bağlıyor ile cümle
bağlıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kabloları bu evrede yerleştiriyorlar ve bilgisayara bağlıyorlar.שאז מחווטים אותו ומשלבים את הטכנולוגיה הממוחשבת,
Kabloları bu evrede yerleştiriyorlar ve bilgisayara bağlıyorlar.ذلك حين يضعون الأسلاك فيها ثم يضعون تكنولوجيا الكمبيوتر.
Kabloları bu evrede yerleştiriyorlar ve bilgisayara bağlıyorlar.コンピュータテクノロジーを組み込みます ですので蛹から蛾として出てきたときには
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.A cambio les ofrecen comida y techo y a veces les pagan una cuota mensual.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.Cserébe ingyen ételt és szállást ajánlanak, néha havi illetményt adnak a családoknak.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.Đổi lại, họ cung cấp thức ăn và chỗ ở miễn phí và thỉnh thoảng trả cho gia đình một khoản lương tháng.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.Em troca eles fornecem comida grátis e abrigo e por vezes pagam às famílias uma renda mensal.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.In ruil verschaffen ze gratis eten en onderdak en betalen ze de families soms een maandelijks leefloon.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.În schimb, asigură măncare gratuită şi adăpost şi uneori plătesc familiilor o bursă lunară.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.그 대가로, 탈레반은 무료로 음식과 집을 제공합니다 그리고 가끔 가족들에게 월별 수당을 주기도 하죠.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.Na oplátku im poskytujú zadarmo jedlo a prístrešie, a niekedy platia rodinám i mesačné štipendium.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.Na oplátku poskytují zdarma jídlo a přístřešek a někdy rodinám dávají každý měsíc finanční příspěvek.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.W zamian oferują darmowe mieszkanie i wyżywienie, czasem wypłacają rodzinom miesięczną pensję.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.Ως αντάλλαγμα, παρέχουν δωρεάν τροφή και κατάλυμα και ενίοτε πληρώνουν στις οικογένειες μηνιαίο μισθό.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.В замяна осигуряват безплатна храна и подслон, а понякога изплащат на семействата месечно възнаграждение.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.В обмен они предоставляют бесплатную еду и кров, а иногда платят семье ежемесячную стипендию.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.Натомість вони надають безкоштовне харчування та житло та іноді платять сім'ям місячну стипендію.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.בתמורה, הם מספקים מזון ומחסה חינם ולפעמים מעניקים למשפחות קיצבה חודשית.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.وفي المقابل، يقدمون لهم طعام مجاني ومأوى وبعض الأحيان يدفعون للأسر راتب شهري.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.時には家族側に給付金を出すこともあります 我々はタリバン製作の
Kendimi bağlıyorum." demekti.Angażuję się."
Kendimi bağlıyorum." demekti.Eu comprometo-me".
Kendimi bağlıyorum." demekti.Ich beteilige mich."
Kendimi bağlıyorum." demekti.Îmi asum obligația."
Kendimi bağlıyorum." demekti.Io impegno me stesso."
Kendimi bağlıyorum." demekti."Je me soumets, je m'engage".
Kendimi bağlıyorum." demekti.Me comprometo".
Kendimi bağlıyorum." demekti."Odovzdávam sa. Zaväzujem sa."
Kendimi bağlıyorum." demekti.Részt veszek ebben."
Kendimi bağlıyorum." demekti.Saya melibatkan diri saya."
Kendimi bağlıyorum." demekti.Εμπλέκομαι προσωπικά."
Kendimi bağlıyorum." demekti.Аз се ангажирам."
"Kendimi teslim ediyorum. Kendimi bağlıyorum." demekti."Ik wil mij inzetten, ik verplicht mijzelf."
Lekhajoka Shamim endüstrideki yıkımı üç nedene bağlıyor:Lekhajoka Shamim az ipar haldoklásának három okát jelöli meg:
Lekhajoka Shamim endüstrideki yıkımı üç nedene bağlıyor:Lekhajoka Shamim cita tres razones para la desaparición de esta industria:
Lekhajoka Shamim endüstrideki yıkımı üç nedene bağlıyor:Той споделя за последното състояние на филмовата индустрия в Бангладеш:
Lekhajoka Shamim endüstrideki yıkımı üç nedene bağlıyor:Хороших лент мало, но они все еще есть..
Lekhajoka Shamim endüstrideki yıkımı üç nedene bağlıyor:ليخاجوكا شيمين حددت ثلاثة أسباب لاضمحلال هذه الصناعة:
Londra'daki toplulukları kırsal kesime bağlıyor.Att sammanföra samhällen i London med lantbrukarna.
Londra'daki toplulukları kırsal kesime bağlıyor. Çok önemli.Połączenie ludzi z Londynu z rolnikami jest ważne.
Londra'daki toplulukları kırsal kesime bağlıyor. Çok önemli.Об'єднання спільнот Лондона з сільськими господарствами - це важливо.
Londra'daki toplulukları kırsal kesime bağlıyor.런던의 지역사회와 시골 재배자를 이어주는 것입니다.
Londra'daki toplulukları kırsal kesime bağlıyor.ligando as comunidades em Londres com os cultivadores rurais.
Londra'daki toplulukları kırsal kesime bağlıyor.לחבר קהילות עירוניות עם מגדלים כפריים.
Londra'daki toplulukları kırsal kesime bağlıyor.نربط المجتمعات في لندن بالمزراعين في الريف.
Londra'daki toplulukları kırsal kesime bağlıyor.とても重要です。
Londra'da TV yapımcısı ve yazar olarak çalışırken, farkettim ki komedi izleyiciyi birbirine bağlıyor.Londonban dolgozva televíziós műsorkészítőként hamar rájöttem, hogy a humor összeköti az embereket.
Londra'da TV yapımcısı ve yazar olarak çalışırken, farkettim ki komedi izleyiciyi birbirine bağlıyor.Lucrand in Londra ca realizator TV si scriitor, mi-am dat repede seama: comedia uneste audientele.
Londra'da TV yapımcısı ve yazar olarak çalışırken, farkettim ki komedi izleyiciyi birbirine bağlıyor.När jag jobbade på TV och som skribent i London- -insåg jag- -att humor för samman åhörare.
Londra'da TV yapımcısı ve yazar olarak çalışırken, farkettim ki komedi izleyiciyi birbirine bağlıyor.Pracując w Londynie jako producent TV i scenarzysta, dotarło do mnie, że komedia łączy publiczności.
Londra'da TV yapımcısı ve yazar olarak çalışırken, farkettim ki komedi izleyiciyi birbirine bağlıyor.Toen ik in Londen werkte als tv-maker en schrijver, realiseerde ik me snel dat comedy het publiek verbindt.
Londra'da TV yapımcısı ve yazar olarak çalışırken, farkettim ki komedi izleyiciyi birbirine bağlıyor.런던에서 TV제작자이자 작가로 일할 때 저는 금방 알아챘습니다 코미디야말로 관객들을 연결시킬 수 있다는 것을요
Londra'da TV yapımcısı ve yazar olarak çalışırken, farkettim ki komedi izleyiciyi birbirine bağlıyor.Während ich in London beim Fernsehen arbeitete bemerkte ich schnell dass Comedy Menschen verbindet.
Londra'da TV yapımcısı ve yazar olarak çalışırken, farkettim ki komedi izleyiciyi birbirine bağlıyor.עבודה בלונדון כיוצר טלויזיה וכותב, הבנתי במהרה שקומדיה מאחדת קהלים.
Londra'da TV yapımcısı ve yazar olarak çalışırken, farkettim ki komedi izleyiciyi birbirine bağlıyor.كنت اعمل في لندن كمنتج و كاتب تلفزيوني، و تنبهت الى أن الجماهير تتفاعل بسرعة مع الكوميديا.
Londra'da TV yapımcısı ve yazar olarak çalışırken, farkettim ki komedi izleyiciyi birbirine bağlıyor.すぐに気が付きました コメディーは人々を繋ぎます よいお笑いの執筆に最適な場所とは
Nasıl zalim bir kader beni ve bu kızı birbirine bağlıyor?¿Qué cruel destino me une con esa chica?
Nasıl zalim bir kader beni ve bu kızı birbirine bağlıyor?Quel cruel destin me lie à cette fille ?
Nasıl zalim bir kader beni ve bu kızı birbirine bağlıyor?Vận rủi gì khiến ta và cô ta dính líu với nhau thế này?
Nasıl zalim bir kader beni ve bu kızı birbirine bağlıyor?Какая жестокая судьба связывает меня и эту девушку?