bağlandı ile cümle

bağlandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Okulun kraliçesi dediğin kıza bağlandığından beri belliydi bu.Ik wist dat het sinds hij werd gefixeerd op dat de school koningin of wat dan ook...
Okulun kraliçesi dediğin kıza bağlandığından beri belliydi bu.Jag visste det eftersom han var fast på att skolan drottning eller vad...
Okulun kraliçesi dediğin kıza bağlandığından beri belliydi bu.Je savais que tu en pinçais pour cette reine de l'école...
Okulun kraliçesi dediğin kıza bağlandığından beri belliydi bu.Lo sabía desde que se fijó en que la escuela reina o lo que sea...
Okulun kraliçesi dediğin kıza bağlandığından beri belliydi bu.Lo supe desde que el arreglo aquello de la reina escolar o lo que sea...
Okulun kraliçesi dediğin kıza bağlandığından beri belliydi bu.Sem vedel, saj je bil določen na da šola kraljica ali karkoli...
Okulun kraliçesi dediğin kıza bağlandığından beri belliydi bu.Věděla jsem to, jak se nalepil na tu školní královnu nebo co to bylo...
Okulun kraliçesi dediğin kıza bağlandığından beri belliydi bu.Я знала это с тех пор как он познакомился с этой школьной королевой, или с кем там...
Okulun kraliçesi dediğin kıza bağlandığından beri belliydi bu.عرفت ذلك منذ أن عالج تلك ملكة المدرسة أو ما شابه ذلك
Onların nelere bağlandılarını görmek benim hoşuma gider; Bir iki şey öğrenmek benim hoşuma gider.Szeretem látni, hogy mi köti össze őket; szeretek megtudni egy-két dolgot.
Onların nelere bağlandılarını görmek benim hoşuma gider;Gosto de ver em que ligações clicam.
Onların nelere bağlandılarını görmek benim hoşuma gider;Ich mag es, zu sehen was sie verlinken;
Onların nelere bağlandılarını görmek benim hoşuma gider;Ik wil zien waarnaar ze verwijzen;
Onların nelere bağlandılarını görmek benim hoşuma gider;Jag vill se vad de länkar till;
Onların nelere bağlandılarını görmek benim hoşuma gider;저는 그들이 연관되어 있는 것을 확인하기 좋아합니다.
Onların nelere bağlandılarını görmek benim hoşuma gider;Saya suka melihat yang mereka tautkan;
Onların nelere bağlandılarını görmek benim hoşuma gider;Мені подобається бачити посилання, якими вони діляться;
Onların nelere bağlandılarını görmek benim hoşuma gider;אני אוהב לראות עם מה הם מקושרים;
Onların nelere bağlandılarını görmek benim hoşuma gider;يعجبني رؤية ما يربطون إليه؛
Onların nelere bağlandılarını görmek benim hoşuma gider;何か学びたいと思っています
Öylece varoldı; onu biz yaptık, ve ona bu şekilde bağlandık.Die bestond niet zomaar, wij maakten hem, en we waren er zo mee verbonden.
Öylece varoldı; onu biz yaptık, ve ona bu şekilde bağlandık.Dunia ini tidak terjadi begitu saja, kita membuatnya, dan kita terhubung dengan dunia ini.
Öylece varoldı; onu biz yaptık, ve ona bu şekilde bağlandık.Fomos nós que o fizemos, estávamos ligados a ele dessa forma.
Öylece varoldı; onu biz yaptık, ve ona bu şekilde bağlandık.Il n'était pas seulement là, nous l'avions crée, et nous étions connectés à lui de cette façon.
Öylece varoldı; onu biz yaptık, ve ona bu şekilde bağlandık.그것은 그냥 존재하지 않았습니다. 우리가 만들었고, 우리는 그것에 연결되었습니다.
Öylece varoldı; onu biz yaptık, ve ona bu şekilde bağlandık.Nem csak úgy létezett; mi alkottuk, és ilyen módon kapcsolatba is kerültünk vele.
Öylece varoldı; onu biz yaptık, ve ona bu şekilde bağlandık.Nó không chỉ tồn tại, mà ta làm ra nó, chúng ta gắn kết với nó theo cách đó.
Öylece varoldı; onu biz yaptık, ve ona bu şekilde bağlandık.Non esisteva e basta; l'avevamo fatto noi, e in tal modo ne eravamo connessi.
Öylece varoldı; onu biz yaptık, ve ona bu şekilde bağlandık.Nu a existat doar; noi am făcut-o, şi am fost conectaţi la ea în acest fel.
Öylece varoldı; onu biz yaptık, ve ona bu şekilde bağlandık.Sie existierte nicht nur; wir haben sie geschaffen, und wir waren auf diese Weise damit verbunden.
Öylece varoldı; onu biz yaptık, ve ona bu şekilde bağlandık.Simplemente no existía; lo hicimos y nos conectamos con él de esa manera.
Öylece varoldı; onu biz yaptık, ve ona bu şekilde bağlandık.To jen tak neexistoval. My ho vytvořili, a díky tomu jsme s tím byli takhle propojeni.
Öylece varoldı; onu biz yaptık, ve ona bu şekilde bağlandık.To nie istniało tak po prostu; stworzyliśmy to, i jesteśmy z tym w jakiś sposób złączeni.
Öylece varoldı; onu biz yaptık, ve ona bu şekilde bağlandık.Δεν υπήρχε απλά. Τα καταφέραμε,και έτσι νιώθαμε.
Öylece varoldı; onu biz yaptık, ve ona bu şekilde bağlandık.Он ведь не существовал, мы создали его, и в этом наша связь с ним.
Öylece varoldı; onu biz yaptık, ve ona bu şekilde bağlandık.Той не просто съществуваше; ние го направихме, и ние бяхме свързани с него по този начин.
Öylece varoldı; onu biz yaptık, ve ona bu şekilde bağlandık.הוא לא רק התקיים, אנחנו יצרנו אותו, ונקשרנו אליו בדרך זו.
Öylece varoldı; onu biz yaptık, ve ona bu şekilde bağlandık.ان العالم لم يكن هكذا نحن الذين صنعناه .. وجعلناه هكذا .. واصبح متصلاً هكذا
Öylece varoldı; onu biz yaptık, ve ona bu şekilde bağlandık.活用方法を模索してきたのです。 それが、甚大に重要だと思うのです。
Oyun çağının... Okulun kraliçesi dediğin kıza bağlandığından beri belliydi bu.Én igazán bekerülni peeling ezeket a dolgokat...
Oyun çağının... Okulun kraliçesi dediğin kıza bağlandığından beri belliydi bu.Eu estou realmente ficando em descascar essas coisas...
Oyun çağının... Okulun kraliçesi dediğin kıza bağlandığından beri belliydi bu.Ich bin wirklich in Schälen diese Dinge...
Oyun çağının... Okulun kraliçesi dediğin kıza bağlandığından beri belliydi bu.Jeg er virkelig at komme ind peeling disse ting...
Oyun çağının... Okulun kraliçesi dediğin kıza bağlandığından beri belliydi bu.Jestem naprawdę wsiada do obierania tych rzeczy...
Oyun çağının... Okulun kraliçesi dediğin kıza bağlandığından beri belliydi bu.Jsem opravdu dostat do peeling tyto věci...
Oyun çağının... Okulun kraliçesi dediğin kıza bağlandığından beri belliydi bu.Olen todella joutumassa kuorinta näitä asioita...
Oyun çağının... Okulun kraliçesi dediğin kıza bağlandığından beri belliydi bu.Som naozaj dostať do peeling tieto veci...
Oyun çağının... Okulun kraliçesi dediğin kıza bağlandığından beri belliydi bu.Sunt foarte obtinerea in peeling aceste lucruri...
Oyun çağının... Okulun kraliçesi dediğin kıza bağlandığından beri belliydi bu.Tụi con đang bận bóc mấy thứ này...
Oyun çağının... Okulun kraliçesi dediğin kıza bağlandığından beri belliydi bu.Είμαι πραγματικά να πάρει σε ξεφλούδισμα αυτά τα πράγματα...
Oyun çağının... Okulun kraliçesi dediğin kıza bağlandığından beri belliydi bu.Разбрах го, когато свали онази кралица...
Oyun çağının... Okulun kraliçesi dediğin kıza bağlandığından beri belliydi bu.Я дійсно отримую в пілінгу ці речі...
Oyun çağının... Okulun kraliçesi dediğin kıza bağlandığından beri belliydi bu.אני מתחיל באמת לקילוף הדברים האלה...
Oyun çağının... Okulun kraliçesi dediğin kıza bağlandığından beri belliydi bu.أنا حقّاً أقشّر هذه الأشياء
Paralel porta bir yazıcı bağlandı.Drukarka podłączona do portu równoległego.
Paralel porta bir yazıcı bağlandı.Een printer verbonden met een parallelle poort.
Paralel porta bir yazıcı bağlandı.Ein an den Parallelport angeschlossener Drucker.
Paralel porta bir yazıcı bağlandı.En printer tilsluttet parallel- porten.
Paralel porta bir yazıcı bağlandı.En skrivare ansluten till parallellporten.
Paralel porta bir yazıcı bağlandı.Imprimantă conectată la portul paralel.

İlgili Sayfalar