bağlıyor ile cümle

bağlıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Nasıl zalim bir kader beni ve bu kızı birbirine bağlıyor?Каква зла съдба ме свърза с това момиче?
Örtünün oluşturduğu bu zarif kavis, anne ile çocuk arasında bir köprü gibi, ikisini birbirine bağlıyor.- i stwarza to subtelne połączenie między nimi- ten pomost
Örtünün oluşturduğu bu zarif kavis, anne ile çocuk arasında bir köprü gibi, ikisini birbirine bağlıyor.Vytváří to mezi nimi oblouk, most.
Pekin'i Hangzhou ve Şangay'a bağlıyor.legând Beijingul de Hangzhou şi Shanghai.
Pekin'i Hangzhou ve Şangay'a bağlıyor.ligando Pequim com Hangzhou e Xangai.
RABbi gözlüyorum, Canım RABbi gözlüyor, Umut bağlıyorum Onun sözüne.(129:5) Надеюсь на Господа, надеется душа моя; на слово Его уповаю.
RABbi gözlüyorum, Canım RABbi gözlüyor, Umut bağlıyorum Onun sözüne.Aguardo ao Senhor; a minha alma o aguarda, e espero na sua palavra.
RABbi gözlüyorum, Canım RABbi gözlüyor, Umut bağlıyorum Onun sözüne.Aku menantikan bantuan TUHAN, janji-Nya kuharapkan
RABbi gözlüyorum, Canım RABbi gözlüyor, Umut bağlıyorum Onun sözüne.Čakam GOSPODA, čaka duša moja, in v besedi njegovi imam nado.
RABbi gözlüyorum, Canım RABbi gözlüyor, Umut bağlıyorum Onun sözüne.Eu nădăjduiesc în Domnul, sufletul meu nădăjduieşte, şi aştept făgăduinţa Lui.
RABbi gözlüyorum, Canım RABbi gözlüyor, Umut bağlıyorum Onun sözüne.Ich harre des HERRN; meine Seele harret, und ich hoffe auf sein Wort.
RABbi gözlüyorum, Canım RABbi gözlüyor, Umut bağlıyorum Onun sözüne.Ik verwacht alles van de HERE. Ik ken Zijn woord en heb er alle vertrouwen in.
RABbi gözlüyorum, Canım RABbi gözlüyor, Umut bağlıyorum Onun sözüne.Io spero nel Signore, l'anima mia spera nella sua parola
RABbi gözlüyorum, Canım RABbi gözlüyor, Umut bağlıyorum Onun sözüne.Jag väntar efter HERREN, min själ väntar, och jag hoppas på hans ord.
RABbi gözlüyorum, Canım RABbi gözlüyor, Umut bağlıyorum Onun sözüne.Jeg bier efter Herren, min sjel bier, og jeg venter på hans ord.
RABbi gözlüyorum, Canım RABbi gözlüyor, Umut bağlıyorum Onun sözüne.Jeg håber.på HERREN, min Sjæl håber på hans Ord,
RABbi gözlüyorum, Canım RABbi gözlüyor, Umut bağlıyorum Onun sözüne.J`espère en l`Éternel, mon âme espère, Et j`attends sa promesse.
RABbi gözlüyorum, Canım RABbi gözlüyor, Umut bağlıyorum Onun sözüne.나 곧 내 영혼이 여호와를 기다리며 내가 그 말씀을 바라는도다
RABbi gözlüyorum, Canım RABbi gözlüyor, Umut bağlıyorum Onun sözüne.Minä odotan Herraa, minun sieluni odottaa, ja minä panen toivoni hänen sanaansa.
RABbi gözlüyorum, Canım RABbi gözlüyor, Umut bağlıyorum Onun sözüne.Očakávam na Hospodina, moja duša očakáva, a čakám v nádeji na jeho slovo.
RABbi gözlüyorum, Canım RABbi gözlüyor, Umut bağlıyorum Onun sözüne.Očekávám na Hospodina, očekává duše má, a ještě očekává na slovo jeho.
RABbi gözlüyorum, Canım RABbi gözlüyor, Umut bağlıyorum Onun sözüne.Oczekuję na Pana; oczekuje dusza moja, i jeszcze oczekuje na słowo jego.
RABbi gözlüyorum, Canım RABbi gözlüyor, Umut bağlıyorum Onun sözüne.Tôi trông đợi Ðức Giê-hô-va, linh hồn tôi trông đợi Ngài; Tôi trông đợi lời của Ngài.
RABbi gözlüyorum, Canım RABbi gözlüyor, Umut bağlıyorum Onun sözüne.Tôi trông_đợi Ðức_Giê - hô-va , linh_hồn tôi trông_đợi Ngài ; Tôi trông_đợi lời của Ngài .
RABbi gözlüyorum, Canım RABbi gözlüyor, Umut bağlıyorum Onun sözüne.Várom az Urat, várja az én lelkem, és bízom az õ igéretében.
RABbi gözlüyorum, Canım RABbi gözlüyor, Umut bağlıyorum Onun sözüne.Yo espero en Jehovah; mi alma espera. En su palabra he puesto mi esperanza
RABbi gözlüyorum, Canım RABbi gözlüyor, Umut bağlıyorum Onun sözüne.Προσεμεινα τον Κυριον, προσεμεινεν η ψυχη μου, και ηλπισα επι τον λογον αυτου.
RABbi gözlüyorum, Canım RABbi gözlüyor, Umut bağlıyorum Onun sözüne.Чакам Господа, душата ми чака, И на словото Му уповавам.
RABbi gözlüyorum, Canım RABbi gözlüyor, Umut bağlıyorum Onun sözüne.קויתי יהוה קותה נפשי ולדברו הוחלתי׃
RABbi gözlüyorum, Canım RABbi gözlüyor, Umut bağlıyorum Onun sözüne.‎انتظرتك يا رب انتظرت نفسي وبكلامه رجوت‎.
RABbi gözlüyorum, Canım RABbi gözlüyor, Umut bağlıyorum Onun sözüne.我 等 候 耶 和 華 、 我 的 心 等 候 . 我 也 仰 望 他 的 話
RABbi gözlüyorum, Canım RABbi gözlüyor, Umut bağlıyorum Onun sözüne.我 等候 耶和華 、 我的心 等候 . 我 也 仰望 他 的 話
Saçını da her gün farklı şekilde bağlıyor.A hajába is minden nap más hajráfot tesz. Egyszer felpróbáltam, de nekem nem állt jól.
Saçını da her gün farklı şekilde bağlıyor.انها تغير خودتها يوميا جربته مرة
Sadece bir sopa olup, ona kedi bağırsağı bağlıyorlardı.Brało się po prostu patyk i kocie trzewia i naciągało się.
Sadece bir sopa olup, ona kedi bağırsağı bağlıyorlardı.Egyszerűen csak fogtak egy husángot és felhúrozták macskabéllel.
Sadece bir sopa olup, ona kedi bağırsağı bağlıyorlardı.Họ chỉ lấy một cành cây, sợi ruột mèo rồi căng lên.
Sadece bir sopa olup, ona kedi bağırsağı bağlıyorlardı.Ils ne prenaient qu'un bâton et un fil et l'attachaient ensemble.
Sadece bir sopa olup, ona kedi bağırsağı bağlıyorlardı.그저, 막대기와 고양이 창자로 만든 선을 매어 이런 악기를 만들죠.
Sadece bir sopa olup, ona kedi bağırsağı bağlıyorlardı.Luau doar un băţ şi îi legau la capete o coardă din maţ de pisică.
Sadece bir sopa olup, ona kedi bağırsağı bağlıyorlardı.Prendevano semplicemente un bastone montandoci sopra delle budella di gatto.
Sadece bir sopa olup, ona kedi bağırsağı bağlıyorlardı.Sie haben wohl nur einen Stock genommen und eine Darmsaite darauf gespannt.
Sadece bir sopa olup, ona kedi bağırsağı bağlıyorlardı.Ze bespanden alleen maar een stok met wat kattendarm.
Sadece bir sopa olup, ona kedi bağırsağı bağlıyorlardı.Они просто брали палку и натягивали на неё кишку животного.
Sadece bir sopa olup, ona kedi bağırsağı bağlıyorlardı.Просто вземали пръчка и котешко черво и го опъвали.
Sadece bir sopa olup, ona kedi bağırsağı bağlıyorlardı.הם פשוט לקחו מקל ומיתר ממעי של חתול וקשרו אותם יחד.
Sadece bir sopa olup, ona kedi bağırsağı bağlıyorlardı.فقد كانوا يحضرون عصى ويربطون إليها وتراً
Sadece bir sopa olup, ona kedi bağırsağı bağlıyorlardı.猫にとってはいい迷惑だけど 素晴らしい楽器ができた
Sadece şu bank koltuklardan alıp, araç koltuğunu ve emniyet kemerini bunun üzerine bağlıyorlar.Alors on se contente de ces sièges, et on attache le siège auto et la ceinture dessus.
Sadece şu bank koltuklardan alıp, araç koltuğunu ve emniyet kemerini bunun üzerine bağlıyorlar.Así que sólo tienen estas bancas y les atan el asiento y el cinturón.
Sadece şu bank koltuklardan alıp, araç koltuğunu ve emniyet kemerini bunun üzerine bağlıyorlar.Dus ze hebben zitbanken, en ze maken de autostoel en de veiligheidsgordel erop vast.
Sadece şu bank koltuklardan alıp, araç koltuğunu ve emniyet kemerini bunun üzerine bağlıyorlar.Există nişte locuri gen bancă, şi se leagă scaunul auto şi centura de siguranţă pe ea.
Sadece şu bank koltuklardan alıp, araç koltuğunu ve emniyet kemerini bunun üzerine bağlıyorlar.그냥 자동차 좌석만 가지고 와서 거기에 카시트를 안전벨트로 묶습니다.
Sadece şu bank koltuklardan alıp, araç koltuğunu ve emniyet kemerini bunun üzerine bağlıyorlar.Manekiny przypina się pasami do foteli, które z kolei są przypięte do całej konstrukcji.
Sadece şu bank koltuklardan alıp, araç koltuğunu ve emniyet kemerini bunun üzerine bağlıyorlar.Så de använder bara dessa bänkar med säten, och fäster stolarna och säkerhetsbältet på den.
Sadece şu bank koltuklardan alıp, araç koltuğunu ve emniyet kemerini bunun üzerine bağlıyorlar.Sie haben also nur diese Sitzbänke, woran sie den Sicherheitsgurt und Kindersitz befestigen.
Sadece şu bank koltuklardan alıp, araç koltuğunu ve emniyet kemerini bunun üzerine bağlıyorlar.Só têm estes assentos de bancos e prendem neles a cadeira auto e o cinto de segurança.
Sadece şu bank koltuklardan alıp, araç koltuğunu ve emniyet kemerini bunun üzerine bağlıyorlar.Usano questi sedili di prova, e ci installano sopra cinture e seggiolini.
Sadece şu bank koltuklardan alıp, araç koltuğunu ve emniyet kemerini bunun üzerine bağlıyorlar.Έχουν αυτούς τους πάγκους και δένουν με λουριά το κάθισμα και τη ζώνη ασφαλείας πάνω σε αυτά.
Sadece şu bank koltuklardan alıp, araç koltuğunu ve emniyet kemerini bunun üzerine bağlıyorlar.Имат само едни седалки-пейки, и затягат столчето за кола и колана върху тях.

İlgili Sayfalar