bağırdı ile cümle
bağırdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.Ma per la violenza del vento, s'impaurì e, cominciando ad affondare, gridò: «Signore, salvami!»
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.Mas, sentindo o vento, teve medo; e, começando a submergir, clamou: Senhor, salva-me.
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.Men da han så det hårde vær, blev han redd og begynte å synke; da ropte han: Herre, frels mig!
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.Mutta nähdessään, kuinka tuuli, hän peljästyi ja rupesi vajoamaan ja huusi sanoen: "Herra, auta minua".
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.Pero al ver el viento fuerte, tuvo miedo y comenzó a hundirse. Entonces gritó diciendo: --¡Señor, sálvame
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.Song khi thấy gió thổi, thì Phi -e-rơ sợ hãi, hòng sụp xuống nước, bèn la lên rằng: Chúa ơn, xin cứu lấy tôi!
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.Βλεπων ομως τον ανεμον δυνατον εφοβηθη, και αρχισας να καταποντιζηται, εκραξε λεγων Κυριε, σωσον με.
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.като виждаше вятърът [силен], уплаши се и, като потъваше, извика, казвайки: Господи избави ме!
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.но, видя сильный ветер, испугался и, начав утопать, закричал: Господи! спаси меня.
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.Та, бачивши сильний вітер, злякавсь, і, почавши тонути, кричав, говорячи: Господи, спаси мене.
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.ויהי כראתו את הרוח כי חזקה היא ויירא ויחל לטבע ויצעק לאמר אדני הושיעני׃
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.ولكن لما رأى الريح شديدة خاف واذ ابتدأ يغرق صرخ قائلا يا رب نجني.
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.只 因 見 風 甚 大 、 就 害 怕 . 將 要 沉 下 去 、 便 喊 著 說 、 主 阿 、 救 我
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.只因 見風 甚大 、 就 害怕 . 將要 沉 下去 、 便 喊 著說 、 主阿 、 救我
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna! A crié le père dans la salle à la cuisine, en battant des mains,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna! ", Gritó el padre a través de la sala a la cocina, dando una palmada,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna! "Gritou o pai pelo corredor até a cozinha, batendo palmas,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna 'hét cha thông qua đại sảnh vào nhà bếp, vỗ tay của mình,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna! "Huusi isän kautta sali keittiöön, taputus kätensä,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna! "Kiáltotta az apa révén a csarnok a konyhába, taps a kezét,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna! "Kričal otec cez chodbu do kuchyne, tlieska rukami,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna! "Křičel otec přes chodbu do kuchyně, tleská rukama,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna! "Krzyknął ojciec przez korytarz do kuchni, klaszcząc w ręce,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna! "Råbte faderen gennem salen ud i køkkenet, klappede i sine hænder,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna! 'Schreeuwde de vader door de hal naar de keuken, klapte in zijn handen,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna! ", Schrie der Vater durch den Flur in die Küche und klatschte in die Hände,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna! "Skrek fadern genom hallen in i köket, klappade händerna,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna! "Strigă tatăl prin holul în bucătărie, bate din palme lui,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna! "Teriak ayahnya melalui lorong ke dapur, bertepuk tangan,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna! 'Urlò il padre attraverso il corridoio verso la cucina, battendo le mani,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna! "Vpil oče skozi dvorano v kuhinjo, ploskanje z rokami,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdı"Gritou o pai pelo corredor até a cozinha, batendo palmas,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdı안나! '손을 박수 친다, 부엌으로 복도를 통해 아버지를 외쳤다
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıΆννα! "Φώναξε ο πατέρας μέσα από την αίθουσα στην κουζίνα, παλαμάκια τα χέρια του,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıАнна! "- Кресна баща през залата в кухнята, пляскане на ръцете си,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıАнна! "Кричав батько через хол у кухню, плескаючи в долоні,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıАнна! "Кричал отец через холл в кухню, хлопая в ладоши,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıאנה! "צעק האב דרך הפרוזדור אל המטבח, מוחא כפיים,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıصاح آنا! والد عبر القاعة في المطبخ ، ويصفق بيديه ،
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdı"すぐに錠前屋をフェッチ!"
"Arka takım! Ön takım! Hazır ve --" diye bağırdı sürücü ve yola çıktık.Je n'y connaissais vraiment rien, mais la première décision avait été prise.
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››A gdy usłyszał, żem wyniosła głos mój, i zawołała, zostawiwszy szatę swoję u mnie, uciekł, i wyszedł precz.
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››A když uslyšel, že jsem hlasu svého pozdvihla a křičela, nechav roucha svého u mne, utekl a vyšel ven.
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››e ouvigiu-se para ela no caminho, e disse: Vem, deixa-me deixou, aqui a sua capa e fugiu, escapando para fora.
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››És lõn, a mint hallja vala, hogy fenszóval kezdék kiáltani, ruháját nálam hagyá és elfuta és kiméne.
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››in ko je slišal, da sem zagnala glas in klicala, je pustil obleko svojo poleg mene in pobegnil in šel iz hiše.
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››Ja kun hän kuuli minun kirkaisevan ja huutavan, jätti hän vaippansa viereeni, pakeni ja riensi ulos."
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››그가 나의 소리질러 부름을 듣고 그 옷을 내게 버려두고 도망하여 나갔느니라 하고
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››og da han hørte, at jeg gav mig til at råbe, lod han sin Kappe blive hos mig og flygtede ud af Huset!"
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››og da han hørte at jeg satte i å rope, lot han sin kappe efter sig hos mig og flyktet ut av huset.
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››Şi, cînd a văzut că ridic glasul şi strig, şi -a lăsat haina lîngă mine şi a fugit afară.``
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››Und da er hörte, daß ich ein Geschrei machte und rief, da ließ er sein Kleid bei mir und lief hinaus.
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››Vừa khi nó nghe ta cất tiếng la, thì tuột áo lại bên ta, chạy trốn ra ngoài.
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››Vừa khi nó nghe ta cất_tiếng la , thì tuột áo lại bên ta , chạy trốn ra ngoài .
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››Waktu mendengar teriakan saya, ia lari ke luar dan jubahnya tertinggal.
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››Y él, viendo que yo alzaba la voz y gritaba, dejó a mi lado su manto, se escapó y salió afuera
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››και ως ηκουσεν οτι υψωσα την φωνην μου και εβοησα, αφησας το ιματιον αυτου παρ' εμοι εφυγε και εξηλθεν εξω.
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››А той, като чу, че извиках с висок глас, остави дрехата си при мене и избяга та излезе вън.
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››и он, услышав, что я подняла вопль и закричала, оставил у меня одежду свою, и побежал, и выбежал вон.
Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.››ויהי כשמעו כי הרימתי קולי ואקרא ויעזב בגדו אצלי וינס ויצא החוצה׃