bağlılıkla ile cümle

bağlılıkla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.Adalah ide, dedikasi dan waktu mereka yang memungkinkan semua ini.
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.Cảm ơn vì ý tưởng, tâm huyết và thời gian họ dành cho hội thảo.
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.Ce sont leurs idées, leur dévouement et leur temps qui l'ont rendu possible.
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.Es sind deren Ideen, Engagement und Zeit, die all das ermöglicht haben.
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.Hun ideeën, toewijding en tijd maakten dit allemaal mogelijk.
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.Isso só foi possível, graças às suas ideias, dedicação e tempo,
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.Jsou to jejich nápady, úsilí a čas, díky kterým se mohla uskutečnit.
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.이 모든 것을 가능케 한 것은 사람들의 아이디어, 헌신, 시간입니다
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.Práve ich nápady, oddanie a čas všetko umožnili.
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.Samo z njihovimi idejami, predanostjo in časom je bilo vse to mogoče izpeljati.
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.Sono le loro idee, la loro dedizione e il loro tempo che hanno reso tutto questo possibile.
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.Son sus ideas, su dedicación y su tiempo lo que hizo todo esto posible.
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.To ich pomysły, oddanie i czas umożliwiły dzisiejsze spotkanie.
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.Είναι οι ιδέες, η αφοσίωση και ο χρόνος τους, που τα έκαναν όλα εφικτά.
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.Их идеи, время и целеустремлённость сделали его возможным.
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.Їхні ідеї, час та відданість зробили його реальністю.
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.Техните идеи, всеотдайност и време, са тези които го правят възможно.
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.רעינותיהם, מחויבותם וזמנם הפכו זאת לאפשרי.
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.أفكارهم وتفانيهم وتضحيتهم بالوقت هي التي جعلت كل شيء ممكنا.
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.今日のスピーカーも 全て 彼らが独自に選んでいます
RAB şimdi size bağlılıkla, iyilikle davransın. Bunu yaptığınız için ben de size aynı şekilde iyilik yapacağım.Ahora pues, que Jehovah os muestre misericordia y verdad. Y yo también os haré bien por esto que habéis hecho
RAB şimdi size bağlılıkla, iyilikle davransın. Bunu yaptığınız için ben de size aynı şekilde iyilik yapacağım.너희가 이 일을 하였으니 이제 여호와께서 은혜와 진리로 너희에게 베푸시기를 원하고 나도 이 선한 일을 너희에게 갚으리니
RAB şimdi size bağlılıkla, iyilikle davransın. Bunu yaptığınız için ben de size aynı şekilde iyilik yapacağım.Måtte nu HERREN vise eder Godhed og Trofasthed! Men også jeg vil gøre godt imod eder, fordi I gjorde dette.
RAB şimdi size bağlılıkla, iyilikle davransın. Bunu yaptığınız için ben de size aynı şekilde iyilik yapacağım.Osoittakoon nyt Herra laupeutta ja uskollisuutta teitä kohtaan. Minäkin teen teille hyvää, koska tämän teitte.
RAB şimdi size bağlılıkla, iyilikle davransın. Bunu yaptığınız için ben de size aynı şekilde iyilik yapacağım.Sedaj pa izkaži GOSPOD milost in zvestobo vam, pa tudi jaz povrnem to dobro delo vam, ki ste ga storili.
RAB şimdi size bağlılıkla, iyilikle davransın. Bunu yaptığınız için ben de size aynı şekilde iyilik yapacağım.Şi acum, Domnul să vă arate bunătate şi credincioşie! Vă voi face şi eu bine, pentrucă v'aţi purtat astfel.
RAB şimdi size bağlılıkla, iyilikle davransın. Bunu yaptığınız için ben de size aynı şekilde iyilik yapacağım.и ныне да воздаст вам Господь милостью и истиною; и я сделаю вам благодеяние за то, что вы это сделали;
RAB şimdi size bağlılıkla, iyilikle davransın. Bunu yaptığınız için ben de size aynı şekilde iyilik yapacağım.ועתה יעש יהוה עמכם חסד ואמת וגם אנכי אעשה אתכם הטובה הזאת אשר עשיתם הדבר הזה׃
RAB şimdi size bağlılıkla, iyilikle davransın. Bunu yaptığınız için ben de size aynı şekilde iyilik yapacağım.والآن ليصنع الرب معكم احسانا وحقا وانا ايضا افعل معكم هذا الخير لانكم فعلتم هذا الامر.
RAB şimdi size bağlılıkla, iyilikle davransın. Bunu yaptığınız için ben de size aynı şekilde iyilik yapacağım.你 們 既 行 了 這 事 、 願 耶 和 華 以 慈 愛 誠 實 待 你 們 . 我 也 要 為 此 厚 待 你 們
RAB şimdi size bağlılıkla, iyilikle davransın. Bunu yaptığınız için ben de size aynı şekilde iyilik yapacağım.你 們既 行 了 這事 、 願耶和華 以 慈愛誠 實待 你 們 . 我 也 要 為此 厚待 你 們
Senin bağlılıkların, hayata ve diğer varlıklara gerçek bağlantıların değil.Vaše zväzky nie sú vašim skutočným spojením so životom a ostatnými bytosťami.
Şöyle olamaz, 'Hım, bağlılıklarımızdan ayrılışımızın acısını ve hüznünü yaşayacaksın.'Nemôže to byť, 'Oh, budete cítiť ten smútok alebo tú bolesť oddelenosti od svojich zväzkov.'
Ve sonuçta, bu dünyada sizleri bağlılıkla bırakmak istiyorum.A na závěr je to právě to slovo "zapojení", které bych chtěl, aby ve vás zůstalo.
Ve sonuçta, bu dünyada sizleri bağlılıkla bırakmak istiyorum.E alla fine è questa la parola, impegno, con cui voglio lasciarvi.
Ve sonuçta, bu dünyada sizleri bağlılıkla bırakmak istiyorum.En uiteindelijk is het dat woord, betrokkenheid, dat ik jullie wil meegeven.
Ve sonuçta, bu dünyada sizleri bağlılıkla bırakmak istiyorum.És végül ezzel a kifejezéssel, a "lekötöttséggel" szeretnék búcsúzni.
Ve sonuçta, bu dünyada sizleri bağlılıkla bırakmak istiyorum.Et au final, c'est ce mot implication sur lequel je veux vous laisser.
Ve sonuçta, bu dünyada sizleri bağlılıkla bırakmak istiyorum.În final vreau să vă las cu acest cuvânt - implicare.
Ve sonuçta, bu dünyada sizleri bağlılıkla bırakmak istiyorum.그리고 마지막으로, 여러분께 남겨두고 싶은 단어가 몰입입니다.
Ve sonuçta, bu dünyada sizleri bağlılıkla bırakmak istiyorum.No fundo, é com este termo, envolvimento, que vos quero deixar.
Ve sonuçta, bu dünyada sizleri bağlılıkla bırakmak istiyorum.Och till slut, det är detta ord, "engagemang", att jag vill lämna dig med.
Ve sonuçta, bu dünyada sizleri bağlılıkla bırakmak istiyorum.Og i sidste ende, er det dette ord, "engagement," som jeg vil efterlade jer med.
Ve sonuçta, bu dünyada sizleri bağlılıkla bırakmak istiyorum.Pada akhirnya, kata inilah, keterlibatan, yang ingin saya berikan kepada Anda.
Ve sonuçta, bu dünyada sizleri bağlılıkla bırakmak istiyorum.Und am Ende ist es das Wort, Engagement, dass ich Ihnen ans Herz legen möchte.
Ve sonuçta, bu dünyada sizleri bağlılıkla bırakmak istiyorum.Và cuối cùng thì đó chính là cái từ 'tham gia' mà tôi muốn để lại với các bạn ngày hôm nay.
Ve sonuçta, bu dünyada sizleri bağlılıkla bırakmak istiyorum.Właśnie z tym słowem was zostawię. Zaangażowanie. Psychologiczne i neurologiczne wnioski
Ve sonuçta, bu dünyada sizleri bağlılıkla bırakmak istiyorum.Y al final es esta palabra, el compromiso, la que quiero dejarles.
Ve sonuçta, bu dünyada sizleri bağlılıkla bırakmak istiyorum.Και τελικά, είναι αυτή η λέξη, "συμμετοχή", με την οποία θέλω να σας αφήσω.
Ve sonuçta, bu dünyada sizleri bağlılıkla bırakmak istiyorum.И в крайна сметка, думата, с която искам да ви оставя е Ангажираност.
Ve sonuçta, bu dünyada sizleri bağlılıkla bırakmak istiyorum.Под конец я хочу оставить вас с этим словом — заинтересованность.
Ve sonuçta, bu dünyada sizleri bağlılıkla bırakmak istiyorum.ולסיום, המילה הזאת, מעורבות שאני רוצה שתשארו איתה
Ve sonuçta, bu dünyada sizleri bağlılıkla bırakmak istiyorum.و في النهاية, هي هذه الكلمة, المشاركة, التي أود أن أترككم معها.
Ve sonuçta, bu dünyada sizleri bağlılıkla bırakmak istiyorum.終わりにしたいと思います ゲームプレイヤーを観察することで
Yehoşafat onlara şu buyrukları verdi: ‹‹Görevinizi RAB korkusuyla, bağlılıkla, bütün yüreğinizle yapmalısınız.A prikázal im a povedal: Tak robte v bázni Hospodinovej, verne a úprimným srdcom.
Yehoşafat onlara şu buyrukları verdi: ‹‹Görevinizi RAB korkusuyla, bağlılıkla, bütün yüreğinizle yapmalısınız.A přikázal jim, řka: Takž dělejte v bázni Hospodinově, u víře a v srdci upřímém.
Yehoşafat onlara şu buyrukları verdi: ‹‹Görevinizi RAB korkusuyla, bağlılıkla, bütün yüreğinizle yapmalısınız.bjöd han dem och sade: »Så skolen I göra i HERRENS fruktan, redligt och med hängivet hjärta.
Yehoşafat onlara şu buyrukları verdi: ‹‹Görevinizi RAB korkusuyla, bağlılıkla, bütün yüreğinizle yapmalısınız.E deu-lhes ordem, dizendo: Assim procedei no temor do Senhor, com fidelidade e com coração perfeito.
Yehoşafat onlara şu buyrukları verdi: ‹‹Görevinizi RAB korkusuyla, bağlılıkla, bütün yüreğinizle yapmalısınız.Egli comandò loro: «Voi agirete nel timore del Signore, con fedeltà e con cuore integro
Yehoşafat onlara şu buyrukları verdi: ‹‹Görevinizi RAB korkusuyla, bağlılıkla, bütün yüreğinizle yapmalısınız.És meghagyá nékik, mondván: Így cselekedjetek az Úrnak félelmében hûséggel és tökéletes szívvel.

İlgili Sayfalar