bağışla ile cümle
bağışla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Lütfen kabalığını bağışlayın kulakları duymaz,Please excuse him, he's rude
Fakat, bağışlarımızın hayır işleri reklamına harcanmasını görmek istemeyiz.But we don't like to see our donations spent on advertising in charity.
Eğer bombardımanın yerini doldurursan bağışlarızOnly if you promise to fill in Cannon's place
Sonra, onu bağışlamam için yalvararak canına kıydı.She committed suicide begging me for forgiveness
Yine kendi kafana göre hareket edersen, bağışlanmayacaksın.lf you act on your own again. you won't be forgiven
Yon-hwa. Benden vazgeçmene izin verdiğim için beni bağışla.Forgive me for having let you leave me
Benim babam bu üniversiteye milyonlarca pound bağışladı.My father donates millions of pounds to this university.
Bir davaya para bagislarsaniz, o davaya inanirsiniz.You donate money to a cause, and you become emotionally involved in that cause.
Beni bağışla.Forgive me.
Bağışlanacak bişey yok , oğlum.There is nothing to forgive, my son.
Hepsini bağışla, böylece Tae Ik pisliği hiç birini alamasın.Just donate all of it. So that Lee Tae Ik, this jerk, can't take any.
Benimkisini bağışla.Donate all of mine.
Hayranlarınızın, herşeyi "Take One", adına bağışlayacaklarını duydum, doğru mu?I heard that the fans are donating these in <i> Take One's</i> name, is that true?
Yani, özellikkle ben bugün aldığım hediyelerin bazısını bağışlamak istiyorum.So, specially I would like to donate some of the presents I received today.
Ben...hepsini bağışlayacağım.I... will donate them all.
Sadece " bir kısmını mı " ?<br />Eğer bunu yapacaksan, hepsini bağışlamalısın.What is with just "some of it?" If you are going to do it, you should donate them all.
Kang Hwi de bugün aldığı her şeyi bağışlayacak.Kang Hwi will also donate everything he received today.
Eğer bunu yapacaksan, o zaman hepsini bağışlamalısın. Öyle değil mi, millet?If you are going to do it, then you should donate them all, isn't that so, everybody?
Herşeyi böyle kafana göre nasıl bağışlarsın?How can you just donate everything as you wish?
Kısa bir süre önce bağışlanan hediyeleri almışlardı.<br />Belki oraya...?Ah! Just awhile back, they took out all the donation goods. Maybe there...?
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.Joseph said to them the third day, "Do this, and live, for I fear God.
Bağışlanma Kapağını En Kutsal Yerde bulunan Levha Sandığının üzerine koy.You shall put the mercy seat on the ark of the testimony in the most holy place.
sandığı ve sırıklarını, Bağışlanma Kapağını, bölme perdesini,the ark, and its poles, the mercy seat, the veil of the screen;
Bugün yapılan her şeyi günahlarınızı bağışlatmak için RAB buyurdu.What has been done this day, so Yahweh has commanded to do, to make atonement for you.
RAB, ‹‹Dileğin üzerine onları bağışladım›› diye yanıtladı,Yahweh said, "I have pardoned according to your word:
günahlarınızı bağışlatmak için de günah sunusu olarak bir teke sunacaksınız.and one male goat for a sin offering, to make atonement for you.
günahlarınızı bağışlatmak için de bir teke sunacaksınız.one male goat, to make atonement for you.
‹‹Her yedi yılın sonunda size borçlu olanları bağışlayacaksınız.At the end of every seven years you shall make a release.
Yabancıdan borcunu alabilirsin. Ama İsrailli kardeşinin borcunu bağışlayacaksın.Of a foreigner you may exact it: but whatever of your is with your brother your hand shall release.
Ama şimdi yalvarırım, günahımı bağışla ve benimle birlikte dön ki, RABbe tapınayım.››Now therefore, please pardon my sin, and turn again with me, that I may worship Yahweh."
Bana zafer kalkanını bağışlarsın, Alçakgönüllülüğün beni yüceltir.You have also given me the shield of your salvation. Your gentleness has made me great.
RAB Hizkiyanın yakarışını duydu ve halkı bağışladıfı. 7:14).Yahweh listened to Hezekiah, and healed the people.
Çünkü Tanrı ona bilgelik bağışlamamış, Anlayıştan pay vermemiştir.because God has deprived her of wisdom, neither has he imparted to her understanding.
Kim yanlışlarını görebilir? Bağışla göremediğim kusurlarımı,Who can discern his errors? Forgive me from hidden errors.
Ya RAB, adın uğruna Suçumu bağışla, çünkü suçum büyük.For your name's sake, Yahweh, pardon my iniquity, for it is great.
Üzüntüme, acılarıma bak, Bütün günahlarımı bağışla!Consider my affliction and my travail. Forgive all my sins.
Suçlarımızın altında ezildik, Ama sen isyanlarımızı bağışlarsın.Sins overwhelmed me, but you atoned for our transgressions.
Halkının suçlarını bağışladın, Bütün günahlarını yok saydın. _iSelaYou have forgiven the iniquity of your people. You have covered all their sin. Selah.
Ya RAB, sevgini göster bize, Kurtarışını bağışla!Show us your loving kindness, Yahweh. Grant us your salvation.
Bütün suçlarını bağışlayan, Bütün hastalıklarını iyileştiren,who forgives all your sins; who heals all your diseases;
Ama sen bağışlayıcısın, Öyle ki senden korkulsun.But there is forgiveness with you, therefore you are feared.
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.Hatred stirs up strife, but love covers all wrongs.
Sevgi ve bağlılık suçları bağışlatır, RAB korkusu insanı kötülükten uzaklaştırır.By mercy and truth iniquity is atoned for. By the fear of Yahweh men depart from evil.
Sevgi isteyen kişi suçları bağışlar, Olayı diline dolayansa can dostları ayırır.He who covers an offense promotes love; but he who repeats a matter separates best friends.
Bu yüzden herkes alçaltılıp dize getirilecek. Onları bağışlama, ya RAB!Man is brought low, and mankind is humbled; therefore don't forgive them.
Siyon'da oturan hiç kimse ‹‹Hastayım›› demeyecek, Orada yaşayan halkın suçu bağışlanacak.The inhabitant won't say, "I am sick." The people who dwell therein will be forgiven their iniquity.
‹‹Biz karşı çıkıp başkaldırdık, Sen bağışlamadın.We have transgressed and have rebelled; you have not pardoned.
Sana karşı geldiğimiz halde, sen acıyan, bağışlayan Tanrımız Rabsin.To the Lord our God belong mercies and forgiveness; for we have rebelled against him;
Bize karşı suç işleyenleri bağışladığımız gibi, Sen de bizim suçlarımızı bağışla.Forgive us our debts, as we also forgive our debtors.
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar."For if you forgive men their trespasses, your heavenly Father will also forgive you.
Ama siz başkalarının suçlarını bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz.››But if you don't forgive men their trespasses, neither will your Father forgive your trespasses.
Hangisi daha kolay? ‹Günahların bağışlandı› demek mi, yoksa ‹Kalk, yürü› demek mi?For which is easier, to say, 'Your sins are forgiven;' or to say, 'Get up, and walk?'
Efendisi köleye acıdı, borcunu bağışlayıp onu salıverdi.The lord of that servant, being moved with compassion, released him, and forgave him the debt.
‹‹Çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.for this is my blood of the new covenant, which is poured out for many for the remission of sins.
İsa onların imanını görünce felçliye, ‹‹Oğlum, günahların bağışlandı›› dedi.Jesus, seeing their faith, said to the paralytic, "Son, your sins are forgiven you."
İsa onların imanını görünce, ‹‹Dostum, günahların bağışlandı›› dedi.Seeing their faith, he said to him, "Man, your sins are forgiven you."
Hangisi daha kolay, ‹Günahların bağışlandı› demek mi, yoksa ‹Kalk, yürü› demek mi?Which is easier to say, 'Your sins are forgiven you;' or to say, 'Arise and walk?'
Sonra kadına, ‹‹Günahların bağışlandı›› dedi.He said to her, "Your sins are forgiven."
Yaşantınıza dikkat edin! Kardeşiniz günah işlerse, onu azarlayın; tövbe ederse, bağışlayın.Be careful. If your brother sins against you, rebuke him. If he repents, forgive him.
İsa başını kaldırdı ve bağış toplanan yerde bağışlarını bırakan zenginleri gördü.He looked up, and saw the rich people who were putting their gifts into the treasury.