Ana içeriğe geç
Sözlük

bağlar ile cümle

bağlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Eyn-Gedi bağlarında Bir demet kına çiçeğidir benim için sevgilim.min Ven er mig en Koferklase fra En-Gedis Vingårde.
Eyn-Gedi bağlarında Bir demet kına çiçeğidir benim için sevgilim.Mon bien-aimé est pour moi une grappe de troëne Des vignes d`En Guédi. -
Eyn-Gedi bağlarında Bir demet kına çiçeğidir benim için sevgilim.O meu amado é para mim como um ramalhete de hena nas vinhas de En-Gedi.
Eyn-Gedi bağlarında Bir demet kına çiçeğidir benim için sevgilim.Prea iubitul meu este pentru mine un strugure de măliniţă, din viile din En-Ghedi. -
Eyn-Gedi bağlarında Bir demet kına çiçeğidir benim için sevgilim.Rakkaani on kooferkukka-terttu Een-Gedin viinitarhoista."
Eyn-Gedi bağlarında Bir demet kına çiçeğidir benim için sevgilim.Ο αγαπητος μου ειναι εις εμε ως βοτρυς κυπρινος εις τους αμπελωνας του Εν-γαδδι.
Eyn-Gedi bağlarında Bir demet kına çiçeğidir benim için sevgilim.Възлюбленият ми е за мене като кипрова китка В лозята на Енгади.
Eyn-Gedi bağlarında Bir demet kına çiçeğidir benim için sevgilim.О, ты прекрасна, возлюбленная моя, ты прекрасна! глаза твои голубиные.
Eyn-Gedi bağlarında Bir demet kına çiçeğidir benim için sevgilim.אשכל הכפר דודי לי בכרמי עין גדי׃
Eyn-Gedi bağlarında Bir demet kına çiçeğidir benim için sevgilim.طاقة فاغية حبيبي لي في كروم عين جدي
Eyn-Gedi bağlarında Bir demet kına çiçeğidir benim için sevgilim.我 以 我 的 良 人 為 一 棵 鳳 仙 花 、 在 隱 基 底 葡 萄 園 中
Eyn-Gedi bağlarında Bir demet kına çiçeğidir benim için sevgilim.我 以 我 的 良人 為 一 棵 鳳 仙花 、 在 隱 基底 葡萄 園中
Finlandiya’yla aranızdaki sıkı bağlar olduğunu, örneğin, aşağıdaki koşullar kanıtlamaktadır:Des preuves de relations stables sont, par exemple :
Finlandiya’yla aranızdaki sıkı bağlar olduğunu, örneğin, aşağıdaki koşullar kanıtlamaktadır:Osoituksena kiinteistä siteistä Suomeen voivat olla esimerkiksi
Finlandiya’yla aranızdaki sıkı bağlar olduğunu, örneğin, aşağıdaki koşullar kanıtlamaktadır:Una prueba de esos vínculos con Finlandia puede ser:
Finlandiya’yla aranızdaki sıkı bağlar olduğunu, örneğin, aşağıdaki koşullar kanıtlamaktadır:Доказательствами тесных связей могут быть, в частности:
Finlandiya’yla aranızdaki sıkı bağlar olduğunu, örneğin, aşağıdaki koşullar kanıtlamaktadır:وكبرهان على الروابط الثابتة يمكن الاخذ بعين الاعتبار ما يلي:
Finlandiya’yla aranızdaki sıkı bağlar olduğunu, örneğin, aşağıdaki koşullar kanıtlamaktadır:若因配偶施暴而分手的人可无论分手原因而获得续签。你应提供证明,例如医生证明或家庭咨询处的声明。递交申请时,请务必一同递交本人情况说明。
Fosfat gruplarının arasındaki hidrojen bağları aracılığı ile bir arada duruyordu.-- a drželo to pohromadě pomocí vodíkových vazeb mezi fosfátovými skupinami.
Fosfat gruplarının arasındaki hidrojen bağları aracılığı ile bir arada duruyordu.-- DNA diapit oleh ikatan hidrogen diantara gugus fosfat.
Fosfat gruplarının arasındaki hidrojen bağları aracılığı ile bir arada duruyordu.-- és hidrogénkötések kapcsolták össze a foszfátcsoportok között.
Fosfat gruplarının arasındaki hidrojen bağları aracılığı ile bir arada duruyordu.-- es wurde zusammengehalten von Wasserstoff-Verbindungen zwischen Phosphatgruppen.
Fosfat gruplarının arasındaki hidrojen bağları aracılığı ile bir arada duruyordu.-- het hing aan elkaar met waterstofbruggen tussen de fosfaatgroepen.
Fosfat gruplarının arasındaki hidrojen bağları aracılığı ile bir arada duruyordu.-- i cała struktura była przytrzymywana przez wodorowe spoiwo pomiędzy grupami fosforowymi.
Fosfat gruplarının arasındaki hidrojen bağları aracılığı ile bir arada duruyordu.그것은 인산기 사이의 수소결합으로 모여있다고 했습니다.
Fosfat gruplarının arasındaki hidrojen bağları aracılığı ile bir arada duruyordu.La struttura era tenuta assieme da legami idrogeno in mezzo a gruppi fosfato.
Fosfat gruplarının arasındaki hidrojen bağları aracılığı ile bir arada duruyordu.-- så, det blev holdt sammen af hydrogen forbindelser mellem fosfat grupper.
Fosfat gruplarının arasındaki hidrojen bağları aracılığı ile bir arada duruyordu.- structura era ţinută împreună de legături de hidrogen între grupe de fosfat.
Fosfat gruplarının arasındaki hidrojen bağları aracılığı ile bir arada duruyordu.-- y entonces, se mantenía unido por puentes de hidrógeno entre grupos fosfato.
Fosfat gruplarının arasındaki hidrojen bağları aracılığı ile bir arada duruyordu.--και λοιπόν, κρατιόταν από δεσμούς υδρογόνου μεταξύ φωσφορικών ομάδων.
Fosfat gruplarının arasındaki hidrojen bağları aracılığı ile bir arada duruyordu.הרצועות הוחזקו יחדיו על ידי קשרי מימן בין קבוצות זרחן.
Fosfat gruplarının arasındaki hidrojen bağları aracılığı ile bir arada duruyordu.-- وإذاً، كانت مرتبطة مع بعضها البعض بروابط هيدروجينية بين مجموعات الفوسفات.
Fosfat gruplarının arasındaki hidrojen bağları aracılığı ile bir arada duruyordu.つないでありました もし細胞の最高pHが7くらいだとしたら、
Geçmiş için ona ödeme yaptım... ...ve gelecekteki bağlarımı sıkılaştırdım.Adóznom kellett neki a múltért és gondoskodnom kellett a jövőbeni kapcsolatokról.
Geçmiş için ona ödeme yaptım... ...ve gelecekteki bağlarımı sıkılaştırdım.Λαμβάνοντας υπόψη όλα τα πράγματα... Και επίσης θα έχουμε και μελλοντικές επαφές.
Geçmiş için ona ödeme yaptım... ...ve gelecekteki bağlarımı sıkılaştırdım.وبالنظر الى الامر فستكون هناك تعاملات مستقبلية بيننا
Genellikle, 2'li, 3'lü, 4'lü bağları aynı anda yapabilir.Зазвичай він з'єднується з 2, 3 чи 4 з них одночасно.
Göbek bağlarını bir çomakla kesiyor ve bebeklerin göbeğini kendi saçıyla bağlıyor.Corta el cordón umbilical con un palo, y lo amarra con su propio pelo.
Göbek bağlarını bir çomakla kesiyor ve bebeklerin göbeğini kendi saçıyla bağlıyor.Cô tự cắt dây rốn với một cái que, và buộc chúng lại bằng chính tóc của mình
Göbek bağlarını bir çomakla kesiyor ve bebeklerin göbeğini kendi saçıyla bağlıyor.Egy fadarabbal elvágja a köldökzsinórt, és a saját hajával köti el.
Göbek bağlarını bir çomakla kesiyor ve bebeklerin göbeğini kendi saçıyla bağlıyor.Ela corta o cordão umbilical com um pau, e amarra-o com o próprio cabelo.
Göbek bağlarını bir çomakla kesiyor ve bebeklerin göbeğini kendi saçıyla bağlıyor.Elle coupe le cordon ombilical avec un bâton et le noue avec ses propres cheveux.
Göbek bağlarını bir çomakla kesiyor ve bebeklerin göbeğini kendi saçıyla bağlıyor.Hon klipper navelsträngen med en pinne och knyter den till sitt eget hår.
Göbek bağlarını bir çomakla kesiyor ve bebeklerin göbeğini kendi saçıyla bağlıyor.Hun skærer navlestrengen med en pind, og binder den med sit eget hår.
Göbek bağlarını bir çomakla kesiyor ve bebeklerin göbeğini kendi saçıyla bağlıyor.그녀는 탯줄을 나뭇가지로 자르고, 자신의 머리카락으로 묶어놨습니다.
Göbek bağlarını bir çomakla kesiyor ve bebeklerin göbeğini kendi saçıyla bağlıyor.Pępowinę odcięła patykiem i związała własnymi włosami.
Göbek bağlarını bir çomakla kesiyor ve bebeklerin göbeğini kendi saçıyla bağlıyor.Pupeční šňůru přeřízne klackem a zaváže ji svými vlasy.
Göbek bağlarını bir çomakla kesiyor ve bebeklerin göbeğini kendi saçıyla bağlıyor.Pupočnú šnúru sama prereže palicou and podviaže vlastnými vlasmi.
Göbek bağlarını bir çomakla kesiyor ve bebeklerin göbeğini kendi saçıyla bağlıyor.Sie durchtrennt die Nabelschnur mit einem Stock und bindet sie mit ihren eigenen Haaren ab.
Göbek bağlarını bir çomakla kesiyor ve bebeklerin göbeğini kendi saçıyla bağlıyor.Taglia il cordone ombelicale con un bastoncino e lo lega con i suoi stessi capelli.
Göbek bağlarını bir çomakla kesiyor ve bebeklerin göbeğini kendi saçıyla bağlıyor.Taie cordonul ombilical cu un bat si il leaga cu propriul par.
Göbek bağlarını bir çomakla kesiyor ve bebeklerin göbeğini kendi saçıyla bağlıyor.Ze snijdt de navelstreng door met een stok en bindt hem af met haar eigen haar.
Göbek bağlarını bir çomakla kesiyor ve bebeklerin göbeğini kendi saçıyla bağlıyor.Κόβει τον ομφάλιο λώρο με ένα ξύλο, και τον δένει με τα ίδια της τα μαλλιά.
Göbek bağlarını bir çomakla kesiyor ve bebeklerin göbeğini kendi saçıyla bağlıyor.Вона палицею перерізає пуповину та перев'язує її своїм волоссям.
Göbek bağlarını bir çomakla kesiyor ve bebeklerin göbeğini kendi saçıyla bağlıyor.Она перерезала пуповину палкой и завязала ее своими волосами.
Göbek bağlarını bir çomakla kesiyor ve bebeklerin göbeğini kendi saçıyla bağlıyor.Прерязва пъпната връв с остра пръчка и я завръзва със собствената си коса.
Göbek bağlarını bir çomakla kesiyor ve bebeklerin göbeğini kendi saçıyla bağlıyor.היא חותכת במקל את חבל הטבור, ואוספת בו את שיערה.
Göbek bağlarını bir çomakla kesiyor ve bebeklerin göbeğini kendi saçıyla bağlıyor.وقطعت الحبل السري بعصاة خشبية وربطت سرتيهم بشعرها
Göbek bağlarını bir çomakla kesiyor ve bebeklerin göbeğini kendi saçıyla bağlıyor.自分の髪で縛ります 収容所指令者の機嫌を取るため
Golgi organları bağlar.Es knüpft sich an den Golgi-Apparat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod