bağımsız ile cümle
bağımsız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Elbette o ondan bağımsızdır.Certainly he is independent of him.
Halkımız bağımsızlığa susamıştır.Our people thirst for independence.
Tom ve Bill birbirlerinden bağımsız olarak karara vardılar.Tom and Bill arrived at the conclusion independently of each other.
O günlerde, Amerika Birleşik Krallık'tan bağımsız değildi.In those days, America was not independent of the United Kingdom.
Koloni bağımsızlığını ilan etti ve bir cumhuriyet oldu.The colony declared independence and became a republic.
Koloni bağımsızlık ilan etti.The colony declared independence.
Sömürge şimdiye kadar bağımsızlık ilan etmedi.The colony has not declared independence as yet.
O zaman, Meksika henüz İspanya'dan bağımsız değildi.At that time, Mexico was not yet independent of Spain.
John ailesinden tamamen bağımsız olmak istedi.John wanted to be completely independent of his family.
Bu iki etken birbirlerinden bağımsızdırlar.These two factors are independent of each other.
Bu, birazcık bağımsız olduklarını ispatlamaya çalıştıkları içindir.This is because they are trying to prove they are somewhat independent.
Kenya 1963'te bağımsız oldu.Kenya became independent in 1963.
Kenya 1963'te bağımsızlığını kazandı.Kenya became independent in 1963.
Elizabeth ailesinden bağımsızdır.Elizabeth is independent of her parents.
Hindistan İngiltere'den bağımsızlığını 1947 yılında kazandı.India gained independence from Britain in 1947.
Amerika İngiltere'den ne zaman bağımsız oldu?When did America become independent of England?
O, Amerika'nın 1776 yılında bağımsızlığını ilan ettiğini söyledi.He said that America declared its independence in 1776.
Bu genç erkekler ebeveynlerinden bağımsızlar.Those young men are independent of their parents.
Bir işim olduğu için ailemden bağımsız olabilirim.Now that I have a job, I can be independent of my parents.
Ekonomik olarak ailemden bağımsızım.I am economically independent of my parents.
Ebeveynlerinden bağımsız olmasını tavsiye ettim.I advised him to be independent of his parents.
Ona ailesinden bağımsız olmasını tavsiye ettim.I advised him to be independent of his parents.
Kendi ayakların üzerinde durmak bağımsız olmak anlamına gelir.To stand in your own feet means to be independent.
Gençler ailelerinden bağımsız olmak istiyorlar.Teenagers want to be independent of their parents.
Ebeveynler en kısa sürede çocuklarının bağımsız olacaklarını umuyorlar.Parents hope their children will become independent as soon as possible.
Şimdi büyük oğullar babalarından oldukça bağımsızlar.The elder sons are now quite independent of their father.
Mali açıdan bağımsız oldu.He became financially independent.
Anne babasından ekonomik olarak bağımsız değildir.He is not economically independent of his parents.
O ekonomik yönden ebeveynlerinden bağımsız.He is economically independent of his parents.
O, anne ve babasından bağımsız olmak istiyor.He wants to be independent of his parents.
Onların hepsinin bağımsız araçları vardır.All of them have independent means.
Ailesinden ekonomik olarak bağımsızdır.She is economically independent of her parents.
Amerikan halkı, bağımsızlıkları için savaştı.The people of America fought for their independence.
Düğün töreni hava koşullarından bağımsız olarak düzenlenecek.The wedding ceremony will be held regardless of the weather.
O, anne ve babasından bağımsızdır.She is independent of her parents.
Bugün Bağımsızlık Günü.Today is Independence Day.
Hindistan'ın Bağımsızlık Günü, Ağustosun on beşinde kutlanıyor.India's Independence Day is celebrated on the fifteenth of August.
Onun o kadar üzerinde titrememelisin. O bağımsız olmayı öğrenmeli.You shouldn't coddle her so much. She needs to learn to be independent.
Ülkeniz ne kadar süredir bağımsız?How long has your country been independent?
Ulus son zamanlarda bağımsızlığını ilan etti.The nation recently declared its independence.
Demokraside, gazeteciliğin bağımsız olması önemlidir.In a democracy, it is important for journalism to be independent.
1847 yılında, onlar kendilerini bağımsız ilan ettiler.In 1847, they declared themselves independent.
Anlaşma Texas'ı bağımsız hale getirdi.The treaty made Texas independent.
Belçika'da Flaman halkı bir gün bağımsızlığını ilan etmek istiyor.In Belgium, Flemish people want to declare their independence someday.
Çeçenlerin bağımsızlığa doğru eğilimleri var.Chechens have inclinations towards independence.
1847 yılında, onlar bağımsızlık ilan etti.In 1847, they declared independence.
1847 yılında onlar kendi bağımsızlıklarını ilân ettiler.In the year 1847, they declared their own independence.
Onlar 1847'de kendi bağımsızlıklarını ilan ettiler.In the year 1847, they declared their own independence.
Modern çağda insanlar bağımsızdır.In the modern age, humans are detached.
Bu bağımsız bir makinedir.This is an autonomous machine.
Aachen kenti bağımsız bölge olarak yönetilmiş.The city of Aachen is administered as an independent district.
Dick ebeveynlerine bağlıydı fakat o şimdi onlardan bağımsız.Dick had been dependent on his parents, but now he's independent of them.
Amerika Birleşik Devletleri halkı, bağımsızlığı için savaştı.The people of the United States fought for their independence.
Demokrasilerde, basının bağımsız olması önemlidir.In a democracy, it is important that the press be independent.
Milliyetlerinden bağımsız olarak herkes çok hoş karşılanıyor.Everyone is very welcome, independent of their nationality.
1991 Sovyetler Birliği dağıldığında Ukrayna tekrar bağımsız oldu.Ukraine became independent again when the Soviet Union dissolved in 1991.
Bugün bağımsızlığın sonudur.Today is the end of independence.
O bağımsız bir film.It's an indie movie.
O bağımsız bir düşünür.He's an independent thinker.
O bir bağımsız düşünürdür.She's an independent thinker.