bağın ile cümle
bağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Her karşılaştıklarında dövüşmek yerine, aynı cinsiyete mensup üyeler arasında bağıntılı bir ilişki kurulur.Thay vì chiến đấu mỗi khi gặp nhau, mối quan hệ tương tác được hình thành giữa các thành viên cùng giới.
Bu bağıntı "Boyle – Mariotte Yasası" olarak bilinir.Vì thế định luật này có tên là định luật Boyle hay định luật Boyle-Mariotte.
Gösterilebilir ki bu ilişki E {\displaystyle E} üzerinde gerçekten bir denklik bağıntısıdır.Việc định lượng trạng thái "một phần" này cho ra một quan hệ liên thuộc đối với một tập mờ.
Endonükleazlar bir polinükleotit zincirindeki fosfodiester bağını kesen enzimlerdir.Endonuclease là các enzyme cắt liên kết phosphodiester trong một chuỗi polynucleotide.
Aşağıdaki bağıntı bu ilişkiyi ifade etmektedir.その関係を下に示す。
İkisi arasındaki fark, üç halkalardan birindeki bir çift bağın konumudur.あなた方の話が食い違っているのは、あなた方がゾウの異なる部分を触っているからです。
İkincil yapı hidrojen bağlanması ile tanımlanır, dolayısıyla bir hidrojen bağının kesin tanımı esastır.二次構造は水素結合によって定義されるため、水素結合の厳密な定義が決定的に重要な意味を持つ。
Uzaklıkta bulunan uzaklıkta Bağin (Dedebağ) Köyü’ndedir.麓にはアキの住む御許(おもと)村がある。
Bu yüzden ayakkabı bağının güvenlice bağlanması gerekir.石鹸がより安全であること。
Bilinen Malkoçoğlu Beyleri akrabalık bağına göre şu şekildedir.実証主義的な国学者としては、後述する塙保己一・伴信友が知られる。
Örneğin, bir hidrojen atomuna olan bir kovalent bağın kırılması sık görülen bir hız belirleyici adımdır.例えば、水素原子との共有結合の切断はよく律速段階となっている。
Toplumun bireyle olan sosyal bağının kopması tanımıdır.彼の言う社会関係資本とは人脈である。
Gerçekte, 90°lik bir çevirme işlemi pi bağının gücünün yarısına eşittir.事实上,一个90°的扭曲需要的能量约等于 π {\displaystyle \pi } 键键能的一半。
Örnek olarak, birbiriyle daima mükemmel bağıntılı iki dalga düşünelim.舉例而言,設想完全同步相關的兩個波。
İbn-i Haldun, kan bağına dayalı olan asabiyye olmaksızın dine çağrını yetmeyeceğini belirtir.上疏:「安徽被災州縣,倉儲不敷賑糶,請留未被災州縣漕米備賑。
Maddi hukukta da ceza hukukunda da, sorumlu tutulabilmek için uygun illiyet bağının varlığı aranır.債權行為是以發生債權債務關係為內容的法律行為,又稱為負擔行為。
İki veya daha fazla atom arasında elektronların değiş-tokuşu veya paylaşımı kimyasal bağın temel sebebidir.兩個以上的原子,會交換或分享它們的束縛電子,這是化學鍵的主要成因。
2d sinβ=nλ bağıntısına Bragg yasası denir.》是Berryz工房第七張2A單曲。
SRc'ler yaklaşık olarak bir dönem-parlaklık bağıntısına uymaktadırlar.秧秧感動之餘,仍是堅持手頭充裕之後一併還清。
Bu bağıntı, kriptografik yapıtaşlarının oluşturulmasında kullanılmaktadır.מידע זה חייב להיות מוגן באמצעים קריפטוגרפיים.
Bu bağıntı "Boyle – Mariotte Yasası" olarak bilinir.נוסחה זו ידועה בשם "חוק טיטיוס־בודה".
Şehrin adı olasılıkla Rutenya adıyla bağıntılıdır.השם ניתן בהיותו קרוב וקשור לתחנת הכוח.
Doğal tarih böylece sadece insan tarihiyle bağıntılı olarak anlamlıydı.Естествената история има смисъл само когато е свързана с човешката история.
Birinciler, bağıntılarla ilgilidir; ikinciler ise idea'yla.Към първите се отнасят например облигациите, към вторите – акциите.
Bu bağıntı onların Hristiyanlığı kabul etmesinde rol oynadı.Това още повече го убеждава да приеме християнството.
Benzer bağıntılar listede kalan sapmaları etkiler.На ствола остават дръжките на отмрелите листа.
İkisi arasındaki fark, üç halkalardan birindeki bir çift bağın konumudur.Поотделно, всяка от трите е пародия на различен стереотип за вещиците.
Bu bağıntı "Boyle – Mariotte Yasası" olarak bilinir.Najpoznatiji je po plinskom zakonu (Boyle-Mariotteov zakon).
Ancak bu bağın aşırı zayıflığı, sistemin aşırı asiditesine katkıda bulunur.Međutim, jačina te veze potječe od ekstremne kiselosti sustava.
Bu durumda bu bağıntının denklik sınıfları bizim tam sayılar diyeceğimiz ögeler olarak düşünülecektir.Tako nastaju različite pravilne figure koje zovemo Chladnijevim figurama.
Bu bağıntı Snell yasası olarak bilinir.Tento index sa počíta pomocou Snellovho zákona.
Sağ ucu üstteki camadan bağının orta deliğinden arkaya geçirilir.Do prava sa stáča Prostredný chrbát.
Bu bağıntı "Boyle – Mariotte Yasası" olarak bilinir.Jeho meno sa spája s Boyle-Mariottovým zákonom a Mariotovou fľašou.
Birinciler, bağıntılarla ilgilidir; ikinciler ise idea'yla.Prvá sa týka zloženia a pôvodnej určitosti slov, druhá je o skloňovaní a tretia sa týka spájania slov.
Bu sürecin azalması anne ile yavru arasındaki bağın azalması ile aynı zamandadır.Zbaviť deti materčiny je predsa to isté ako odtrhnúť hladné dieťa od matkiných pŕs.
Bir ölçme aracının veya bir psikolojik testin geçerliliği deney veya davranışlarla bağıntı yoluyla belirlenir.Veljavnost merilne priprave ali psihološkega testa je dosežena prek poskusa ali korelacije z obnašanjem.
Birinciler, bağıntılarla ilgilidir; ikinciler ise idea'yla.Prvi zvezek se je ukvarjal s sklanjatvijo, drugi z besedotvorjem.
Sıkıştırma bağının bir köprüsü vardır.Pred njimi je dvižni most.
Bakırköy civarındaki bağında okulun tatil olduğu zamanlarda güreş yaptığı söylenmiştir.Ramybės valandėlėmis už fronto jis prisimena mokyklą.
Kelebek bağından daha güvenilirdir.Patelė stambesnė už patinėlį.
Sonuç olarak başka bir dalga ile bağıntısı kolayca hesaplanabilir.Järelikult võib tema korrelatsiooni teiste lainetega lihtsasti välja arvutada.
Bu bağıntı "Boyle – Mariotte Yasası" olarak bilinir.Edme Mariotte tuntakse, kui samaaegset Boyle'i-Mariotte'i seaduse avastajat.
Çapraz bağıntı ilk dalganın evresini bildiğimizde ikinci dalganın evresini tahmin etmemizi sağlar.Ristkorrelatsioon võimaldab meil ennustada teise laine väärtust juhul, kui me teame esimese laine väärtust.
% 1 bağını silmek istediğinizden emin misiniz?% 1 링크를 제거하겠습니까?
% 1 bağını silmek istediğinizden emin misiniz?Ali zares želite odstraniti povezavo% 1?
% 1 bağını silmek istediğinizden emin misiniz?Är du säker på att du vill ta bort länken% 1?
% 1 bağını silmek istediğinizden emin misiniz?Biztosan el szeretné távolítani ezt a linket:% 1?
% 1 bağını silmek istediğinizden emin misiniz?Confirmez -vous la suppression du lien %1 & #160;?
% 1 bağını silmek istediğinizden emin misiniz?Czy na pewno usunąć odnośnik% 1?
% 1 bağını silmek istediğinizden emin misiniz?Er du sikker på at du vil fjerne linket% 1?
% 1 bağını silmek istediğinizden emin misiniz?Haluatko varmasti poistaa linkin% 1?
% 1 bağını silmek istediğinizden emin misiniz?Naozaj chcete odstrániť odkaz% 1?
% 1 bağını silmek istediğinizden emin misiniz?¿Seguro que desea eliminar el enlace %1?
% 1 bağını silmek istediğinizden emin misiniz?Sei sicuro di voler eliminare il collegamento %1?
% 1 bağını silmek istediğinizden emin misiniz?Sigur doriți să eliminați legătura% 1?
% 1 bağını silmek istediğinizden emin misiniz?Sind Sie sicher, dass Sie die Verknüpfung %1 löschen möchten?
% 1 bağını silmek istediğinizden emin misiniz?Tem a certeza que deseja remover a ligação% 1?
% 1 bağını silmek istediğinizden emin misiniz?Určitě chcete odstranit odkaz% 1?
% 1 bağını silmek istediğinizden emin misiniz?Wilt u de koppeling %1 verwijderen?
% 1 bağını silmek istediğinizden emin misiniz?Επιθυμείτε σίγουρα την αφαίρεση του δεσμού% 1;