Ana içeriğe geç
Sözlük

bağla ile cümle

bağla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yakalayın tilkileri bizim için, Bağları bozan küçük tilkileri; Çünkü bağlarımız yeşerdi.Take us the foxes, the little foxes, that spoil the vines: for our vines have tender grapes.
Kûşa bel bağlayan, Mısırla övünen halk hüsrana uğrayacak, utanç içinde kalacak.And they shall be afraid and ashamed of Ethiopia their expectation, and of Egypt their glory.
Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız size aittir. Biz O'na gönülden bağlananlarız."To us belong our actions, to you yours; and we are true to Him."
Arada yalpalayıp dururlar. Ne bunlara (bağlanırlar), ne de onlara.Wavering between the two, neither with these nor with those.
Kendi elleri bağlandı ve söyledikleri sözden ötürü la'netlendiler.Tied be their own hands, and damned may they be for saying what they say!
Aranızdaki bağlar kesilmiş ve (şefa'atçi) sandığınız şeyler sizden kaybolup gitmiştir!Shattered lie your ties with them now, and gone are the claims you made."
El(ler)ini boynuna bağlanmış yapma, tamamen de açma, sonra kınanır, hasret içinde kalırsın.Do not be niggardly, nor extravagant that you may later feel reprehensive and constrained.
Onları babalarının adına bağlayarak çağırın; bu, Allah yanında daha adaletlidir.Call them by the names of their fathers. This is the right course in the sight of God.
Ve zincirlerle birbirine bağlanmış başka (şeytan)ları.And many others bound in bond.
Allah, kendi yolunda kenetlenmiş binalar gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.Surely God loves those who fight in His cause in full formations as though they were a compact wall.
(Allah, cehennemin muhafızlarına buyurur:) "Tutun onu, bağlayın onu.""Seize him and manacle him,
Bahçeler, bağlar,Orchards and vineyards,
Onların elleri bağlandı ve söylediklerinden dolayı lanetlendiler.Tied be their own hands, and damned may they be for saying what they say!
Görmüyor musun ki, gerçekten Allah, geceyi gündüze bağlayıp-katar, gündüzü de geceye bağlayıp-katar.Do you not see that God makes the night succeed the day, the day succeed the night?
Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık:We have laid out gardens of dates and grapes upon it, and made springs of water flow,
Ve (kötülük yapmamaları için) sağlam kementlerle birbirine bağlanmış diğerlerini.And many others bound in bond.
(Allah buyruk verir:) "Onu tutuklayın, hemen bağlayın.""Seize him and manacle him,
Nice bahçeler ve üzüm bağları.Orchards and vineyards,
(Kendileri de) Dikilip-yükseltilmiş sütunlarda (bağlanacaklardır).In extending columns.
Boynuna bükülmüş bir ip (bağlanmış) olarak.Will have a strap of fibre rope around her neck.
Hiçbir kimse Allah'ın izni olmadan ölmez; o, belli bir vakte bağlanmıştır.No one can die before his appointed term except in accordance with the law of God.
And olsun ki aranızdaki bağlar kopmuş, ortak sandıklarınız sizden ayrılmışlardır" denecek.Shattered lie your ties with them now, and gone are the claims you made."
Elleri boyunlarına bağlanarak, dar bir yerden atıldıkları zaman, orada, yok olup gitmeyi isterler.And when they are cast within a narrow space of it chained together, they would plead for death.
"Putlara tapıyoruz, onlara bağlanıp duruyoruz" demişlerdi.They replied: "We worship idols and are devoted to them."
Orada hurmalıklar ve üzüm bağları var ederiz, aralarında pınarlar fışkırtırız.We have laid out gardens of dates and grapes upon it, and made springs of water flow,
Allah'ın, O'na içten bağlanan kulları bunun dışındadır.Other than the chosen creatures of God.
Yoksa onlara daha önce bir kitap verdik de ona mı bağlanıyorlar?Did We give them a Scripture before this to which they are holding fast?
İlgililere şöyle buyurulur: "O'nu alın, bağlayın.""Seize him and manacle him,
Hiç kimse O'nun vurduğu bağ gibisini bağlayamaz.And none can bind as He will bind.
Aranızdaki bağlar, tamamıyla kopmuş, boşuna umduklarınız elinizden çıkmış, kaybolup gitmiştir.Shattered lie your ties with them now, and gone are the claims you made."
Bunu görürler de gene ancak derler, gözlerimiz bağlandı bizim, hatta büyülenmiş bir topluluğuz biz.They will say all the same: "Our eyes were dazed (and clouded over). We were a people ensorcelled."
Bağlarda, kaynaklarda.In these gardens and these springs,
Ve orada hurmalıklardan, üzüm bağlarından bahçeler halkettik ve orada kaynaklar çıkarıp akıttık.We have laid out gardens of dates and grapes upon it, and made springs of water flow,
Ve bir başka kısmı da bukağılarla bağlanmıştı.And many others bound in bond.
Tutun onu da zincirle bağlayın."Seize him and manacle him,
Şüphe yok ki katımızda bağlar var ve koca cehennem var.Verily We shall have fetters with Us, and a roaring furnace,
Ve birbirine sarmaşdolaş bahçeleri, bağları meydana getirdik.And orchards full of trees and interlacing boughs.
Ve öylesine bağlar onu ki kimsecikler, o çeşit bağlayamaz.And none can bind as He will bind.
Kanıta bağlanmış bir fuhuş yapmaları hali müstesna. Onlarla iyi ve güzel geçinin.Live with them with tolerance and justice even if you do not care for them.
Kendi elleri bağlandı/elleri bağlanasıcalar!Tied be their own hands, and damned may they be for saying what they say!
Yemin olsun, koptu aranızdaki tüm bağlar ve uzaklaşıp kayboldu yanınızdan o bir şey sandıklarınız.Shattered lie your ties with them now, and gone are the claims you made."
Zaten biz, gönlümüzü yalnız Allah'a bağlamışız."We supplicate no one but God."
Sizin O'ndan başka ilahınız yok. Siz sadece uydurmalara bel bağlamışsınız."(As for the idols,) you are only inventing lies.
Hükme bağlanmış bir iştir bu."This is a thing already decreed."
"Hemen hünerlerinizi birleştirin; sonra saf bağlamış olarak gelin!So prepare your strategy and come forward.
Şöyle dedi: "Ey toplumum, Allah'a ibadet edin. Âhiret gününe umut bağlayın.He said: "O people, worship God and be ready for the Day of Resurrection.
"Tutun onu, derhal bağlayın onu!""Seize him and manacle him,
Allah, onların katında bulunan şeyleri kuşatmış ve her şeyi inceden inceye sayıya bağlamıştır.He comprehends all that has been given them, and keeps count of everything.
Resuller vakte bağlandığında,And when the time comes for raising the little girls (buried alive) --
Hangi gün için vakte bağlandılar?For what day is that time fixed?
Ve içiçe girmiş bağlar-bahçeler.And orchards full of trees and interlacing boughs.
Sulak bahçeler, bağlar, üzümler,Orchards and vineyards,
O gün, Rûh ve melekler saf bağlayıp kıyama geçerler.The day the Spirit takes its stand, with the angels ranged in rows.
Ama Rabbi onu sıkıntıya uğratıp rızkını ölçüye bağlarsa: "Rabbim bana ihanet etti!" der.But when He tries him by restraining his means, he says: "My Lord despises me."
Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da size aittir. Biz O'na gönülden bağlananlarız.To us belong our actions, to you yours; and we are true to Him."
Her kim Allah'a bağlanırsa kesinlikle doğru yola iletilmiştir.And whosoever holds fast to God shall verily be guided to the path that is straight.
Bunların arasında bocalayıp durmaktalar, ne onlara (bağlanıyorlar) ne bunlara.Wavering between the two, neither with these nor with those.
Hay dedikleri yüzünden elleri bağlanası ve lanet olasılar!Tied be their own hands, and damned may they be for saying what they say!
Bu, hüküm ve karara bağlanmış (ezelde olup bitmiş) bir iş idi.This is a thing already decreed."
Allah, kendi yolunda kenetlenmiş bir yapı gibi saf bağlayarak savaşanları sever.Surely God loves those who fight in His cause in full formations as though they were a compact wall.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod