bağlıyor ile cümle

bağlıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bazı gözlemciler çatlakları Hersek'te meydana gelen yakın tarihli bir depreme bağlıyorlar.Some observers attribute the fissures to a recent earthquake in Herzegovina.
Karayolu, Vlora limanını diğer altyapı unsurlarına bağlıyor. [AFP]The road connects Vlora's port with other infrastructure. [AFP]
Mızıkacıoğlu, “Başlarını bağlıyorlar, uzun kollar giyiyorlar, bu havada bile."They wear headscarves and long sleeves, even in this weather," he explains.
Yeni füniküler Tiran banliyösünü Dajti Dağı'na bağlıyor. [Erlis Selimay]The new funicular connects the suburbs of Tirana with Dajti Mountain. [Erlis Selimaj]
Yatırımcılar, 500 civarında kişiye iş sağlaması beklenen projeye 45 milyon avro bağlıyorlar.Investors are sinking 45m euros into the project, which is expected to create around 500 jobs.
Yetkili, "Yaşamlarımızı ve sağlığımızı tehlikeye atmaya mecbur kalıyoruz." diye bağlıyor."We are forced to endanger our lives and health," he concluded.
Belgrad Kitap Fuarı: insanları birbirine bağlıyorBelgrade Book Fair: connecting people
Bu yol Bosna'nın kuzeyini Adriyatik Kıyısı'na bağlıyor ve yoğun bir trafik taşıyor.The road connects northern Bosnia with the Adriatic Coast, and carries a lot of traffic.
Köylüler bu uygulamayı güneşe tapınmakla ilgili antik bir pagan geleneğine bağlıyorlar.Villagers attribute this practise to an ancient pagan tradition of sun worship.
Cihaz, Skype programını çalıştıran bilgisayarlarla cep telefonlarını birbirine bağlıyor.The device connects to PCs that run Skype and mobile phones.
Avrupa’nın en gizemli nehri Tuna, sekiz ülkede 80 milyondan fazla insanı birbirine bağlıyor.The Danube, Europe's most mysterious river, connects more than 80 million people in eight countries.
Osmanovski, "Makedon hükümeti bu girişimleri desteklemeye devam etmelidir." diye bağlıyor."The Macedonian government should continue supporting these initiatives," Osmanovski concluded.
Acuner, "Şahin'e zaman vermek lazım, icraatını görmek lazım." diye bağlıyor."It is necessary to give time to Sahin, to see her work," she concludes.
Böyle halka böyle hükümet. 50 yıl içinde AB'de görüşürüz" diye bağlıyor.See you in the EU in 50 years," Cuki concluded.
Bir yakın komşularız, bu da benzer bir zihniyet ve adetleri birbirine bağlıyor." dedi.We are close neighbours, which binds a similar mentality and customs," said Avdo, a Bosniak fan.
Uzmanlar, bu yavaşlamayı ihracat karşısında ithalatta yaşanan ciddi artışa bağlıyor.Experts commented that the slowdown is mainly due to the significant hike in imports versus exports.
Slovenya ve Avrupa'nın geri kalanındaki önemli şehirleri birbirine bağlıyorlar.They connect important cities in Slovenia and the rest of Europe.
Musician, "Coolio müziğini oluk kadar derin bir mesaja bağlıyor" dedi.[1]Musician said, "Coolio ties his music to a message that's as deep as the groove."[17]
İki tel destekli bom, üç kanatlı kuyruk yapısını ikiz gövdeye ve kanada bağlıyordu.Two wire-braced booms connected the triple-finned tail structure to the twin hulls and wing.
Vincent van Gogh - Köylü kadın demetleri bağlıyorVincent van Gogh – Peasant woman binding sheaves (after Millet)
Transit yolları Batı Berlin'i genelde diğer istikametlere bağlıyordu.Am südlichen Außenbahnsteig fuhren in der Regel die Durchgangszüge nach Berlin ab.
Fakirliğini kötü şansına bağlıyor.Il attribue sa pauvreté à la malchance.
İlk kez 1605 yılında inşa edildi ve Oder Nehri ile Havel Nehri'ni birbirine bağlıyordu.Il a été construit pour la première fois en 1605 dans le but de relier l'Oder et la Havel.
Bu köye gelenler atlarını bu ağaca bağlıyorlarmış.Le village semble lié aux chevaux.
Muhammed hüküm veriyor, muhakeme için gelenlerin davalarını neticeye bağlıyordu.Мухаммад сказал, что курайшиты больше не нападут на мусульман.
Tünel Japonya'nın Honshu ve Hokkaido adalarını birbirine bağlıyor.Tunel łączy japońskie wyspy Honsiu i Hokkaido.
Bu yasak ilkokullar, liseler ve kolejleri de bağlıyordu.Problemem był też niewątpliwie brak programów nauczania, podręczników i wykwalifikowanych nauczycieli.
Tünel Japonya'nın Honshu ve Hokkaido adalarını birbirine bağlıyor.Linjen använder Seikantunneln mellan Honshu och Hokkaido.
İlk kez 1605 yılında inşa edildi ve Oder Nehri ile Havel Nehri'ni birbirine bağlıyordu.Будівництво каналу розпочалося у 1605 році для з'єднання річки Хавель з Одрою.
Fazla enstrüman çalmamı da buna bağlıyorum.Díky tomu zpracovává mnohem více gramatik.
İlk kez 1605 yılında inşa edildi ve Oder Nehri ile Havel Nehri'ni birbirine bağlıyordu.Den blev i første omgang bygget fra 1605 til 1620, og forbinder floderne Oder og Havel.
Tünel Japonya'nın Honshu ve Hokkaido adalarını birbirine bağlıyor.Seikantunnelen går under Tsugarustredet, og forbinder de japanske øyene Honshu og Hokkaido.
Zollverein birçok Prusya ve Hohenzollern bölgesini birbirine bağlıyordu.Zollverein menghubungkan berbagai wilayah Prusia dan Hohenzollern.
Tünel Japonya'nın Honshu ve Hokkaido adalarını birbirine bağlıyor.Свързва японските острови Хоншу и Хокайдо.
1114 mil uzunluğunda, Pekin'i Hangzhou ve Şangay'a bağlıyor.Den strakte sig 1793 km og forbandt Beijing med Hangzhou og Shanghai.
1114 mil uzunluğunda, Pekin'i Hangzhou ve Şangay'a bağlıyor.Dolg je bil 1.792 kilometrov, povezoval pa je Peking, z mesti Hangzhou in Šanghaj.
1114 mil uzunluğunda, Pekin'i Hangzhou ve Şangay'a bağlıyor.Er war 1972 km lang, verband Beijing mit Hangzhou und Shanghai.
1114 mil uzunluğunda, Pekin'i Hangzhou ve Şangay'a bağlıyor.Het is 1.793 kilometer lang, en verbindt Peking met Hangzhou en Shanghai.
1114 mil uzunluğunda, Pekin'i Hangzhou ve Şangay'a bağlıyor.Long de 1793 km, il relie Pékin à Hangzhou et Shanghai.
1114 mil uzunluğunda, Pekin'i Hangzhou ve Şangay'a bağlıyor.Ma długość 1792km i łączy Pekin z Hangzhou i Szanghajem.
1114 mil uzunluğunda, Pekin'i Hangzhou ve Şangay'a bağlıyor.Recorre 1800 Km, conectando Beijing con Hangzhou y Shanghai.
1114 mil uzunluğunda, Pekin'i Hangzhou ve Şangay'a bağlıyor.Scorre per 1.794 chilometri, collegando Pechino con Hangzhou con Shangai.
1114 mil uzunluğunda, Pekin'i Hangzhou ve Şangay'a bağlıyor.Sepanjang 1.114 mil, menghubungkan Beijing dengan Hangzhou dan Shanghai.
1114 mil uzunluğunda, Pekin'i Hangzhou ve Şangay'a bağlıyor.Είχε μήκος 1,114 μίλια, ενώνοντας το Πεκίνο με τη Χανγκτσου και τη Σανγκάη.
1114 mil uzunluğunda, Pekin'i Hangzhou ve Şangay'a bağlıyor.Він має довжину 1114 миль, поєднуючи Пекін з Ханжчоу та Шанхаєм.
1114 mil uzunluğunda, Pekin'i Hangzhou ve Şangay'a bağlıyor.Он тянется на 1793 км, соединяя Пекин с Ханчжоу и Шанхаем.
Akıma bağlıyorum.Bedugom megint az áramforrást.
Akıma bağlıyorum.Collego di nuovo la corrente.
Akıma bağlıyorum.Ich verbinde das wieder mit der Energiequelle.
Akıma bağlıyorum.Ik zet het weer onder stroom.
Akıma bağlıyorum.Îl conectăm la curent.
Akıma bağlıyorum.Jag pluggar in strömmen i den.
Akıma bağlıyorum.Je lui rebranche le courant.
Akıma bağlıyorum.다시 연결하고 전원을 넣습니다.
Akıma bağlıyorum.Ligo-o de novo à corrente.
Akıma bağlıyorum.Lo conecto para darle energía.
Akıma bağlıyorum.Opäť to strčím do elektriny.
Akıma bağlıyorum.Podłączam zasilanie.
Akıma bağlıyorum.Saya memasang daya kembali ke dalamnya.
Akıma bağlıyorum.Tôi cắm nguồn điện vào nó.

İlgili Sayfalar