bağlayıcı ile cümle
bağlayıcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bir belgenin altına attığınız imzanın bağlayıcı bir anlaşma olduğunu unutmamalısınız.تذكر أيضاً بأن الإمضاء هو اتفاق ملزم. اقرأ جميع الوثائق قبل التوقيع على أي شيء.
Bir belgenin altına attığınız imzanın bağlayıcı bir anlaşma olduğunu unutmamalısınız.切记一旦签名,合同便具有法律效力。在任何合同上签名之前,请务必仔细阅读合同条款。
Birlik tarafından akdedilen antlaşmalar, Birlik kurumlarıve Üye Devletler üzerinde bağlayıcıdır.Acordurile încheiate de Uniune obligăinstituţiile şi statele membre.
Birlik tarafından akdedilen antlaşmalar, Birlik kurumlarıve Üye Devletler üzerinde bağlayıcıdır.Dohody uzavreté úniou sú záväzné pre inštitúcie únie apre jej členské štáty.
Birlik tarafından akdedilen antlaşmalar, Birlik kurumlarıve Üye Devletler üzerinde bağlayıcıdır.El Tribunal de Justicia será competente para controlar la observancia del presente artículo.
Birlik tarafından akdedilen antlaşmalar, Birlik kurumlarıve Üye Devletler üzerinde bağlayıcıdır.Les accords conclus par l’Union lient les institutions de l’Union et les États membres.
Birlik tarafından akdedilen antlaşmalar, Birlik kurumlarıve Üye Devletler üzerinde bağlayıcıdır.Ministerrådet skall på förslag av förhandlaren anta ett europeiskt beslut om ingående av avtalet.
Birlik tarafından akdedilen antlaşmalar, Birlik kurumlarıve Üye Devletler üzerinde bağlayıcıdır.Os acordos celebrados pela União vinculam as instituições da União e os
Birlik tarafından akdedilen antlaşmalar, Birlik kurumlarıve Üye Devletler üzerinde bağlayıcıdır.Unionin tekemät sopimukset sitovat unionin toimielimiä ja jäsenvaltioita.
Bu amaçla,Anayasa’ya uygun olarak, bağlayıcıyapıya sahip olabilecek kurumlar arası anlaşmaları akdedebilirler.Kommissionen giver Europa-Parlamentet enudførlig redegørelse for sin holdning.
Bu amaçla,Anayasa’ya uygun olarak, bağlayıcıyapıya sahip olabilecek kurumlar arası anlaşmaları akdedebilirler.Transcurrido el plazo fijado sin haberse recibido el dictamen, podrá prescindirse delmismo.
Bu amaçla,Anayasa’ya uygun olarak, bağlayıcıyapıya sahip olabilecek kurumlar arası anlaşmaları akdedebilirler.Tyto zprávy se předávají rovněž Účetnímu dvoru.
Bu bir gözenekli asfalt, dediğim gibi, taşlar arasında küçük bir miktarda bağlayıcı madde var.Come dicevo è un asfalto poroso, per cui c'è solo una piccola quantità di legante tra i ciottoli.
Bu bir gözenekli asfalt, dediğim gibi, taşlar arasında küçük bir miktarda bağlayıcı madde var.Det er porøs asfalt, som jeg sagde, så man har kun en lille mængde bindemiddel mellem stenene.
Bu bir gözenekli asfalt, dediğim gibi, taşlar arasında küçük bir miktarda bağlayıcı madde var.Es ist offenporiger Asphalt, wie ich bereits sagte, es gibt nur wenig Bindemittel zwischen den Steinen.
Bu bir gözenekli asfalt, dediğim gibi, taşlar arasında küçük bir miktarda bağlayıcı madde var.Es un asfalto poroso, como dije, así que solo tiene una pequeña cantidad de adherente entre las piedras.
Bu bir gözenekli asfalt, dediğim gibi, taşlar arasında küçük bir miktarda bağlayıcı madde var.É um asfalto poroso, como eu disse, pois só há uma pequena quantidade de ligante entre as pedras.
Bu bir gözenekli asfalt, dediğim gibi, taşlar arasında küçük bir miktarda bağlayıcı madde var.E un asfalt poros, după cum am spus, pietrele sunt legate între ele de o cantitate mică de liant.
Bu bir gözenekli asfalt, dediğim gibi, taşlar arasında küçük bir miktarda bağlayıcı madde var.Ez porózus aszfalt, ahogy már említettem, csak egy kevés kötőanyag van a kavicsok között.
Bu bir gözenekli asfalt, dediğim gibi, taşlar arasında küçük bir miktarda bağlayıcı madde var.Het is poreus asfalt, dus je hoeft slechts een beetje bindmiddel te hebben tussen de stenen.
Bu bir gözenekli asfalt, dediğim gibi, taşlar arasında küçük bir miktarda bağlayıcı madde var.Il s'agit d'un asphalte poreux, comme je l'ai dit, il y a donc très peu de liant entre les cailloux.
Bu bir gözenekli asfalt, dediğim gibi, taşlar arasında küçük bir miktarda bağlayıcı madde var.Jak jsem řekl, je to porézní asfalt, takže je tam málo pojiva mezi kamínky.
Bu bir gözenekli asfalt, dediğim gibi, taşlar arasında küçük bir miktarda bağlayıcı madde var.Je to porézny asfalt, ako som povedal, takže máte len malé množstvo spojiva medzi kameňmi.
Bu bir gözenekli asfalt, dediğim gibi, taşlar arasında küçük bir miktarda bağlayıcı madde var.말씀드린 것처럼, 이것은 다공성 아스팔트입니다. 작은 돌맹이 간의 약한 결합체 입니다.
Bu bir gözenekli asfalt, dediğim gibi, taşlar arasında küçük bir miktarda bağlayıcı madde var.Nó là nhựa xốp, như tôi đã nói, bạn chỉ có một lượng nhỏ keo dính bám giữa các viên đá .
Bu bir gözenekli asfalt, dediğim gibi, taşlar arasında küçük bir miktarda bağlayıcı madde var.Seperti yang saya katakan, aspal ini berpori, sehingga hanya ada sedikit pengikat di antara batu-batunya.
Bu bir gözenekli asfalt, dediğim gibi, taşlar arasında küçük bir miktarda bağlayıcı madde var.Както казах, това е порест асфалт, така, че имате малко количество от свързващо вещество между камъните.
Bu bir gözenekli asfalt, dediğim gibi, taşlar arasında küçük bir miktarda bağlayıcı madde var.Як я вже сказав, це пористий асфальт, отже там є лише невелика кількість зв'язуючої речовини між камінцями.
Bu bir gözenekli asfalt, dediğim gibi, taşlar arasında küçük bir miktarda bağlayıcı madde var.זהו אספלט נקבובי, כמו שאמרתי, אז נחוצה רק כמות קטנה של חומר איחוי בין האבנים.
Bu bir gözenekli asfalt, dediğim gibi, taşlar arasında küçük bir miktarda bağlayıcı madde var.إنه إسفلت مسامي، كما قلت، و بالتالي سيتواجد فقط كمية صغيرة من الإسمنت بين الحجارة
Bu bir gözenekli asfalt, dediğim gibi, taşlar arasında küçük bir miktarda bağlayıcı madde var.砂利間の結合材の量は少ないんです 風化、紫外線、酸化が原因となって
Bu olayda yazılı anlaşmadansa sosyal bağlayıcılar vardı.Boli prevádzkované za sociálnych obmedzení, než za zmluvných.
Bu olayda yazılı anlaşmadansa sosyal bağlayıcılar vardı.Ei funcționau cu constrângeri sociale decât cu cele contractuale.
Bu olayda yazılı anlaşmadansa sosyal bağlayıcılar vardı.Eles estavam a funcionar com restrições sociais em vez de contratuais.
Bu olayda yazılı anlaşmadansa sosyal bağlayıcılar vardı.Elles opéraient avec des contraintes sociales plutôt que des contraintes contractuelles.
Bu olayda yazılı anlaşmadansa sosyal bağlayıcılar vardı.Ellos estaban operando con las restricciones sociales más que con las contractuales.
Bu olayda yazılı anlaşmadansa sosyal bağlayıcılar vardı.Họ đang làm việc với các hạn định xã hội chứ không phải hạn chế trên hợp đồng.
Bu olayda yazılı anlaşmadansa sosyal bağlayıcılar vardı.그 곳들은 계약에 의한 것이 아니라 사회적 제약에 의해 움직였습니다.
Bu olayda yazılı anlaşmadansa sosyal bağlayıcılar vardı.Mereka beroperasi dengan batasan sosial alih-alih dengan kontrak
Bu olayda yazılı anlaşmadansa sosyal bağlayıcılar vardı.Ők szociális kényszerek között működtek, és nem szerződéses kényszerek között.
Bu olayda yazılı anlaşmadansa sosyal bağlayıcılar vardı.Pracují na základě společenských regulí spíš než na základě smluv.
Bu olayda yazılı anlaşmadansa sosyal bağlayıcılar vardı.Sie handelten aufgrund sozialer Einschränkungen anstatt vertraglicher Einschränkungen.
Bu olayda yazılı anlaşmadansa sosyal bağlayıcılar vardı.Stavano operando con delle costrizioni sociali piuttosto che contrattuali.
Bu olayda yazılı anlaşmadansa sosyal bağlayıcılar vardı.Wiązały ich zobowiązania społeczne, a nie paragrafy umowy.
Bu olayda yazılı anlaşmadansa sosyal bağlayıcılar vardı.Ze functioneerden met sociale beperkingen eerder dan contractuele.
Bu olayda yazılı anlaşmadansa sosyal bağlayıcılar vardı.Λειτουργούσαν κάτω από κοινωνικούς περιορισμούς αντί για συμβατικούς.
Bu olayda yazılı anlaşmadansa sosyal bağlayıcılar vardı.В своей практике педагоги использовали не договорные, а социальные ограничения.
Bu olayda yazılı anlaşmadansa sosyal bağlayıcılar vardı.И двете страни са работили в рамките на социалните ограничения, а не на изрично договорените.
Bu olayda yazılı anlaşmadansa sosyal bağlayıcılar vardı.У своїй практиці вихователі використовували не договірні, а соціальні обмеження.
Bu olayda yazılı anlaşmadansa sosyal bağlayıcılar vardı.הם פעלו תחת הגבלות חברתיות ולא תחת הגבלות חוזיות.
Bu olayda yazılı anlaşmadansa sosyal bağlayıcılar vardı.لقد كانوا يعملون بموجب قيود اجتماعية أكثر من قيود تعاقدية.
Bu olayda yazılı anlaşmadansa sosyal bağlayıcılar vardı.社会的な制約に基づいて行動するのです そして重要なのは 社会的制約は
Bu yüzden onu bir bağlayıcılığı diğer markaların daha muhtemeldir bağları.Jedna przyłączona cząsteczka sprawia, że pozostałe przyłączą się łatwiej.
Bu yüzden onu bir bağlayıcılığı diğer markaların daha muhtemeldir bağları.Jedna vazba způsobí, že dubou pravděpodobně utvořeny i další vazby. Další vazby budou pravděpodobně utvořeny.
Bu yüzden onu bir bağlayıcılığı diğer markaların daha muhtemeldir bağları.하나의 결합이 다른 부위들이 산소와 결합하기 더 쉽도록 형태를 바꿉니다
Bu yüzden onu bir bağlayıcılığı diğer markaların daha muhtemeldir bağları.Tan sólo hace él--un enlace hace que el otro enlaces más probables. ~Pausa~
Bu yüzden onu bir bağlayıcılığı diğer markaların daha muhtemeldir bağları.Едно свързване прави другите свързвания по-вероятни. ...
Bu yüzden onu bir bağlayıcılığı diğer markaların daha muhtemeldir bağları.Одне єднання дає більше шансів для наступного. Одне єднання дає більше шансів для наступного.
Bu yüzden onu bir bağlayıcılığı diğer markaların daha muhtemeldir bağları.והחמצן עובר אליו בדיפוזיה מהנאדיות. זה ממש נפלא בקישור החמצן אליו, אבל איך הוא "יודע" מתי להפטר מהחמצן?
Değerlendirme resmi bağlayıcılığı olan düzenlemelerle yapılmıyor da olabilir.A avaliação pode realizar-se mesmo quando não existem documentos oficiais vinculativos.