bağladı ile cümle

bağladı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ben, kravat bağladılar, ceket içine aldım ve yelek, ve oturma odasına gitti.Я прив'язав краватку, сів у пальто і жилет, і увійшов у вітальню.
Ben, kravat bağladılar, ceket içine aldım ve yelek, ve oturma odasına gitti.Я привязал галстук, сел в пальто и жилет, и вошел в гостиную.
Bir bakıma nerede bağladığıma bağlı olarak programlama yapıyorum.방향키로 사용할 수 있게 프로그래밍하는 거에요.
Bir bakıma nerede bağladığıma bağlı olarak programlama yapıyorum.לחץ השמאלי, אני מגדיר איפה לחבר את זה
Bir bakıma nerede bağladığıma bağlı olarak programlama yapıyorum.الى السهم اليسار، انا اقوم ببرمجته نوعاً ما بالمكان الذي اقوم بالتوصيل منه،
Bir bakıma nerede bağladığıma bağlı olarak programlama yapıyorum.左と 右向きの矢印ができて
Biri bana üç sent teklif etti ve ben de onu üç buçuk sente bağladım.어떤 한 사람이 3센트를 저에게 제안하길래, 3.5센트를 지불하게 끔 했지요.
Biri bana üç sent teklif etti ve ben de onu üç buçuk sente bağladım.7歳にして
Biri bana üç sent teklif etti ve ben de onu üç buçuk sente bağladım.Az egyik helyen 3 centet ajánlottak, de feltornásztam 3,5-re.
Biri bana üç sent teklif etti ve ben de onu üç buçuk sente bağladım.Cette personne-là m'avait offert trois cents et je l'ai fait augmenter à trois cents et demi.
Biri bana üç sent teklif etti ve ben de onu üç buçuk sente bağladım.Cineva mi-a oferit 3 cenţi şi am ridicat până la 3 şi jumătate.
Biri bana üç sent teklif etti ve ben de onu üç buçuk sente bağladım.Der eine bot mir 3 Cents und ich drückte ihn hoch auf 3 1/2.
Biri bana üç sent teklif etti ve ben de onu üç buçuk sente bağladım.Esta persona me ofreció 3 centavos y logré que lo suba a 3,5 centavos.
Biri bana üç sent teklif etti ve ben de onu üç buçuk sente bağladım.Iemand bood me drie cent en ik kreeg de prijs omhoog tot drieënhalf.
Biri bana üç sent teklif etti ve ben de onu üç buçuk sente bağladım.Jeden člověk mi nabídl tři centy a já jsem ho přemluvil na tři a půl.
Biri bana üç sent teklif etti ve ben de onu üç buçuk sente bağladım.Ktoś oferował 3 centy, a ja wytargowałem 3,5.
Biri bana üç sent teklif etti ve ben de onu üç buçuk sente bağladım.Một người trả giá 3 cent và tôi nâng giá được thành 3 cent rưỡi.
Biri bana üç sent teklif etti ve ben de onu üç buçuk sente bağladım.Questa persona mi offrì tre centesimi e la convinsi ad andare a tre e mezzo.
Biri bana üç sent teklif etti ve ben de onu üç buçuk sente bağladım.Uma pessoa ofereceu-me três centavos mas consegui três e meio.
Biri bana üç sent teklif etti ve ben de onu üç buçuk sente bağladım.Κάποιος μου πρόσφερε τρία σεντς και τελικά πήρα τρεισήμισι.
Biri bana üç sent teklif etti ve ben de onu üç buçuk sente bağladım.Един човек ми предложи три цента, а аз качих до три и половина.
Biri bana üç sent teklif etti ve ben de onu üç buçuk sente bağladım.Один человек предложил мне 3 цента, а я сторговался до 3, 5.
Biri bana üç sent teklif etti ve ben de onu üç buçuk sente bağladım.Ця одна людина запропонувала мені три центи, а я вмовив його до трьох з половиною.
Biri bana üç sent teklif etti ve ben de onu üç buçuk sente bağladım.אחד מהם הציע לי 3 סנט, והעלתי אותו ל-3 וחצי
Biri bana üç sent teklif etti ve ben de onu üç buçuk sente bağladım.فقد عرض علي احدهم 3 سنتات .. وقد استطعت ان ارفع سعره الى 3.5 سنتا
‹‹Bir kimse güçlü adamın evine girip malını nasıl çalabilir? Ancak onu bağladıktan sonra evini soyabilir.Je kunt het huis van de duivel niet leegroven als je niet eerst de duivel hebt vastgebonden.
‹‹Bir kimse güçlü adamın evine girip malını nasıl çalabilir? Ancak onu bağladıktan sonra evini soyabilir.사람이 먼저 강한 자를 결박하지 않고야 어떻게 그 강한 자의 집에 들어가 그 세간을 늑탈하겠느냐 결박한 후에야 그 집을 늑탈하리라
‹‹Bir kimse güçlü adamın evine girip malını nasıl çalabilir? Ancak onu bağladıktan sonra evini soyabilir.או איך יוכל איש לבוא לבית הגבור ולגזל את כליו אם לא יאסר בראשונה את הגבור ואחר ישסה את ביתו׃
‹‹Bir kimse güçlü adamın evine girip malını nasıl çalabilir? Ancak onu bağladıktan sonra evini soyabilir.ام كيف يستطيع احد ان يدخل بيت القوي وينهب امتعته ان لم يربط القوي اولا. وحينئذ ينهب بيته.
‹‹Bir kimse güçlü adamın evine girip malını nasıl çalabilir? Ancak onu bağladıktan sonra evini soyabilir.人 怎 能 進 壯 士 家 裡 、 搶 奪 他 的 家 具 呢 、 除 非 先 捆 住 那 壯 士 、 纔 可 以 搶 奪 他 的 家 財
‹‹Bir kimse güçlü adamın evine girip malını nasıl çalabilir? Ancak onu bağladıktan sonra evini soyabilir.人 怎 能 進壯 士 家裡 、 搶奪 他 的 家具 呢 、 除非 先 捆住 那 壯士 、 纔可以 搶奪 他 的 家財
Bir seferde 6 makinayı bağladığımızı tahmine ediyorum ama gelin 2 tane üzerine odaklanalım.Chúng tôi có thể đưa một lần 6 máy, hiện tại chúng tôi tập trung 2 máy.
Bir seferde 6 makinayı bağladığımızı tahmine ediyorum ama gelin 2 tane üzerine odaklanalım.Cred că se pot conecta 6 aparate la ora actuală, dar să ne concentrăm pe două.
Bir seferde 6 makinayı bağladığımızı tahmine ediyorum ama gelin 2 tane üzerine odaklanalım.Credo che abbiamo collegato fino a sei dispositivi, ma ci concentriamo solo su due.
Bir seferde 6 makinayı bağladığımızı tahmine ediyorum ama gelin 2 tane üzerine odaklanalım.Creo que ya hemos conectado unas seis máquinas, pero enfoquémonos en estas dos.
Bir seferde 6 makinayı bağladığımızı tahmine ediyorum ama gelin 2 tane üzerine odaklanalım.Je pense que nous avons lié jusqu'à six machines à l'époque mais concentrons-nous sur deux d'entre elles.
Bir seferde 6 makinayı bağladığımızı tahmine ediyorum ama gelin 2 tane üzerine odaklanalım.두 개에만 집중을 해봅시다.
Bir seferde 6 makinayı bağladığımızı tahmine ediyorum ama gelin 2 tane üzerine odaklanalım.Myslím, že sme vtedy spravili šesť prístrojov, ale sústreďme sa iba na dva.
Bir seferde 6 makinayı bağladığımızı tahmine ediyorum ama gelin 2 tane üzerine odaklanalım.Penso que fizemos cerca de seis máquinas de cada vez, mas foquemo-nos apenas em duas.
Bir seferde 6 makinayı bağladığımızı tahmine ediyorum ama gelin 2 tane üzerine odaklanalım.Udało nam się nawet z sześcioma maszynami, ale opowiem o łączeniu dwóch.
Bir seferde 6 makinayı bağladığımızı tahmine ediyorum ama gelin 2 tane üzerine odaklanalım.Wir haben bis zu sechs Maschinen gebaut, aber schauen wir uns mal zwei genauer an.
Bir seferde 6 makinayı bağladığımızı tahmine ediyorum ama gelin 2 tane üzerine odaklanalım.Υπολογίζω ότι είχαμε φτιάξει γύρω στα έξι μηχανήματα εκείνη την εποχή, αλλά ας εστιάσουμε σε δυο.
Bir seferde 6 makinayı bağladığımızı tahmine ediyorum ama gelin 2 tane üzerine odaklanalım.Кажется, мы подключали до шести за раз, но давайте поговорим о двух.
Bir seferde 6 makinayı bağladığımızı tahmine ediyorum ama gelin 2 tane üzerine odaklanalım.Ми тоді запустили десь 6 таких машин, але зараз зосередимося лише на двох.
Bir seferde 6 makinayı bağladığımızı tahmine ediyorum ama gelin 2 tane üzerine odaklanalım.Предполагам, че направихме до шест машини наведнъж, но нека разгледаме две.
Bir seferde 6 makinayı bağladığımızı tahmine ediyorum ama gelin 2 tane üzerine odaklanalım.בזמנו, אבל נתרכז רק בשניים.
Bir seferde 6 makinayı bağladığımızı tahmine ediyorum ama gelin 2 tane üzerine odaklanalım.ولكن دعونا نركز فقط على اثنين.
Bir seferde 6 makinayı bağladığımızı tahmine ediyorum ama gelin 2 tane üzerine odaklanalım.つまり 世界中の機械が接続できるので
Bir sesi Siftable'a bağladıktan sonra ayarlamak için biraz eğiyorsunuz.Anda satukan dia kepada suara tertentu dan miringkan untuk mengaturnya.
Bir sesi Siftable'a bağladıktan sonra ayarlamak için biraz eğiyorsunuz.Bạn có thể gắn một âm thanh bất kỳ và nghiêng nó đi để điều chỉnh.
Bir sesi Siftable'a bağladıktan sonra ayarlamak için biraz eğiyorsunuz.Encostamo-lo a um som e inclinamo-lo para o ajustar.
Bir sesi Siftable'a bağladıktan sonra ayarlamak için biraz eğiyorsunuz.Ezeket egy adott hangra rákapcsoljuk és megdöntéssel szabályozzuk.
Bir sesi Siftable'a bağladıktan sonra ayarlamak için biraz eğiyorsunuz.Il atasezi de un anumit sunet si apoi il inclini pentru a-l ajusta.
Bir sesi Siftable'a bağladıktan sonra ayarlamak için biraz eğiyorsunuz.특정 음원에 연결하고 기울이면 조절이 됩니다.
Bir sesi Siftable'a bağladıktan sonra ayarlamak için biraz eğiyorsunuz.Lo attacchi ad un suono particolare e poi inclini per aggiustarlo.
Bir sesi Siftable'a bağladıktan sonra ayarlamak için biraz eğiyorsunuz.Lo conectas a un sonido en particular y lo inclinas para ajustarlo.
Bir sesi Siftable'a bağladıktan sonra ayarlamak için biraz eğiyorsunuz.Man verbindet ihn mit einem bestimmten Ton und neigt ihn dann zum Einstellen.
Bir sesi Siftable'a bağladıktan sonra ayarlamak için biraz eğiyorsunuz.On l'attache à un son en particulier et ensuite on incline pour l'ajuster.
Bir sesi Siftable'a bağladıktan sonra ayarlamak için biraz eğiyorsunuz.Przyłącza się je do dźwięku i reguluje, przechylając.
Bir sesi Siftable'a bağladıktan sonra ayarlamak için biraz eğiyorsunuz.Ze worden aan een geluid toegevoegd en aangepast door te kantelen.

İlgili Sayfalar