Dan, Linda'nın bir uyuşturucu bağımlısı olmadığına tanıklık etti.Dan testified that Linda wasn't a drug addict.
Dan ve Linda'nın ortak bir bağı vardı.Dan and Linda had a common bond.
Kafein bağımlılık yapar.Caffeine is addictive.
Dan polislerin Linda'ya bağırdığını duydu.Dan heard the cops yelling at Linda.
"Bana bak" diye bağırdı Echo, "Bana bak Anne, uçuyorum!""Look at me," shouted Echo, "Look at me, Mother, I'm flying!"
Tom Mary'nin John'a bağırdığını duydu.Tom heard Mary yelling at John.
Haiti kolonisi 1804'te bağımsızlığını ilan etti.The colony of Haiti declared its independence in 1804.
Dan, Linda'ya bağırmadı bile.Dan didn't even yell at Linda.
Dan içeri geldi ve bağırmaya başladı.Dan came inside and started shouting.
Dan, Linda'nın garsona bağırdığını duydu.Dan heard Linda yell at the waitress.
Dan çığlık atıp bağırıyordu.Dan was screaming and yelling.
Sana yapılan şey yaptığını bağışlamaz.What was done to you doesn't excuse what you did.
Neden bana bağırıyorsun?Why are you screaming at me?
Babam "saatim çalındı." diye bağırdı.”My watch has been robbed.”exclaimed my father.
Bağırmaya gerek yok.There's no need to yell.
Neden herkes bağırıyor?Why is everybody shouting?
Sanırım az önce birinin bağırdığını duydum.I think I just heard somebody scream.
Lütfen geç kaldığım için beni bağışlayın.Please excuse me for being late.
Yardım için bağırdığın bu muydu?Was that you yelling for help?
Ne için bana bağırıyorsun?What are you yelling at me for?
Onikiparmak bağırsağı ince bağırsağın bir bölümüdür.The duodenum is a section of the small intestine.
Paranı fakirlere bağışla ve cennette hazinen olacak.Donate your money to the poor and you'll have treasure in heaven.
Tom Mary'ye bağırmaya başladı.Tom started yelling at Mary.
İstediğin ne varsa bağışla.Donate what you're willing to donate.
Kes bağırmayı! Başımı ağrıtıyorsun.Stop screaming! You're giving me a headache.
Bağırdığın zaman işe yaramazsa daha yüksek sesle bağır!When yelling doesn't work, yell louder!
Tom mali olarak bağımsız.Tom is financially independent.
Annem bana her zaman bağırıyor.My mother's always yelling at me.
O bağırdı ama kimse onu duymadı.She shouted, but nobody heard her.
Biz 4 Temmuz'da Bağımsızlık Günü'nü kutlarız.We celebrate our Independence Day on the Fourth of July.
Hepimiz sevinçle bağırdık.We all cheered.
Kimse bağırmadı.No one shouted.
Ben bağırdım.I yelled.
Birçok bağımsız film düşük bütçelerle yapılmaktadır.Many independent films are made on low budgets.
Kancalı kurt bir kurttur, ince bağırsağa yapışan bir insan paraziti.Hookworm is a worm, a parasite of man, that sticks to the small intestine.
Geçmişte şarabı sevmezdim ama şimdi ona bağımlıyım.I did not like wine in the past, but now I am addicted to it.
Tom kumar bağımlılığı için psikolojik destek aldı.Tom sought help for problem gambling.
Bağırıyorum fakat kimse beni duymuyor.I shout but no one hears me.
Tom'un futbol maçında bağırmaktan sesi kısılmıştı.Tom was hoarse from yelling at the football match.
Birçok çocuk can sıkıcı bir şekilde bağırıyor.Many children are yelling annoyingly.
Birçok çocuk bağırıyor, bu can sıkıcı bir durum.Many children are yelling, which is annoying.
O halen anne ve babasına bağımlıdır.He still depends on his parents.
Tom metamfetamin bağımlısıdır.Tom is a methamphetamine addict.
Tom çok bağımsızdı.Tom was very independent.
Tom bir uyuşturucu bağımlısıydı.Tom was a drug addict.
Tom bir bağımlıydı.Tom was an addict.
Bağışlar kabul edilecektir.Donations will be accepted.
Giriş ücretsiz ama bağış kabul edilir.Admission is free, but donations are welcome.
Bağırdım ama kimse beni duyamadı.I screamed, but nobody could hear me.
Kokain çok bağımlılık yapıcıdır.Crack is very addictive.
Tom hala para için ailesine bağımlıdır.Tom still depends on his parents for money.
Video oyunlarının bağımlılık yaptığını düşünüyor musunuz?Do you think video games are addictive?
Tom, Mary'ye bağırdı mı?Did Tom yell at Mary?
Tom mikrofonu kaptı ve bağırdı "toplantı salonu yanıyor!"Tom grabbed the microphone and yelled "The auditorium is on fire!"
İnsanlar oldukça bağışlayıcı.People are pretty forgiving.
Polis: "Ellerini havaya kaldır!" diye bağırdı.The police officer yelled, "Put your hands in the air!"
Tom acı içinde inledi ve yardım için bağırdı.Tom moaned in pain and screamed for help.
Biri yardım için bağırdı.Someone yelled for help.
Ben bağırmak istedim.I wanted to scream.
Polis memurları, bağıran adamı gözaltına aldı.The police officers took the man who was yelling into custody.