Andrija Iliç]The new direct cargo line will connect Belgrade, Zagreb and Ljubljana. [Andrija Ilic]
Yeni cihazlar, Makedonya'nın yargı sisteminin bütün organlarını birbirine bağlayacak. [Getty Images]New equipment will connect all sectors of Macedonia’s judicial system. [Getty Images]
İki köprü Romanya'nın Bechet ve Bulgaristan'ın Oreakhovo kentlerini birbirine bağlayacak.The two bridges will link Romania's Bechet and Bulgaria's Oreakhovo.
Kablo İtalya'dan Kıbrıs'ı MedNautilus'a bağlayacak.From Italy, it will connect Cyprus to MedNautilus.
Üçüncü bölüm, Buxtehude'u Neu Wulmstorf / Rübke'ye bağlayacak.The third section will connect Buxtehude with Neu Wulmstorf/Rübke.
Bu köprü iki şehri birbirine bağlayacaktı.Eine Brücke verband die beiden Stadthälften miteinander.
Bu köprü iki şehri birbirine bağlayacaktı.Un pont relie les deux communes.
Bu köprü iki şehri birbirine bağlayacaktı.I ponti consentono collegamenti tra le due parti della città.
Ona ikisini sonsuza kadar bağlayacak bir mühürden bahseder.Scambierà con lei il suggello del cuore che li lega eternamente l'uno all'altra.
Bu köprü iki şehri birbirine bağlayacaktı.Обе части города соединялись меж собой мостом.
Bu köprü iki şehri birbirine bağlayacaktı.وقد اقترح جسر بين البلدين.
Ona ikisini sonsuza kadar bağlayacak bir mühürden bahseder.Ela passa a contar uma história que vai ligar os dois para sempre.
Öneride Yugoslavya Krallığı ve Çekoslovakya'yı birbirine bağlayacak bir koridor açılması planlanmıştır.A proposta teria esculpido uma área de terra para conectar o Reino da Iugoslávia e a Tchecoslováquia.
Bu köprü iki şehri birbirine bağlayacaktı.Beide steden zijn door een brug verbonden met elkaar.
Yeni tünel Büyük Britanya ile Fransa'yı birbirine bağlayacak.De nieuwe tunnel zal Groot-Brittannië verbinden met Frankrijk.
3. Parlamentonun kabul ettiği kanunlar kral dahil herkesi bağlayacaktır.Wszystkie ustawy przyjęte przez parlament muszą zostać podpisane przez prezydenta.
Bu köprü iki şehri birbirine bağlayacaktı.En gångbro förband de båda stadsdelarna.
3. Parlamentonun kabul ettiği kanunlar kral dahil herkesi bağlayacaktır.Всі закони, прийняті парламентом і урядом, повинні бути схвалені губернатором.
Öneride Yugoslavya Krallığı ve Çekoslovakya'yı birbirine bağlayacak bir koridor açılması planlanmıştır.Podle návrhu měl být vyčleněn pruh území, který by propojil Jugoslávské království a Československo.
Ona ikisini sonsuza kadar bağlayacak bir mühürden bahseder.Dlouho váhala, ke kterému z nich se přikloní natrvalo.
Bu köprü iki şehri birbirine bağlayacaktı.Obě části jsou spojeny dvěma mosty.
Bu köprü iki şehri birbirine bağlayacaktı.Pe aceste poduri sunt așezate cele două sate ale comunei.
Tünel, 13 Septembrie Bulvarı’nı binanın bodrumuna bağlayacaktır.De asemenea, se are în plan construirea unor tunele ce leagă Calea 13 Septembrie cu subsolul clădirii.
Yapımı sürmekte olan Brenner Tüneli ise Avusturya ile İtalya'yı demiryolu ile birbirine bağlayacaktır.Brennerin pohjatunneli on rakenteilla oleva rautatietunneli Itävallan ja Italian välillä Brennersolan lähellä.
Bu köprü iki şehri birbirine bağlayacaktı.Το 2006 εγκαινιάστηκε μια γέφυρα που συνδέει τις δύο πόλεις.
Bu köprü iki şehri birbirine bağlayacaktı.To broer knytter de to kommuner sammen.
Papalık'tan ayrılmış olan Ortodoks Kilisesi'ni Roma'daki Katolik Kilisesi'ne bağlayacaktı.Han forsøgte at frigøre den katolske kirke fra paven i Rom.
Bu köprü iki şehri birbirine bağlayacaktı.To bruer knytter de to kommunene sammen.
Bu köprü iki şehri birbirine bağlayacaktı.Kota ini dihubungkan dengan beberapa jembatan dengan kota lainnya.
C Hattı : kuzeyde büyük bir döngü ile Mina'yı Mekke'nin batı tarafına bağlayacak hat.Jalur C : akan menghubungkan Mina ke sisi barat Makkah melalui sebuah lingkaran besar ke utara.
Bu köprü iki şehri birbirine bağlayacaktı.Hai khu này được nối bằng nhiều cây cầu.
Ancak şüpheliyi cinayetlere bağlayacak herhangi bir somut kanıtları yoktur.Không có bằng chứng vật lý nào liên kết cậu với những vụ giết người.
Bu köprü iki şehri birbirine bağlayacaktı.両都市は橋で結ばれていた。
C Hattı : kuzeyde büyük bir döngü ile Mina'yı Mekke'nin batı tarafına bağlayacak hat.C 線 - 北への大きな環状線を通じて、ミナとマッカの西側を結ぶ。
Ancak şüpheliyi cinayetlere bağlayacak herhangi bir somut kanıtları yoktur.しかし、いずれの攻撃もランナー撃沈に結びつく確固たる証拠はない。
KOSBİ’ yi Ulusal Demiryolu Hattı’na bağlayacak olan ek hat imalatı tamamlanmak üzeredir.瀬戸内海の島々を結ぶ西瀬戸自動車道「しまなみ海道」を構成する。
Ayrıca, Avustralya'yı diğer ülkelerle bağlayacak bir telgraf hattının da döşenmesi gerekiyordu.それでオーストリア国内にはもう一つの東西連結線の建設が計画された。
Bu köprü iki şehri birbirine bağlayacaktı.城镇两部分由两座桥连接起来。
Öneride Yugoslavya Krallığı ve Çekoslovakya'yı birbirine bağlayacak bir koridor açılması planlanmıştır.該提案建議在捷克斯洛伐克和南斯拉夫王國之間劃出一條走廊地帶,使這兩個斯拉夫國家成為鄰國。
Bu köprü iki şehri birbirine bağlayacaktı.גשרים רבים מחברים את שני חלקי העיר.
Öneride Yugoslavya Krallığı ve Çekoslovakya'yı birbirine bağlayacak bir koridor açılması planlanmıştır.Според предложението, тънка линия земя трябва да съединява Чехословакия и Кралство Югославия.
Bu köprü iki şehri birbirine bağlayacaktı.Мост свързва двете части на селото.
Ona ikisini sonsuza kadar bağlayacak bir mühürden bahseder.Те образуват двойки, които се запазват доживот.
İlgili Sayfalar