Bu cümleyi İngilizceden bağlantısızlaştırın lütfen.Please unlink this sentence from English.
1956 yılında, birlikte diğer liderlerle Josip Broz Tito, Bağlantısızlar Hareketi'ni kurdu.In 1956, Josip Broz Tito, together with other leaders, founded the Non-Aligned Movement.
Bakınız "Castro Bağlantısızlar Hareketi Başkanı seçildi".See "Castro elected President of Non-Aligned Movement Nations".
1961'deki Bağlantısızlar Hareketi konferansı Tito önderliğinde Belgrad'da yapılmıştır.In 1961, the conference of Non-Aligned Countries was held in Belgrade under Tito's chairmanship.
Bu, Bağlantısızlar Hareketi'nin kurulduğu konferans olarak kabul edilir.This is considered to be the founding conference of the Non-Aligned Movement.
Bu şirket ağ bağlantısından bağlantısız olan başlangıç saatleri makinelerde artırabilir.This can improve startup times on machines that are disconnected from the company network.
Her iki ülke de Bağlantısızlar Hareketi ve İslam İşbirliği Teşkilatı üyesidir.Both nations are full member of Non-Aligned Movement and Organisation of Islamic Cooperation.
TEDistan'da sınır yok, sadece bağlantılı boşluklar ve bağlantısız boşluklar var.In TEDistan, there are no borders, just connected spaces and unconnected spaces.
Ama direk bakarsanız, sadece bir sürü rakam ve bağlantısız olaylar.But if you look at it directly, it's just a lot of numbers and disconnected facts.
linç edilmiş insanların kemikleri gömülü. Ama yine de bu bağlantısızlık var.And yet, there is this disconnect.
Sevgi ve şefkat bağlamında. Bir bağlantısızlık mı oluştu?Is there some disconnect?
Kanser benim bağlantısızlık duvarımı havaya uçurdu.Cancer exploded the wall of my disconnection.
BM'den sonraki en büyük bölgeler arası grup olan, Bağlantısızlar Hareketi,Participation in global management is the basis of lasting peace.
Bağlantısızlar Hareketi, BM'ye hayati önem taşıyan bu iş sırasında yardım etmeye hazırdır.Non Aligned Movement stands ready to aid the UN in this essential endeavor.
Ve insanlara bağlantı hakkında sorarsanız, anlattıkları bağlantısız olmakla ilgiliydi.And when you ask people about connection, the stories they told me were about disconnection.
Ve utanç gerçekten bağlantısızlıktan korkma olarak kolayca anlaşılır.And shame is really easily understood as the fear of disconnection:
Hırvatistan, Bağlantısızlar Hareketinden ayrılabilirCroatia may leave Non-Aligned Movement
Bağlantısızlar Hareketi, Zagrep’in, Güvenlik Konseyine girmesine yardım etti.The Non-Aligned Movement helped Zagreb win a Security Council seat.
Ayrıca, aynı eyalet içinde bile, fon sağlanan projeler arasında bir bağlantısızlık da farkettik.We have also noticed a lack of correlation among financed projects even within a county.
Bağlantısız tokenlarDisconnected tokens
Bağlantısız tokenlerin istemci bilgisayar ile bir bağlantısı yoktur.Disconnected tokens have no connections to the client computer.
Ağ bağlantısızNon-networked
Modern yaşamın bazı yönlerini birlikte sorgulayan bir dizi bağlantısız hikayeden oluşmaktadır.The film uses many quotations from the work of the Peruvian poet César Vallejo as a recurring motif.
Çoğunlukla köylü gruplarından olan diğer milletvekilleri bağlantısızdı.[1]Other deputies, mainly from peasant groups, were unaffiliated.[1]
Bağlantısızlar Hareketi'nin kurucu üyeleridirler.They are founding members of the Non-Aligned Movement.
Kaddafi, 1989'da Bağlantısızlar Hareketi'nin 9. Zirvesi için Yugoslavya'ya geldi. [1]Gaddafi came to Yugoslavia in 1989 for the 9th Summit of the Non-Aligned Movement.[1]
Bakınız "Castro Bağlantısızlar Hareketi Başkanı seçildi".L'accroche en est : « A gutless President has been elected.
Her iki ülke de Bağlantısızlar Hareketi , 77 Grubu ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesidir .Ambos países son miembros del Grupo de los 77 y Movimiento de los Países No Alineados.
Her iki ülke de Bağlantısızlar Hareketi , 77 Grubu ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesidir .كلا البلدين أعضاء في حركة عدم الانحياز، مجموعة ال77 و منظمة التعاون الإسلامي.
İran BM, Bağlantısızlar Hareketi, İslam İşbirliği Teşkilatı ve OPEC üyesidir.إيران أحد الأعضاء المؤسسين لمنظمة المؤتمر الإسلامي، وحركة عدم الانحياز وأوبك.
Bu şirket ağ bağlantısından bağlantısız olan başlangıç saatleri makinelerde artırabilir.Isso pode melhorar os tempos de inicialização em máquinas que estão desconectadas da rede da empresa.
1956 yılında, birlikte diğer liderlerle Josip Broz Tito, Bağlantısızlar Hareketi'ni kurdu.În 1956, Josip Broz Tito, alături de alți lideri, a fondat Mișcarea de Nealiniere.
1961'deki Bağlantısızlar Hareketi konferansı Tito önderliğinde Belgrad'da yapılmıştır.În 1961, conferința Țărilor nealiniate a fost ținută la Belgrad sub președinția lui Tito.
Her iki ülke de Bağlantısızlar Hareketi ve İslam İşbirliği Teşkilatı üyesidir.Maa oli Sitoutumattomien maiden liikkeen ja Islamilaisen konferenssin perustajajäsen.
1956 yılında, birlikte diğer liderlerle Josip Broz Tito, Bağlantısızlar Hareketi'ni kurdu.Το 1956 ο Γιόσιπ Μπροζ Τίτο, μαζί με άλλους ηγέτες, ίδρυσε το Κίνημα των Αδεσμεύτων.
1961'deki Bağlantısızlar Hareketi konferansı Tito önderliğinde Belgrad'da yapılmıştır.Το 1961 πραγματοποιήθηκε στο Βελιγράδι η διάσκεψη του Κινήματος των Αδεσμεύτων υπό την προεδρία του Τίτο.
Her iki ülke de Bağlantısızlar Hareketi , 77 Grubu ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesidir .Kedua negara adalah anggota Gerakan Non-Blok, Kelompok 77 dan Organisasi Kerjasama Islam (OKI).
Her iki ülke de Bağlantısızlar Hareketi ve İslam İşbirliği Teşkilatı üyesidir.Cả hai quốc gia đều là thành viên của Tổ chức Hợp tác Hồi giáo và Phong trào không liên kết.
1961'deki Bağlantısızlar Hareketi konferansı Josip Broz Tito önderliğinde Belgrad'da yapılmıştır.1961年、ヨシップ・ブロズ・ティトーを議長とし非同盟諸国首脳会議がベオグラードで開かれた。
Her iki ülke de Bağlantısızlar Hareketi ve İslam İşbirliği Teşkilatı üyesidir.兩國都是不結盟運動和伊斯蘭合作組織的成員。
Her iki ülke de Bağlantısızlar Hareketi , 77 Grubu ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesidir .兩者均是英聯邦國家、七十七国集团和不結盟運動的成員。
Aynı dönemde Bağlantısızlar Hareketi'nin önderlerinden biri durumuna geldi.אצלנו הדבר מופנה נגד ההנהגה של אותם ימים.
Osi ağ katmanı protokolü hem bağlantı yönelimli hem de bağlantısız olabilir.Glavni i pomoćni vod mogu biti povezani i nepovezani.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Aber tatsächlich war es ein kompliziertes Netz von scheinbar unzusammenhängenden Ideen.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Ale bola to vlastne komplikovaná sieť zdanlivo nesúvisiacich ideí.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Ale ve skutečnosti to byla komplikovaná síť zdánlivě nesouvisejících idejí.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Dar de fapt a fost un păienjeniș complicat de idei aparent distincte.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.사실 그것은 겉보기에 뒤죽박죽 생각들이 복잡한 거미줄처럼 얽혀 있는 것이었습니다.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Maar in werkelijkheid was het een ingewikkeld web van op het eerste gezicht niet gerelateerde ideeën.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Ma in realtà è il risultato di una complicata associazione di idee apparentemente disconnesse.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Mais c'était en fait un tissu complexe d'idées en apparence sans rapport entre elles.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Mas, de facto, foi uma rede complicada de ideias aparentemente desligadas.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Men det var en komplicerad väv av till synes orelaterade idéer.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Nhưng thực sự đó là mạng lưới phức tạp của những ý tưởng nhường như là không có liên hệ
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Pero en realidad fue una red complicada de ideas aparentemente inconexas.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Tak naprawdę była to skomplikowana sieć luźno połączonych pomysłów.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Αλλά στην πραγματικότητα ήταν ένας περίπλοκος ιστός φαινομενικά αποσυνδεδεμένων ιδεών.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Но в действително бе сложна мрежа от изглеждащи напълно несвързани идеи.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Но на самом деле это была запутанная сеть внешне разрозненных идей.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.שכל יוצר נשאל בצדק, והיא, מהיכן הגעת לרעיון.