bağırdı ile cümle
bağırdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Fleet "Tam önümüzde buz dağı var!" şeklinde bağırdı.Fleet svarade: "Isberg, rakt föröver!"
Ellerini cebimden çek!" diye bağırdı.En man skrek "Ta bort handen från min ficka!
Asılmadan birkaç saniye önce Julius Streicher, "Purim Fest 1946!" diye bağırdı.Han vände sig till vittnena och skrek: ”Purimfest 1946!”
Fleet "Orda biri var mı?" diye bağırdı.De ropade "-Är någon vid liv därute?"
Burası New York" şeklinde polislere bağırdılar.Invånarna kallas "New Yorkers".
Bebekken ilk bağırdığı zaman, bir ebe sokağa çıktı ve yabancı bir isim verilmesini istedi.Коли дитина вперше закричала, акушерка вийшла на вулицю і запитала в першого-ліпшого перехожого ім'я.
Alaş! diye bağırdıkları bilinmektedir.Quem terá sido? — Я чув, як хтось плаче.
Bu kumpastır, eninde sonunda bunun hesabı hukuk içerisinde sorulacaktır" diye bağırdı.Так що цього товариша, сподіваюся, рано чи пізно притягнуть до відповідальності».
Taraftarlar "Bastır Ukrayna!" diye bağırdılar.«Україно, вперед!», — ревіли вболівальники.
Tom Mary'nin bağırdığını duydu.Том чув, як Мері кричить.
Tom Mary'ye bağırdı.Том накричав на Мері.
Tom Mary'nin John'a bağırdığını duydu.Том чув, як Мері кричить на Джона.
Tom, Mary'ye bağırdı mı?Том кричав на Мері?
Cugaşvili bunu reddetti ve "Vur!" diye bağırdı.Skočila jsem mezi něho a Ja'ira a řekla: „Nestřílejte!
Bebekken ilk bağırdığı zaman, bir ebe sokağa çıktı ve yabancı bir isim verilmesini istedi.Când copilul a strigat pentru prima oară, o moașă a ieșit în stradă și a cerut un nume unui străin.
Bu arada Perry üçüncü dizeyi duyunca, "Bir araba alıyoruz." diye bağırdı.Amikor Katy meghallotta a harmadik sort, így szólt: „Veszünk neked egy autót!”
Meydana koşun." diye bağırdı.Rajta, vadászok” – kiáltotta.
Bazı dinleyiciler tarafından bağırdılar.Beszédeit nagy tömegek hallgatták.
Mustafa Birden, "Arkadaşlar, hepiniz masanın altına girin!" diye bağırdı.Avajaisiltana Koschmider huuteli puolityhjästä salista "Tehkää show'ta!"-komentoja.
Biz herkesi tehlikeyle ilgili uyarmak için bağırdık.Huusimme varoittaaksemme kaikkia vaarasta.
Cugaşvili bunu reddetti ve "Vur!" diye bağırdı.Εκείνος όμως δε δεχόταν και φώναζε: «Χτυπάτε διά την πίστην».
Boğuşma sırasında 'Seni tanıdım,' diye bağırdı."De kæmpede dengang," sagde han, "og de vil kæmpe nu."
Fleet "Orda biri var mı?" diye bağırdı.Fleet spurte «Er det noen der?»
Alaş! diye bağırdıkları bilinmektedir.Den er kjent for at den skriker høyt.
Burası New York" şeklinde polislere bağırdılar.For eksempel brukes betegnelsen newyorker om personer fra New York.
Ellerini cebimden çek!" diye bağırdı.Keluarkan tanganmu dari sakuku!"
Bu silah oyuncak!” diye bağırdığını söyledi.Seorang polisi berteriak, "Ia bersenjata!
Ellerini cebimden çek!" diye bağırdı.Bỏ tay ra khỏi túi tao!".
Fleet "Tam önümüzde buz dağı var!" şeklinde bağırdı."Núi băng, ngay phía trước!"
Bazı dinleyiciler tarafından bağırdılar.Có một số người phát âm những âm .
Ellerini cebimden çek!" diye bağırdı.男が「俺のポケットから手を離せ! ポケットにさわるな!」と叫んだ。
Boğuşma sırasında 'Seni tanıdım,' diye bağırdı.」と叫んだ時に戦死した。
Fleet "Tam önümüzde buz dağı var!" şeklinde bağırdı.フリートは「真正面に氷山があります」と告げた。
Burası New York" şeklinde polislere bağırdılar.これらをニューヨーク断片という。
Bu silah oyuncak!” diye bağırdığını söyledi.これでポップな曲になった!」と叫んだという。
Alaş! diye bağırdıkları bilinmektedir." と叫ぶことが知られている。
Çoban bir gün çocuklardan birinin "bekos" diye bağırdığını duyar ve bunun Frigce olduğu sonucuna varır.子供のうちの一方が腕を投げ出して「ベコス」と叫ぶと羊飼いはその言葉はフリュギア語だと結論した、というのは「ベコス」はフリュギア語でパンを意味するからである。
Bir bağırdığında neredeyse yer gök inler.渺渺水石间,因风时一度。
Paez kızgınlıkla Nicolich’e bağırdı: “Allah aşkına bunun neresi iyi haber?”.“凭啥是个好消息?”派斯愤怒地对尼科里奇叫喊。
Ellerini cebimden çek!" diye bağırdı.내 주머니에서 손 빼!"( "Nigger!
Bir bağırdığında neredeyse yer gök inler.기후는 아한대 습윤 기후이다.
Kadın hareketinden dolayı mecburen gizli kalmaktan sıkıldım" diye bağırdım.이에 응하여 여성 운동에 대한 방침과 방향을 세워 분투하게 된다.'고 하였다.
Mustafa Birden, "Arkadaşlar, hepiniz masanın altına girin!" diye bağırdı.압바스 모세가 말하기를 "그대의 수도실에 앉으십시오.
Ellerini cebimden çek!" diye bağırdı.תוציא את היד שלך מהכיס שלי!"
Burası New York" şeklinde polislere bağırdılar.באותם ימים נקראה בשם "יורק".
Asker tanıkların ifadesine göre saldırgan ateşe başlamadan önce Allahu Ekber diye bağırdı.אחד הניצולים אמר כי היורה צעק "אללה אכבר" בהתקפה.
"Leviathan!" diye bağırdı Castiel.Просто живях!“ – казва Хулио.
Hatta bununla kalmayıp "Tito'nun köpekleri" diye bağırdılar.Грифоните са "кучетата на Зевс".
O esnada gemideki hayvanlar bağırdığından, bugünkü adını almıştır.Tako je po njenom jadikovanju rijeka i dobila današnje ime.
2 Melek gür bir sesle bağırdı: “Yıkıldı!Prosvjedi Hrvata u BiH: 'Odzvonilo je!'.
Cugaşvili bunu reddetti ve "Vur!" diye bağırdı.Grof jim je rekel: »Vstanite in poiščite si orožja!
Hatta bununla kalmayıp "Tito'nun köpekleri" diye bağırdılar.Taip pat minimi kaip „Dzeuso šunys“.
Burası New York" şeklinde polislere bağırdılar.Policininko atminimui jo vardu pavadinta viena Niujorko aikštė.
Kadın hareketinden dolayı mecburen gizli kalmaktan sıkıldım" diye bağırdım.Ir tas įsitikinimas privertė mane atsidėjus sekti taip vadinamojo moterų klausimo evoliuciją..."
Bazı dinleyiciler tarafından bağırdılar.Atsišakoja keliukas į Girdiškės.
Hatta bununla kalmayıp "Tito'nun köpekleri" diye bağırdılar.Tiibeti koertega kullaotsijate jälil" autor.
% 1 kullanıcısının ne söylediğini ve bağırdığını artık duymayacaksınız.%1 の発言が聞こえなくなります。
% 1 kullanıcısının ne söylediğini ve bağırdığını artık duymayacaksınız.Budete znovu počuť, čo povie a zakričí% 1.
% 1 kullanıcısının ne söylediğini ve bağırdığını artık duymayacaksınız.Du kommer inte att höra vad% 1 säger och ropar.
% 1 kullanıcısının ne söylediğini ve bağırdığını artık duymayacaksınız.Du vil igen høre hvad% 1 siger og råber.