bağır ile cümle
bağır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
"Barney" diye bağırdı.다시 점프. "바니가!"고 외쳤다.
"Barney" diye bağırdı."Барни!" - Извика той.
"Barney" diye bağırdı.Він закричав.
"Barney" diye bağırdı.Он закричал.
"Barney" diye bağırdı.קפץ לאחור. "בארני!" הוא צעק.
"Barney" diye bağırdı.قفزت الى الوراء. "بارني!" صرخ.
"Barney" diye bağırdı."子供はここにある!
‹‹Başım ağrıyor, başım!›› diye bağırmaya başladı. Babası uşağına, ‹‹Onu annesine götür›› dedi.a povedalo svojmu otcovi: Moja hlava, moja hlava! A riekol služobníkovi: Zanes ho k jeho matke!
‹‹Başım ağrıyor, başım!›› diye bağırmaya başladı. Babası uşağına, ‹‹Onu annesine götür›› dedi.a zis tatălui său: ,,Capul meu! Capul meu!`` Tatăl a zis slujitorului său: ,,Du -l la mamă-sa!``
‹‹Başım ağrıyor, başım!›› diye bağırmaya başladı. Babası uşağına, ‹‹Onu annesine götür›› dedi.Disse a seu pai: Minha cabeça! minha cabeça! Então ele disse a um moço: Leva-o a sua mae.
‹‹Başım ağrıyor, başım!›› diye bağırmaya başladı. Babası uşağına, ‹‹Onu annesine götür›› dedi.Egli disse al padre: «La mia testa, la mia testa!». Il padre ordinò a un servo: «Portalo dalla mamma»
‹‹Başım ağrıyor, başım!›› diye bağırmaya başladı. Babası uşağına, ‹‹Onu annesine götür›› dedi.il dit à son père: Ma tête! ma tête! Le père dit à son serviteur: Porte-le à sa mère.
‹‹Başım ağrıyor, başım!›› diye bağırmaya başladı. Babası uşağına, ‹‹Onu annesine götür›› dedi.그 아비에게 이르되 내 머리야 내 머리야 하는지라 그 아비가 사환에게 명하여 그 어미에게로 데려가라 하매
‹‹Başım ağrıyor, başım!›› diye bağırmaya başladı. Babası uşağına, ‹‹Onu annesine götür›› dedi.mà nói rằng : Ðầu tôi đau ! đầu tôi đau ! Người cha biểu kẻ tôi_tớ đem nó về cho mẹ nó .
‹‹Başım ağrıyor, başım!›› diye bağırmaya başladı. Babası uşağına, ‹‹Onu annesine götür›› dedi.mà nói rằng: Ðầu tôi đau! đầu tôi đau! Người cha biểu kẻ tôi tớ đem nó về cho mẹ nó.
‹‹Başım ağrıyor, başım!›› diye bağırmaya başladı. Babası uşağına, ‹‹Onu annesine götür›› dedi.monda az õ atyjának: Jaj fejem, jaj fejem! És monda [az õ atyja] a szolgának: Vidd el õt az anyjához.
‹‹Başım ağrıyor, başım!›› diye bağırmaya başladı. Babası uşağına, ‹‹Onu annesine götür›› dedi.Og han sa til sin far: Mitt hode! Mitt hode! Da sa faren til sin dreng: Bær ham hjem til hans mor!
‹‹Başım ağrıyor, başım!›› diye bağırmaya başladı. Babası uşağına, ‹‹Onu annesine götür›› dedi.Řeklo otci svému: Hlava má, hlava má! I řekl služebníku: Dones jej k matce jeho.
‹‹Başım ağrıyor, başım!›› diye bağırmaya başladı. Babası uşağına, ‹‹Onu annesine götür›› dedi.Rzekło do ojca swego: Głowa moja! Głowa moja! A on rzekł słudze: Zanieś go do matki jego.
‹‹Başım ağrıyor, başım!›› diye bağırmaya başladı. Babası uşağına, ‹‹Onu annesine götür›› dedi.Tu reče očetu svojemu: O glava moja, glava moja! On pa veli hlapcu: Nesi ga k materi njegovi!
‹‹Başım ağrıyor, başım!›› diye bağırmaya başladı. Babası uşağına, ‹‹Onu annesine götür›› dedi.und sprach zu seinem Vater: O mein Haupt, mein Haupt! Er sprach zu seinem Knecht: Bringe ihn zu seiner Mutter!
‹‹Başım ağrıyor, başım!›› diye bağırmaya başladı. Babası uşağına, ‹‹Onu annesine götür›› dedi.Y dijo a su padre: --¡Mi cabeza, mi cabeza! Y el padre dijo a su criado: --Llévalo a su madre
‹‹Başım ağrıyor, başım!›› diye bağırmaya başladı. Babası uşağına, ‹‹Onu annesine götür›› dedi.И рече на баща си: Главата ми! главата ми! А той рече на един от момците: Занеси го при майка му.
‹‹Başım ağrıyor, başım!›› diye bağırmaya başladı. Babası uşağına, ‹‹Onu annesine götür›› dedi.И сказал отцу своему: голова моя! голова моя болит! И сказал тот слуге своему: отнеси его к матери его.
‹‹Başım ağrıyor, başım!›› diye bağırmaya başladı. Babası uşağına, ‹‹Onu annesine götür›› dedi.ויאמר אל אביו ראשי ראשי ויאמר אל הנער שאהו אל אמו׃
‹‹Başım ağrıyor, başım!›› diye bağırmaya başladı. Babası uşağına, ‹‹Onu annesine götür›› dedi.وقال لابيه راسي راسي. فقال للغلام احمله الى امه.
‹‹Başım ağrıyor, başım!›› diye bağırmaya başladı. Babası uşağına, ‹‹Onu annesine götür›› dedi.他 對 父 親 說 、 我 的 頭 阿 、 我 的 頭 阿 。 他 父 親 對 僕 人 說 、 把 他 抱 到 他 母 親 那 裡
‹‹Başım ağrıyor, başım!›› diye bağırmaya başladı. Babası uşağına, ‹‹Onu annesine götür›› dedi.他 對 父親說 、 我 的 頭阿 、 我 的 頭阿 。 他 父親對僕 人 說 、 把 他 抱到 他 母親 那 裡
Başım öyle ağrıyordu ki, daha bahçeden girmeden... ...bağırmaya başladım!Bolała tak bardzo że jak tylko doszłam do domu... Zaczęłam wołać od progu!
Başım öyle ağrıyordu ki, daha bahçeden girmeden... ...bağırmaya başladım!J'avais très mal à la tête, alors, en rentrant à la maison, je l'ai appelée du jardin :
Başım öyle ağrıyordu ki, daha bahçeden girmeden... ...bağırmaya başladım!M-a durut atât de tare, încât cum am ajuns acasã... ... am început sã strig din curte:
Başım öyle ağrıyordu ki, daha bahçeden girmeden... ...bağırmaya başladım!Mir tat der Kopf so weh. Sobald ich nach Hause kam, fing ich schon im Hof an zu rufen.
Başım öyle ağrıyordu ki, daha bahçeden girmeden... ...bağırmaya başladım!Το κεφάλι μου πόναγε τόσο πολύ με το που έφτασα σπίτι... Αρχησα να φωνάζω απο την αυλή!
Başınızı. " "Sizin sırıtarak," Ben bağırdı, "neden o cehennemi bana söylemedin harpooneer bir yamyam oldu? ""Stop je grijnzend," riep ik, "en waarom heb je niet vertellen me dat dat hels harpooneer was een kannibaal? '
Bazen de tartaklanırdım. Sokaktan geçen arabalardan bağıran insanlar olurduПорой ко мне приставали, кричали из проезжающих машин:
Bebeğiniz üzgün olabilir ya da bağırıp çağırabilir.Está bien llorar.
[bebek bağırarak ağlar][baby græder]
[bebek bağırarak ağlar][baby huilt]
[bebek bağırarak ağlar][baby sự than van]
[bebek bağırarak ağlar][bambino che vagisce]
[bebek bağırarak ağlar][bebé a gemer]
[bebek bağırarak ağlar][bebé llorando]
[bebek bağırarak ağlar][dětský pláč]
[bebek bağırarak ağlar][gyereksírás]
[bebek bağırarak ağlar][아기 우는 소리]
[bebek bağırarak ağlar][lapsi itkee]
[bebek bağırarak ağlar][płacz dziecka]
[bebek bağırarak ağlar][spädbarn som gnäller]
[bebek bağırarak ağlar][κλάμα μωρού]
[bebek bağırarak ağlar][плач ребенка]
[bebek bağırarak ağlar][طفل يبكي]
[bebek bağırarak ağlar]ひどい話だぜ
Bedenlerinizi koltuklarınıza yapıştıracağım. Siz bağırdıkça, daha hızlı gideceğim.Finché non crederete di avere le ossa rotte.
Bedenlerinizi koltuklarınıza yapıştıracağım. Siz bağırdıkça, daha hızlı gideceğim.Kieputan niin että luita kolottaa.
Bedenlerinizi koltuklarınıza yapıştıracağım. Siz bağırdıkça, daha hızlı gideceğim.Skaka er tills skelettet värker...
Ben acı bir sesle bağırmaya geriye doğru atladı ve salonun içine yuvarlandıAm sărit înapoi cu un strigăt puternic de angoasă şi scazut afară, în sala de doar
Ben acı bir sesle bağırmaya geriye doğru atladı ve salonun içine yuvarlandı나는 고통의 큰 소리 지르지와 후방 점프하고, 복도 밖으로 굴러 단지
Ben acı bir sesle bağırmaya geriye doğru atladı ve salonun içine yuvarlandıUgrottam hátra hangosan kiabálni gyötrődés, és zuhant ki a teremben csak
Ben acı bir sesle bağırmaya geriye doğru atladı ve salonun içine yuvarlandıЯ прыгнул назад с громким криком от боли, и упал в зал только
Ben acı bir sesle bağırmaya geriye doğru atladı ve salonun içine yuvarlandıЯ стрибнув назад з гучним криком від болю, і впав у зал тільки