Büyük işlere girdim. Kendime evler inşa ettim, bağlar diktim.Ich tat große Dinge: ich baute Häuser, pflanzte Weinberge;
Büyük işlere girdim. Kendime evler inşa ettim, bağlar diktim.Jag företog mig stora arbeten, jag byggde hus åt mig, jag planterade vingårdar åt mig.
Büyük işlere girdim. Kendime evler inşa ettim, bağlar diktim.Jeg fuldbyrdede store Værker, byggede mig Huse, plantede mig Vingårde,
Büyük işlere girdim. Kendime evler inşa ettim, bağlar diktim.Jeg utførte store arbeider, jeg bygget mig hus, jeg plantet mig vingårder,
Büyük işlere girdim. Kendime evler inşa ettim, bağlar diktim.J`exécutai de grands ouvrages: je me bâtis des maisons; je me plantai des vignes;
Büyük işlere girdim. Kendime evler inşa ettim, bağlar diktim.나의 사업을 크게 하였노라 내가 나를 위하여 집들을 지으며 포도원을 심으며
Büyük işlere girdim. Kendime evler inşa ettim, bağlar diktim.Lotil sem se velikih del: zidal sem si hiše, zasajal si vinograde,
Büyük işlere girdim. Kendime evler inşa ettim, bağlar diktim.Minä tein suuria töitä: rakensin itselleni taloja, istutin itselleni viinitarhoja.
Büyük işlere girdim. Kendime evler inşa ettim, bağlar diktim.Ta làm những công việc cả thể; ta cất nhà cho mình, trồng vườn nho cho mình,
Büyük işlere girdim. Kendime evler inşa ettim, bağlar diktim.Ta làm những công_việc cả_thể ; ta cất nhà cho mình , trồng vườn nho cho mình ,
Büyük işlere girdim. Kendime evler inşa ettim, bağlar diktim.Veliké jsem skutky činil, vystavěl jsem sobě domy, štípil jsem sobě vinice.
Büyük işlere girdim. Kendime evler inşa ettim, bağlar diktim.Vykonal som si veľké diela; nastaväl som si domov, povysádzal som si vinice,
Büyük işlere girdim. Kendime evler inşa ettim, bağlar diktim.Wielkiem sprawy wykonał; pobudowałem sobie domy, nasadziłem sobie winnic;
Büyük işlere girdim. Kendime evler inşa ettim, bağlar diktim.Εκαμον πραγματα μεγαλα εις εμαυτον ωκοδομησα εις εμαυτον οικιας εφυτευσα δι' εμαυτον αμπελωνας.
Büyük işlere girdim. Kendime evler inşa ettim, bağlar diktim.Направих си големи работи; Съградих си къщи; насадих си лозя;
Büyük işlere girdim. Kendime evler inşa ettim, bağlar diktim.Я предпринял большие дела: построил себе домы, посадил себе виноградники,
Büyük işlere girdim. Kendime evler inşa ettim, bağlar diktim.הגדלתי מעשי בניתי לי בתים נטעתי לי כרמים׃
Büyük işlere girdim. Kendime evler inşa ettim, bağlar diktim.فعظمت عملي. بنيت لنفسي بيوتا غرست لنفسي كروما.
Büyük işlere girdim. Kendime evler inşa ettim, bağlar diktim.我 為 自 己 動 大 工 程 、 建 造 房 屋 、 栽 種 葡 萄 園
Büyük işlere girdim. Kendime evler inşa ettim, bağlar diktim.我 為 自己 動 大 工程 、 建造 房屋 、 栽種 葡萄園
Büyük ölçekte ne zaman bir şey yapsanız, mesela bir şeyi kesseniz, aslında atomik bağları kırıyorsunuzdur. .언제든 거시적 규모로 어떠한 행위를 하면, 예를 들어 어떠한 것을 자르면 근본적으로 그 분자적 결합을 부수는 것과 같습니다.
Büyük ölçekte ne zaman bir şey yapsanız, mesela bir şeyi kesseniz, aslında atomik bağları kırıyorsunuzdur. .ligações atômicas. Assim a força das ligações atômicas realmente dizer sobre é como duro ou forte algo.
Bu yüzden diğer bölgelerine de bağlar.Así también bonos a otras partes.
Bu yüzden diğer bölgelerine de bağlar.Es bindet sich also auch an andere Stellen.
Bu yüzden diğer bölgelerine de bağlar.Jadi itu juga ikatan ke bagian lain.
Bu yüzden diğer bölgelerine de bağlar.그리고 다른 부분들과도 결합합니다
Bu yüzden diğer bölgelerine de bağlar.Prcio' si lega ad altre parti.
Bu yüzden diğer bölgelerine de bağlar.Też przyłącza się do różnych części hemoglobiny.
Bu yüzden diğer bölgelerine de bağlar.Váže se k ostatním částem.
Bu yüzden diğer bölgelerine de bağlar.Отже, теж приєднуються.
Bu yüzden diğer bölgelerine de bağlar.Свързва се и с други части.
Bu yüzden diğer bölgelerine de bağlar.הוא סתם אומר ,"אני עזבתי את העורק
Bu yüzden Neon, çok zayıf bağlara sahiptir.아주 많이 약한 결합을 갖고 있을 것입니다.
Bu yüzden Neon, çok zayıf bağlara sahiptir.London Zerstreuung Kräfte, diese Sache des gehen zu haben Sie ultra-weak Anleihen.
Bu yüzden Neon, çok zayıf bağlara sahiptir.Se você ficar super, super frio, você pode ser capaz de fazê-lo um fluido e, em seguida, todo o resto.
Bu yüzden onu bir bağlayıcılığı diğer markaların daha muhtemeldir bağları.Jedna przyłączona cząsteczka sprawia, że pozostałe przyłączą się łatwiej.
Bu yüzden onu bir bağlayıcılığı diğer markaların daha muhtemeldir bağları.Jedna vazba způsobí, že dubou pravděpodobně utvořeny i další vazby. Další vazby budou pravděpodobně utvořeny.
Bu yüzden onu bir bağlayıcılığı diğer markaların daha muhtemeldir bağları.하나의 결합이 다른 부위들이 산소와 결합하기 더 쉽도록 형태를 바꿉니다
Bu yüzden onu bir bağlayıcılığı diğer markaların daha muhtemeldir bağları.Tan sólo hace él--un enlace hace que el otro enlaces más probables. ~Pausa~
Bu yüzden onu bir bağlayıcılığı diğer markaların daha muhtemeldir bağları.Едно свързване прави другите свързвания по-вероятни. ...
Bu yüzden onu bir bağlayıcılığı diğer markaların daha muhtemeldir bağları.Одне єднання дає більше шансів для наступного. Одне єднання дає більше шансів для наступного.
Bu yüzden onu bir bağlayıcılığı diğer markaların daha muhtemeldir bağları.והחמצן עובר אליו בדיפוזיה מהנאדיות. זה ממש נפלא בקישור החמצן אליו, אבל איך הוא "יודע" מתי להפטר מהחמצן?
Çevre sorunları arasındaki bağlar8 zones où cette ressource est rare (
Çevre sorunları arasındaki bağlarDarüber hinaus sind Energiepflanzen ein potenzieller
Çevre sorunları arasındaki bağlarFörekomsten av översvämningar i Europa 198–2009
Çevre sorunları arasındaki bağlar, giderek artan bir karmaşıklık düzeyini işaret etmektedirDie Zusammenhänge zwischen den ökologischen Herausforderungen sind Ausdruck der zunehmenden Komplexität
Çevre sorunları arasındaki bağlar, giderek artan bir karmaşıklık düzeyini işaret etmektedirLegături între provocările de mediu, punct către creşterea complexităţii
Çevre sorunları arasındaki bağlar, giderek artan bir karmaşıklık düzeyini işaret etmektedirLes liens entre les défis environnementaux indiquent une complexité croissante
Çevre sorunları arasındaki bağlar, giderek artan bir karmaşıklık düzeyini işaret etmektedirLos vínculos entre los retos ambientales apuntan hacia un aumento de su complejidad
Çevre sorunları arasındaki bağlar, giderek artan bir karmaşıklık düzeyini işaret etmektedirPovezave med okoljskimi vprašanji postajajo vse bolj zapletene
Çevre sorunları arasındaki bağlar, giderek artan bir karmaşıklık düzeyini işaret etmektedirPowiązania między wyzwaniami środowiskowymi wskazują na coraz większą złożoność
Çevre sorunları arasındaki bağlar, giderek artan bir karmaşıklık düzeyini işaret etmektedirSamband mellan miljöutmaningar pekar mot ökad komplexitet
Çevre sorunları arasındaki bağlar, giderek artan bir karmaşıklık düzeyini işaret etmektedirVäzby medzi environmentálnymi výzvami poukazujú na rastúcu zložitosť
Çevre sorunları arasındaki bağlar, giderek artan bir karmaşıklık düzeyini işaret etmektedirVazby mezi problémy životního prostředí ukazují na rostoucí složitost vzájemných vztahů
Çevre sorunları arasındaki bağlar, giderek artan bir karmaşıklık düzeyini işaret etmektedirVerbanden tussen milieuuitdagingen wijzen op een toenemende complexiteit
Çevre sorunları arasındaki bağlar, giderek artan bir karmaşıklık düzeyini işaret etmektedirYmpäristöhaasteiden väliset yhteydet viittaavat kohti kasvavaa monimutkaisuutta
Çevre sorunları arasındaki bağlar, giderek artan bir karmaşıklık düzeyini işaret etmektedirΟι σχέσεις μεταξύ των περιβαλλοντικών προκλήσεων υποδεικνύουν αυξανόμενη περιπλοκότητα
Çevre sorunları arasındaki bağlarJorden är en viktig resurs som bryts ned av flera orsaker
Çevre sorunları arasındaki bağlarLa degradación del suelo en Europa
Çevre sorunları arasındaki bağlarLänkar mellan miljöutmanin änkar mellan miljöutmaningar ga r