bağlıyor ile cümle
bağlıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Göbek bağlarını bir çomakla kesiyor ve bebeklerin göbeğini kendi saçıyla bağlıyor.Taie cordonul ombilical cu un bat si il leaga cu propriul par.
Göbek bağlarını bir çomakla kesiyor ve bebeklerin göbeğini kendi saçıyla bağlıyor.Ze snijdt de navelstreng door met een stok en bindt hem af met haar eigen haar.
Göbek bağlarını bir çomakla kesiyor ve bebeklerin göbeğini kendi saçıyla bağlıyor.Κόβει τον ομφάλιο λώρο με ένα ξύλο, και τον δένει με τα ίδια της τα μαλλιά.
Göbek bağlarını bir çomakla kesiyor ve bebeklerin göbeğini kendi saçıyla bağlıyor.Вона палицею перерізає пуповину та перев'язує її своїм волоссям.
Göbek bağlarını bir çomakla kesiyor ve bebeklerin göbeğini kendi saçıyla bağlıyor.Она перерезала пуповину палкой и завязала ее своими волосами.
Göbek bağlarını bir çomakla kesiyor ve bebeklerin göbeğini kendi saçıyla bağlıyor.Прерязва пъпната връв с остра пръчка и я завръзва със собствената си коса.
Göbek bağlarını bir çomakla kesiyor ve bebeklerin göbeğini kendi saçıyla bağlıyor.היא חותכת במקל את חבל הטבור, ואוספת בו את שיערה.
Göbek bağlarını bir çomakla kesiyor ve bebeklerin göbeğini kendi saçıyla bağlıyor.وقطعت الحبل السري بعصاة خشبية وربطت سرتيهم بشعرها
Göbek bağlarını bir çomakla kesiyor ve bebeklerin göbeğini kendi saçıyla bağlıyor.自分の髪で縛ります 収容所指令者の機嫌を取るため
Hamilelik boyunca, plasentayı oluşturup anne ile bebeği bağlıyorlar.Během těhotenství se z cév utváří plodové lůžko, které spojuje matku s dítětem.
Hamilelik boyunca, plasentayı oluşturup anne ile bebeği bağlıyorlar.Durante el embarazo, forman la placenta, que conecta a la mamá con el bebé.
Hamilelik boyunca, plasentayı oluşturup anne ile bebeği bağlıyorlar.Durante la gravidanza formano la placenta, che connette la madre al figlio.
Hamilelik boyunca, plasentayı oluşturup anne ile bebeği bağlıyorlar.În timpul sarcinii, acestea formează placenta, care face legătura dintre mamă şi copil.
Hamilelik boyunca, plasentayı oluşturup anne ile bebeği bağlıyorlar.임신기간 동안, 엄마와 아이를 연결하는 태반을 형성합니다.
Hamilelik boyunca, plasentayı oluşturup anne ile bebeği bağlıyorlar.Med nosečnostjo tvorijo posteljico, ki povezuje mamo in otroka.
Hamilelik boyunca, plasentayı oluşturup anne ile bebeği bağlıyorlar.Pendant la grossesse, ils forment le placenta, qui relie la mère et son enfant.
Hamilelik boyunca, plasentayı oluşturup anne ile bebeği bağlıyorlar.Podczas ciąży tworzą łożysko, które łączy matkę i dziecko.
Hamilelik boyunca, plasentayı oluşturup anne ile bebeği bağlıyorlar.Selama kehamilan, pembuluh darah membentuk plasenta, yang menghubungkan ibu dan anak.
Hamilelik boyunca, plasentayı oluşturup anne ile bebeği bağlıyorlar.Terhesség közben létrehozzák a méhlepényt, ami összeköti anyát a babával.
Hamilelik boyunca, plasentayı oluşturup anne ile bebeği bağlıyorlar.Tijdens de zwangerschap vormen ze de placenta die mama en baby met elkaar verbindt.
Hamilelik boyunca, plasentayı oluşturup anne ile bebeği bağlıyorlar.Trong thai kỳ, chúng hình tạo nên nhau thai, giúp trao đổi chất giữa mẹ và thai nhi.
Hamilelik boyunca, plasentayı oluşturup anne ile bebeği bağlıyorlar.Während der Schwangerschaft formen sie die Plazenta, die Mutter und Kind verbindet.
Hamilelik boyunca, plasentayı oluşturup anne ile bebeği bağlıyorlar.Κατά τη διάρκεια της εγκυμοσύνης, σχηματίζουν τον πλακούντα ο οποίος συνδέει τη μητέρα με το μωρό.
Hamilelik boyunca, plasentayı oluşturup anne ile bebeği bağlıyorlar.Во время беременности они формируют плаценту, которая соединяет мать и ребёнка.
Hamilelik boyunca, plasentayı oluşturup anne ile bebeği bağlıyorlar.Під час вагітності вони формують плаценту, яка з'єднує матір та дитя.
Hamilelik boyunca, plasentayı oluşturup anne ile bebeği bağlıyorlar.По време на бременността, те образуват плацентата, която свързва майката и бебето.
Hamilelik boyunca, plasentayı oluşturup anne ile bebeği bağlıyorlar.בזמן הריון, הם בונים את השלייה, שמחברת את האם והעובר.
Hamilelik boyunca, plasentayı oluşturup anne ile bebeği bağlıyorlar.اثناء الحمل, تقوم بتكوين المشيمة, التي تصل الأم بالجنين.
Hamilelik boyunca, plasentayı oluşturup anne ile bebeği bağlıyorlar.母親と胎児をつなぎます 怪我をすると 血管は
Hayatımda gördüğüm en tehlikeli ortam, ben geride başka bir adamla sepetleri bağlıyorum.A legveszedelmesebb környezet, amit valaha láttam. Én hátul voltam egy fickóval, a rákketreceket rögzítettük.
Hayatımda gördüğüm en tehlikeli ortam, ben geride başka bir adamla sepetleri bağlıyorum.Cel mai periculos mediu pe care l-am văzut vreodată, şi eram în spate cu un tip, să legăm găleţile.
Hayatımda gördüğüm en tehlikeli ortam, ben geride başka bir adamla sepetleri bağlıyorum.Den farligaste miljön jag någonsin sett, och jag var bak i båten med en kille, och surrade.
Hayatımda gördüğüm en tehlikeli ortam, ben geride başka bir adamla sepetleri bağlıyorum.El ambiente más peligroso que jamás haya visto, y yo estaba con un tipo, atando las trampas.
Hayatımda gördüğüm en tehlikeli ortam, ben geride başka bir adamla sepetleri bağlıyorum.제가 태어나서 본 가장 위험한 상황이었어요 전 뒤쪽에서 한 친구랑 물건들을 단단히 묶고 있었어요.
Hayatımda gördüğüm en tehlikeli ortam, ben geride başka bir adamla sepetleri bağlıyorum.L'environnement le plus dangereux que j'ai jamais vu, et j'étais avec un type, à nouer les casiers à crabes.
Hayatımda gördüğüm en tehlikeli ortam, ben geride başka bir adamla sepetleri bağlıyorum.Niebezpiecznie jak licho. Z drugim gościem przywiązywalismy pojemniki.
Hayatımda gördüğüm en tehlikeli ortam, ben geride başka bir adamla sepetleri bağlıyorum.Nơi nguy hiểm nhất tôi từng đến, tôi ở phía sau tàu với một người, quăng giỏ bắt cua xuống,
Hayatımda gördüğüm en tehlikeli ortam, ben geride başka bir adamla sepetleri bağlıyorum.Το πιο επικίνδυνο περιβάλλον που έχω δει ποτέ, και ήμουνα με ένα τύπο και σιγουρεύαμε τις καβουροπαγίδες.
Hayatımda gördüğüm en tehlikeli ortam, ben geride başka bir adamla sepetleri bağlıyorum.Наиболее опасное рабочее место из тех, что я видел. Я и ещё один парень, привязываем корзины.
Hayatımda gördüğüm en tehlikeli ortam, ben geride başka bir adamla sepetleri bağlıyorum.Най-рискованата околна среда, която някога съм виждал, а аз бях отзад с един тип и привързвах кошовете.
Hayatımda gördüğüm en tehlikeli ortam, ben geride başka bir adamla sepetleri bağlıyorum.הסביבה המסוכנת ביותר שראיתי מימי, ואני עם איזה בחור, קושר את החביות לסיפון
Hayatımda gördüğüm en tehlikeli ortam, ben geride başka bir adamla sepetleri bağlıyorum.هذه من أعظم البيئات الخطرة التي رأيتها في حياتي، وعدت مع الرجل، واقوم بسلخ هذه الاسماك
Hayatımda gördüğüm en tehlikeli ortam, ben geride başka bir adamla sepetleri bağlıyorum.私はデッキから12メートルも離れた所で カニ籠をおろしていたけど
Hayatta kalmamı... hatta varlığımı bu savaşa bağlıyorum.Jag sätter min överlevnad, hela min existens i den här kampen.
Hayatta kalmamı... hatta varlığımı bu savaşa bağlıyorum.Jeg sætter min overlevelse og hele min eksistens ind i denne kamp.
Hayatta kalmamı... hatta varlığımı bu savaşa bağlıyorum.Me juego mi supervivencia... De hecho, me juego mi propia existencia en esta batalla.
Hayatta kalmamı... hatta varlığımı bu savaşa bağlıyorum.Metto in gioco la mia sopravvivenza, la mia stessa esistenza, in questa battaglia.
Hayatta kalmamı... hatta varlığımı bu savaşa bağlıyorum.Panen koko olemassaoloni peliin tässä taistelussa.
Hayatta kalmamı... hatta varlığımı bu savaşa bağlıyorum.Reivindico a minha sobrevivência... ...até a minha existência nesta batalha.
Hayatta kalmamı... hatta varlığımı bu savaşa bağlıyorum.W tej bitwie stawiam na szali moje przetrwanie, moją całą egzystencję.
Hayatta kalmamı... hatta varlığımı bu savaşa bağlıyorum.Παίζω την επιβίωσή μου, την ίδια μου την ύπαρξη, σε αυτή τη μάχη.
Hayatta kalmamı... hatta varlığımı bu savaşa bağlıyorum.Я ставлю своё выживание... даже само своё существование на исход этой битвы.
Herkes bunu benim müzemin küçük olmasına bağlıyor.Ale wszyscy mówią, że to dlatego, że mam małe muzeum.
Herkes bunu benim müzemin küçük olmasına bağlıyor.És mindenki azt mondja, hogy ez azért van, mert kicsit a múzeumunk.
Herkes bunu benim müzemin küçük olmasına bağlıyor.E toda a gente diz que é porque eu tenho um pequeno museu.
Herkes bunu benim müzemin küçük olmasına bağlıyor.Et tout le monde dit que c'est parce que j'ai un petit musée.
Herkes bunu benim müzemin küçük olmasına bağlıyor.E tutti dicono che è perché ho un museo piccolo.
Herkes bunu benim müzemin küçük olmasına bağlıyor.Iedereen zegt dat het komt omdat ik een klein museum heb.
Herkes bunu benim müzemin küçük olmasına bağlıyor.그리고 모두 그것은 제가 작은 박물관을 갖고 있기 때문이라고 말했습니다.
Herkes bunu benim müzemin küçük olmasına bağlıyor. Küçük bir müzen varsa, küçük dinozorların vardır.Todos piensan que es porque el museo es pequeño, entonces tenemos dinosaurios pequeños.