bağırdı ile cümle
bağırdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Çocuklarıma durmaları için bağırdığımda, bazen bana her ikisi de der ki o bana daha sert vurdu.両方とも もう一人のほうが もっと強くたたいたと言うのです 子供がうそをついている訳ではないと分っていたので
"Concord kurtarma!" diye bağırdı"Concord a mentő!"
"Concord kurtarma!" diye bağırdı"Concord ist die Rettung!"
"Concord kurtarma!" diye bağırdı"현장으로 콩코드를!"소리쳤다
"Concord kurtarma!" diye bağırdıצעק "קונקורד להציל את!"
"Concord kurtarma!" diye bağırdıصاح "كونكورد لانقاذ!"
"Concord kurtarma!" diye bağırdıワゴンは間、猛烈なスピードと破砕荷重、ベアリング、ひょっとすると、過去に撮影
Craven. " Diye sana bu kadar hatırlıyor musunuz? "Diye bağırdıCraven "." Apakah dia ingat kepadamu sebanyak itu?
Craven. " Diye sana bu kadar hatırlıyor musunuz? "Diye bağırdıCraven. " Hat er dich daran erinnern, dass viel? ", Rief
Craven. " Diye sana bu kadar hatırlıyor musunuz? "Diye bağırdıCraven. " ¿Le he acordado de ti tanto? ", Exclamó
Craven. " Diye sana bu kadar hatırlıyor musunuz? "Diye bağırdıCraven "." Ông ấy nhớ ngươi rằng có rất nhiều "kêu lên
Craven. " Diye sana bu kadar hatırlıyor musunuz? "Diye bağırdıCraven. " Será que ele lembrar de ti tanto assim? ", Exclamou
Craven. " Diye sana bu kadar hatırlıyor musunuz? "Diye bağırdıCraven "." Ţi-a aminte te atât de mult? ", Exclama
Craven. " Diye sana bu kadar hatırlıyor musunuz? "Diye bağırdıCraven. " Μήπως ο ίδιος θυμάται ότι ένα μεγάλο μέρος σου; "αναφώνησε
Craven. " Diye sana bu kadar hatırlıyor musunuz? "Diye bağırdı크레이븐은. "그가 그대에게 그렇게 기억나요? "외쳤다
Craven. " Diye sana bu kadar hatırlıyor musunuz? "Diye bağırdıקרייבן. " האם הוא זוכר אותך כל כך הרבה? "קרא
Craven. " Diye sana bu kadar hatırlıyor musunuz? "Diye bağırdıجبان "." هل يتذكر أن الكثير اليك؟ "مصيح
Craven. " Diye sana bu kadar hatırlıyor musunuz? "Diye bağırdıマーサ。
Davutun dostu Arklı Huşay, Avşalomun yanına varınca, ‹‹Yaşasın kral! Yaşasın kral!›› diye bağırdı.Da nu Arkiten Husjaj, Davids Ven, kom til Absalon, sagde han til ham: "Kongen leve, Kongen leve!"
Davutun dostu Arklı Huşay, Avşalomun yanına varınca, ‹‹Yaşasın kral! Yaşasın kral!›› diye bağırdı.Da nu arkitten Husai, Davids venn, kom til Absalom, sa Husai til Absalom: Kongen leve! Kongen leve!
Davutun dostu Arklı Huşay, Avşalomun yanına varınca, ‹‹Yaşasın kral! Yaşasın kral!›› diye bağırdı.E chegando Husai, o arquita, amigo de Davi, a Absalão, disse-lhe: Viva o rei, viva o rei!
Davutun dostu Arklı Huşay, Avşalomun yanına varınca, ‹‹Yaşasın kral! Yaşasın kral!›› diye bağırdı.In ko pride Husaj Arkičan, prijatelj Davidov, k Absalomu, reče Absalomu: Živel kralj! Živel kralj!
Davutun dostu Arklı Huşay, Avşalomun yanına varınca, ‹‹Yaşasın kral! Yaşasın kral!›› diye bağırdı.Ketika Husai teman Daud yang setia itu bertemu dengan Absalom, Husai berseru, "Hidup raja! Hidup raja!
Davutun dostu Arklı Huşay, Avşalomun yanına varınca, ‹‹Yaşasın kral! Yaşasın kral!›› diye bağırdı.Khi Hu-sai, người Aït-kít, bạn hữu của Ða-vít, đến bên Áp-sa-lôm, thì nói rằng: Vua vạn tuế! vua vạn tuế!
Davutun dostu Arklı Huşay, Avşalomun yanına varınca, ‹‹Yaşasın kral! Yaşasın kral!›› diye bağırdı."다윗의 친구 아렉 사람 후새가 압살롬에게 나아올 때에 저에게 말하기를 왕이여 만세, 왕이여 만세 하니"
Davutun dostu Arklı Huşay, Avşalomun yanına varınca, ‹‹Yaşasın kral! Yaşasın kral!›› diye bağırdı.Lorsque Huschaï, l`Arkien, ami de David, fut arrivé auprès d`Absalom, il lui dit: Vive le roi! vive le roi!
Davutun dostu Arklı Huşay, Avşalomun yanına varınca, ‹‹Yaşasın kral! Yaşasın kral!›› diye bağırdı.När nu arkiten Husai, Davids vän, kom till Absalom, ropade Husai till Absalom: »Leve konungen! Leve konungen!»
Davutun dostu Arklı Huşay, Avşalomun yanına varınca, ‹‹Yaşasın kral! Yaşasın kral!›› diye bağırdı.Quando Cusài l'Archita, l'amico di Davide, fu giunto presso Assalonne gli disse: «Viva il re! Viva il re!»
Davutun dostu Arklı Huşay, Avşalomun yanına varınca, ‹‹Yaşasın kral! Yaşasın kral!›› diye bağırdı.ויהי כאשר בא חושי הארכי רעה דוד אל אבשלום ויאמר חושי אל אבשלם יחי המלך יחי המלך׃
Davutun dostu Arklı Huşay, Avşalomun yanına varınca, ‹‹Yaşasın kral! Yaşasın kral!›› diye bağırdı.ولما جاء حوشاي الاركي صاحب داود الى ابشالوم قال حوشاي لابشالوم ليحي الملك ليحي الملك.
Davutun dostu Arklı Huşay, Avşalomun yanına varınca, ‹‹Yaşasın kral! Yaşasın kral!›› diye bağırdı.大 衛 的 朋 友 、 亞 基 人 戶 篩 、 去 見 押 沙 龍 、 對 他 說 、 願 王 萬 歲 、 願 王 萬 歲
Davutun dostu Arklı Huşay, Avşalomun yanına varınca, ‹‹Yaşasın kral! Yaşasın kral!›› diye bağırdı.大衛 的 朋友 、 亞基 人 戶篩 、 去見押 沙龍 、 對他說 、 願王 萬歲 、 願王 萬歲
'Diye bağırdı Alice geliyor.Alice vine.
'Diye bağırdıAlice přichází.
'Diye bağırdı."Azt kiáltotta.
'Diye bağırdı"Eles gritaram quando viram
"Diye bağırdı"Esclamò
'Diye bağırdı.Exclamat. "?
'Diye bağırdı'Gridarono quando videro
'Diye bağırdı"Gritaron cuando vieron
'Diye bağırdı"He huusivat nähdessään
'Diye bağırdı"Họ đã khóc khi nhìn thấy
"Diye bağırdı"Huudahti
'Diye bağırdı.Il exclamé.
'Diye bağırdı'Ils crièrent, quand ils ont vu
"Diye bağırdı"Je vzkliknil
"Diye bağırdı"Kiáltott fel
Diye bağırdı Kraliçe 'başlarını?'."Ali svoje glave?" Zavpil Queen.
Diye bağırdı Kraliçe 'başlarını?'."Apakah kepala mereka pergi?" Teriak Ratu.
Diye bağırdı Kraliçe 'başlarını?'."Är deras huvud?" Skrek drottningen.
Diye bağırdı Kraliçe 'başlarını?'."Czy ich głów?" Krzyknął Queen.
Diye bağırdı Kraliçe 'başlarını?'.'Er deres hoveder off? "Råbte dronningen.
Diye bağırdı Kraliçe 'başlarını?'."Están como locos?", Gritó la Reina.
Diye bağırdı Kraliçe 'başlarını?'."Jsou jejich hlavy pryč?" Křičel královna.
Diye bağırdı Kraliçe 'başlarını?'.조용히 다른 사람 후에 내려 행진. 여왕을 질렀다 '는 머리에서가?세요.
Diye bağırdı Kraliçe 'başlarını?'.lặng lẽ hành quân sau khi những người khác. 'Đầu? Hét lên Nữ hoàng.
Diye bağırdı Kraliçe 'başlarını?'."Onko heidän päänsä pois?" Huusi kuningatar.
Diye bağırdı Kraliçe 'başlarını?'."Sind ihre Köpfe ab?", Rief die Königin.
Diye bağırdı Kraliçe 'başlarını?'.'Sono loro teste?' Gridò la Regina.
Diye bağırdı Kraliçe 'başlarını?'.Sont leurs têtes hors? Cria la Reine.