Sana bağırdığım için üzgünüm.I'm sorry I yelled at you.
O uyuşturucu bağımlısı.He's addicted to drugs.
Uyuşturucu bağımlısıdır.She's addicted to drugs.
Bırak yoksa bağıracağım.Let go or I'll scream.
Tom Mary'ye bağırdı.Tom yelled at Mary.
Tom Mary'ye hiç bağırmadı.Tom has never yelled at Mary.
Esirgeyen ve bağışlayan Allah'ın adıyla.In the name of Allah, the Beneficent, the Merciful.
Her gün bir bağıştır.Every day is a gift.
Tom sadece bağırmaya devam etti.Tom just kept yelling.
Bu öğleden sonra kan bağışladım.I donated blood this afternoon.
Size neden bağış istediğimizi söylemeyi unuttum.I forgot to tell you why we're asking for donations.
Benden ne kadar bağış beklediklerinden emin değilim.I'm not sure how much they are expecting me to donate.
Tüm erkekler bağırıyorlardı.All the boys were yelling.
Bağırmayı kes!Stop yelling!
Tom'un biraz para bağışlaması için uğraşıyorum.I've been trying to get Tom to donate some money.
İçki içmeyi bırak. Sen bağımlısın.Stop drinking. You're addicted.
Sigara içmeyi bırak. Sen bağımlısın.Stop smoking. You're addicted.
Video oyunu oynamaya son ver. Bağımlı oldun.Stop playing video games. You're addicted.
Tatoeba'ya katkıda bulunmaya son ver. Sen bağımlısın.Stop contributing to Tatoeba. You're addicted.
Hayır için insanlara bağış yaptırtamayız.We can't make people donate to charity.
Bana öyle bağıramazsın.You can't yell at me like that.
Tom'a bağıramazsın.You can't yell at Tom.
Tom bağışı iptal etmek istedi.Tom wanted to cancel the fundraiser.
Bir süredir kola bağımlısı oldum ve onu her gün içtim.For a while, I was really addicted to cola and drank it every day.
Bangladeş 1971'de bağımsız oldu.Bangladesh became independent in 1971.
Bağırmak istemiyorum.I don't want to shout.
Seni bağışladığımı bilmeni istiyorum.I just want you to know that I forgive you.
Birine bağırmak istiyorsan, bana bağır.If you want to yell at someone, yell at me.
Ben bağımlıyım.I'm addicted.
O bağımlıdır.He's addicted.
O hayır kuruluşuna yaklaşık iki milyar yen bağışta bulunan birinin adı verildi.That charity is named after someone who contributed about two billion yen.
Oğlu ona bağırıyor.His son is yelling at him.
Bağırmanı istemiyorum.I don't want you to scream.
O konuşmuyor, bağırıyor!She doesn't speak, she screams!
Onlar bağışık.They're immune.
Onlar bağırdı.They yelled.
Ben bağışığım.I'm immune.
Bizi bağışla.Forgive us.
Tom'a bağırıp ona kahvaltı saati olduğunu söyler misiniz?Could you shout to Tom and tell him it's breakfast time?
Tom bağışlandı.Tom is forgiven.
Kim bağırıyor?Who's screaming?
Kim bağırdı?Who yelled?
Tom bağırdı.Tom yelled.
Tom bağırmaya başladı.Tom began screaming.
Tom bağırmaya devam etti.Tom continued yelling.
Tom bağışıktır.Tom is immune.
Tom bağışık.Tom is immune.
Tom bağımsız.Tom is independent.
Tom asla bağırmaz.Tom never shouts.
Tom bağırmayı durdurdu.Tom stopped shouting.
Katalunya'nın bağımsızlığı hakkında ne düşünüyorsun?What do you think about Catalunya's independence?
Katalunya'nın bağımsızlığı ile ilgili ne düşünüyorsun?What do you think about Catalunya's independence?
Katalunya'nın bağımsızlığı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?What do you think about Catalunya's independence?
Tom bağımlıydı.Tom was addicted.
Tom bağırıyordu.Tom was screaming.
Onların hepsi bağırdılar.They all screamed.
Onlar bağımlı oldular.They got addicted.
Bağırmayı duydum.I heard yelling.
Bana bağırmayı durdur!Stop screaming at me!
Bir kız gibi bağırmayı kes.Stop screaming like a girl.