bağırmaya ile cümle

bağırmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Sadece Gharkad ağacı bağırmayacaktır çünkü o Yahudilerin ağacıdır.”Komm und töte ihn!“ Nur der Gharkad-Baum wird dies nicht tun, denn er ist ein Baum der Juden..
Sonra bağırmaya başladılar.Wir ließen dich schreien.
Zsupan yardım istemek için bağırmaya başlar.Die schreit um Hilfe.
Havalan!'' diye bağırmaya başladı.Halt!“ geschrien.
Günlerden bir gün bir balıkçı telaş içinde bağırmaya başlamış: "Gördüm gördüm!Plötzlich sahen mich ein paar Frauen und schrien: ›Ein Flieger kommt‹.
Kim beni gördüğü anda, Vietnamca, Bana su verin, yanıyorum, kavruluyorum. diye bağırmaya başladı.Tout le monde criait au secours, je brûle, je meurs.
Zsupan yardım istemek için bağırmaya başlar.Il crie au secours inutilement.
Korktum ve bağırmaya başladım.Me asusté y empecé a gritar.
İnsanı sessiz kalmaya zorlayan acı, onu bağırmaya zorlayan acıdan çok daha büyüktür.El dolor que obliga a una persona a callar es mucho mayor que el que le obliga a gritar.
Zsupan yardım istemek için bağırmaya başlar.Ella comienza a pedir ayuda.
Sonra bağırmaya başladılar.Y que entonces gritó.
Sonra bağırmaya başladılar.E cominciai a strillare.
Sonra bağırmaya başladılar.Она начинает кричать.
Tom'um yardımıyla Kate annesi ile yalnız kalabilir, annesi onu görünce yardım için bağırmaya başlar.Кейт решила навестить мать в больнице, но увидев дочь, Диана начала кричать о помощи.
Her yerde avaz avaz bağırmaya başladı.На первом маленьком спуске, он начинал кричать.
Zsupan yardım istemek için bağırmaya başlar.اطلب أو قم بالصراخ للمساعدة.
Cüce bağırmaya başlamış. - Siz bana iyilik mi ettiniz, kötülük mü?(Que Mal Fiz Eu a Deus?POR ou Que Mal Eu Fiz a Deus?
Zsupan yardım istemek için bağırmaya başlar.Hij schreeuwt om hulp.
Sonra bağırmaya başladılar.Daarna kwamen ze me roepen.
Yardım için bağırmaya başlar ama etrafından gelen sesler onu susturur.Woła o pomoc, ale jego głos odbija się od desek.
Her yerde avaz avaz bağırmaya başladı.Po pierwszych słowach podniosły się krzyki.
Zsupan yardım istemek için bağırmaya başlar.Krzyknąłem o pomoc.
Molly bunu görünce bağırmaya başlar.Kleopatra płacze, gdy to widzi.
Tom'um yardımıyla Kate annesi ile yalnız kalabilir, annesi onu görünce yardım için bağırmaya başlar.När Kate kommer till sjukhuset för att besöka sin mor börjar Diane skrika på hjälp.
Her yerde avaz avaz bağırmaya başladı.З переляку люди почали кричати.
Tom'um yardımıyla Kate annesi ile yalnız kalabilir, annesi onu görünce yardım için bağırmaya başlar.Кейт вирішила провідати матір в лікарні, але побачивши дочку, Діана почала кричати про допомогу.
Cüce bağırmaya başlamış. - Siz bana iyilik mi ettiniz, kötülük mü?Але розсудіть, що ж тут було? — запитував Плевако. — Злочин хижака або помилка розрахунку?
Sonra bağırmaya başladılar.Pak jsem začal křičet.
Sonra bağırmaya başladılar.Apoi a rostit un strigăt.
Kölesi olan kız, Liu, ona yardım etmeleri için çığlıklarla bağırmaya başlar.O sclavă, Liu, cere ajutor fiindcă bătrânul ei stăpân a căzut.
Bağırmaya gerek yok.Nu este nevoie de urlete.
Sonra Hitler koşuşturup öfkeyle bağırmaya başladı.Hitler ezt követően kiabálni kezdett vele.
Her yerde avaz avaz bağırmaya başladı.A lány mindenről megfeledkezve sikítani kezd.
Sadece Gharkad ağacı bağırmayacaktır çünkü o Yahudilerin ağacıdır.”Szinnyei Merse László, de zsidók haszonbérlik.”
Tom'um yardımıyla Kate annesi ile yalnız kalabilir, annesi onu görünce yardım için bağırmaya başlar.Tomin avulla Kate saa tavata äitinsä, joka alkaakin huutaa apua nähtyään tämän.
Sonra bağırmaya başladılar.Me vaan huudettiin.
Zsupan yardım istemek için bağırmaya başlar.Hän hätääntyy ja huutaa apua.
Sonra bağırmaya başladılar.Αργότερα άρχισε να κλαίει.
Sonra bağırmaya başladılar.Så du endelig skriger.
Kölesi olan kız, Liu, ona yardım etmeleri için çığlıklarla bağırmaya başlar.Hans slavepige, Liù, råber om hjælp.
Bu zulümde payı olan kim varsa hepsi tek tek hesabını verecek." diyerek bağırmaya başladı.Enhver, der har en rolle i denne undertrykkelse vil dø, én efter én."
Her yerde avaz avaz bağırmaya başladı.Udendørs bliver det efterhånden gråt.
Sadece Gharkad ağacı bağırmayacaktır çünkü o Yahudilerin ağacıdır.”Kecuali pohon gharqad karena ia adalah pohon Yahudi.”
Sonra bağırmaya başladılar.Cô bắt đầu la hét.
Bu zulümde payı olan kim varsa hepsi tek tek hesabını verecek." diyerek bağırmaya başladı.Bất cứ ai có một vai trò trong sự đàn áp này sẽ chết từng người một."
Cüce bağırmaya başlamış. - Siz bana iyilik mi ettiniz, kötülük mü?Con nào kiệt sức thì ngả chết ngay. ^ a ă â Phóng sinh: Phúc hay tội?
Her yerde avaz avaz bağırmaya başladı.Ngay sau đó là tiếng kêu khóc và gào thét vang lên khắp nơi.
Cüce bağırmaya başlamış. - Siz bana iyilik mi ettiniz, kötülük mü?勘当する! たたき出す! と大騒ぎを始めてしまった。
Sadece Gharkad ağacı bağırmayacaktır çünkü o Yahudilerin ağacıdır.”厄爾蓋德樹是例外,因為它是猶太人的樹。
Zsupan yardım istemek için bağırmaya başlar.她大声向外求救。
Zsupan yardım istemek için bağırmaya başlar.하지만 도와달라는 울부짖음이기도 했지.
Zsupan yardım istemek için bağırmaya başlar.בצר לו, הוא פונה לקרישנה לעזרה.
Medyum trans'a girer ve bağırmaya başlar.גברת מרכוס נכנסת לחדר ומתחילה לצעוק על כולם.
Yardım için bağırmaya başlar ama etrafından gelen sesler onu susturur.Той веднага започва да крещи, но някой го смъмря да мълчи.
Zsupan yardım istemek için bağırmaya başlar.Međutim, majka započne vrištati upomoć.
Sonra bağırmaya başladılar.Nato so začeli še pogozdovat.
Her yerde avaz avaz bağırmaya başladı.Tedaj je na vso moč zajokal.
Bana bağırmaya başlayınca tercümana"Bon, dites-lui de se calmer, qu'est-ce qu'il dit?"
Bana bağırmaya başlayınca tercümanaE lui iniziò a gridarmi addosso e io dissi alla traduttrice
Bana bağırmaya başlayınca tercümanaEr begann mich anzuschreien, und ich sagte zur Dolmetscherin:

İlgili Sayfalar