bağımlı ile cümle

bağımlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Yardım için başkalarına bağımlı olmamalısınız.You mustn't depend on others for help.
Diğerlerine çok fazla bağımlı olmamalısın.You must not depend so much on others.
Kyoto turizm sektörüne bağımlıdır.Kyoto depends on the tourist industry.
Doğal kaynaklarımız için yabancı milletlere bağımlıyız.We depend on foreign nations for our natural resources.
Çocuk tamamen ebeveynlerine bağımlıydı.The boy is totally dependent on his parents.
Sektör, hükümetin finansmanına büyük ölçüde bağımlıdır.The industry is heavily dependent on government funding.
Mrs. Smith in televizyon bağımlısı olduğunu söyleyebilirsin.You could say that Mrs. Smith is a television addict.
Bir televizyon bağımlısı benim olmak istemediğim bir şey.A couch potato is something that I don't want to be.
Amerika daki çoğu suçlu uyuşturucuya bağımlıdır.Many criminals in America are addicted to drugs.
Amerika'da çoğu suçlu uyuşturucuya bağımlıdır.Many criminals in America are addicted to drugs.
Başkalarına çok bağımlı olmayın.Don't be too dependent on others.
Çalışma bağımlısı bir kişiye işkolik denilir.A person who is addicted to work is called a workaholic.
Ben bir TV bağımlısıyım.I'm a TV addict.
Biz pirince bağımlı yaşıyoruz.We live on rice.
Genç bir oğlanken, dedektif hikayaleri okuma bağımlısıydım.When I was a boy, I was addicted to reading detective stories.
Ebeveynlerine bağımlı olmamalısın.You should not depend on your parents.
Uzun süre hasta olduktan sonra, Jane televizyon bağımlısı oldu.After being ill for a long time, Jane turned into a couch potato.
Erkek kardeşim para için bana bağımlıdır.My brother depends on me for money.
Japonya ham madde açısından ithalata bağımlıdır.Japan depends on imports for raw materials.
Japonya petrolde yabancı ülkelere bağımlıdır.Japan depends on foreign countries for oil.
Japonya petrol için diğer ülkelere bağımlıdır.Japan depends on other countries for oil.
38 yaşında olmasına rağmen, hâlâ anne ve babasına bağımlıdır.Though 38, he is still dependent on his parents.
O, kokaine bağımlıdır.He is addicted to cocaine.
O, bir eroin bağımlısıdır.He is a heroin addict.
O hâlâ ailesine bağımlıdır.He is still dependent on his parents.
Tamamen ailesine bağımlıdır.He is totally dependent on his parents.
Kendisi maddi yönden anne-babasına bağımlı değil.He is economically independent of his parents.
Anne-babasına bağımlı olmak istemiyor.She does not want to be dependent on her parents.
Kocası ilaçlara aşırı bağımlıdır.Her husband is heavily dependent on drugs.
Alkol bağımlısıdır.She is addicted to alcohol.
O, hâlâ ebeveynlerine bağımlıdır.She's still dependent on her parents.
Onun kışkırtıcı vücudunu gördükten sonra, ona bağımlı oldu.After seeing her provocative body, he became obsessed with her.
Dakik olmak için ona bağımlı olamazsın.You can't depend on him to be punctual.
Tatoeba bağımlılıktır.Tatoeba is addictive.
Ben bir alkoliğim. Ben bir uyuşturucu bağımlısıyım. Ben eşcinselim. Ben bir dahiyim.I'm an alcoholic. I'm a drug addict. I'm homosexual. I'm a genius.
O, mali açıdan karısına bağımlıdırHe's financially dependent on his wife.
Sigara içmek bir alışkanlık değil ama bir bağımlılıktır.Smoking is no habit but an addiction.
Büyük Japon şirketlerinin çoğu ihracata bağımlıdır.The majority of large Japanese companies depend on exports.
Tatoeba'ya bağımlıyım.I'm addicted to Tatoeba.
Fazla kumar, uyuşturucu bağımlılığına benzer beyin değişimlerine neden olur.Excessive gambling causes the same brain changes as a drug addiction.
O Starbucks kahve bağımlısıdır.He is addicted to Starbucks coffee.
Japonya, petrol için Arap ülkelerine bağımlıdır.Japan depends on Arab countries for oil.
Bu web sitesi Facebook'tan daha bağımlılık yapıcı ve son derece daha faydalıdır.This website is more addicting than Facebook, and infinitely more useful.
O, Farmville'e bağımlıdır.She is addicted to Farmville.
Benim hakkımda bilmen gereken bir şey bilgisayar oyunlarına bağımlı olduğumdur.Something you should know about me is that I'm addicted to computer games.
Bayan Smith'in TV'ye bağımlı olduğunu söylemek bir abartı değil.It's not an exaggeration to say that Mrs. Smith is addicted to TV.
Ben çikolata ve dondurma bağımlısıyım.I'm addicted to chocolate and ice cream.
Çoğu büyük Japon firması ihracata bağımlıdır.Most big Japanese firms depend on exports.
Fast food bağımlılık yapabilir.Fast food can be addictive.
Benim gibi bir uyuşturucu bağımlısısın.You're a drug addict like me!
Sen benim gibi bir uyuşturucu bağımlısısın!You are a drug addict like me!
Anne, baba, ben met bağımlısıyım ve Büyük Jim'e yüz milyon dolar borçluyum.Mom, Dad, I'm addicted to meth and I owe Big Jim a hundred million dollars.
O bir ekmek bağımlısı.He's a bread addict.
Başkalarına çok fazla bağımlı olmamalısın.You shouldn't depend on others too much.
Sigara içmek alışkanlık değildir; bir bağımlılıktır.Smoking is not a habit; it's an addiction.
Tom kola bağımlısıdır ama Pepsi'yi sevmez.Tom is addicted to Coke, but he doesn't like Pepsi.
38 yaşında olması gerçeğine rağmen, o hâlâ ebeveynlerine bağımlı.In spite of the fact that he's 38, he's still dependent on his parents.
Tom internet bağımlısıdır.Tom is addicted to the Internet.
O bir metamfetamin bağımlısı.He's a meth addict.
Sen bir Tatoeba bağımlısı oldun.You have become a Tatoeba-addict.

İlgili Sayfalar