bıraktık ile cümle

bıraktık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Son kararı ona bıraktık.We left the final decision to him.
Tahminlerimizde hata payı bıraktık.We left a margin for error in our estimates.
Yapmamız gerekeni yapmadan bıraktık.We have left undone what we ought to have done.
Eğer varsa yapılmamış olarak bıraktıklarını yap.Do what you have left undone, if anything.
Kapıyı açık bıraktık.We left the door open.
Öğleyin çalışmayı bıraktık.We stopped working at noon.
Biz ona biraz kek bıraktık.We left him some cake.
Bazı insanlar sigarayı bıraktıklarında kilo alır.Some people gain weight when they stop smoking.
Bazı insanlar sigara içmeyi bıraktıklarında kilo alır.Some people gain weight when they quit smoking.
Perdeleri açık bıraktıkları zamanı seviyorum.I love it when they leave the curtains open.
Hepimiz bıraktık.We all quit.
Bunun hakkında gülmeyi bıraktık.We ended up laughing about it.
Biz bunu bıraktık.We left this.
Biz zaten olasılıkların yarısını saf dışı bıraktık.We've already eliminated half the possibilities.
Tom aşağıya geldi, bu yüzden hemen öpüşmeyi bıraktık.Tom came downstairs, so we stopped kissing immediately.
Tom ve Mary'yi tek başlarına bıraktık.We left Tom and Mary by themselves.
Kaç kişiyi geride bıraktık?How many people did we leave behind?
Nerede bıraktık?Where did we leave off?
Onları serbest bıraktık.We've released them.
Biz onları arkada bıraktık.We left them behind.
İsyancılar bıraktıktan sonra göz yaşartıcı gaz kutuları yolda görülebiliyordu.Tear gas canisters could be seen on the road after the rioters had left.
Biz Tom'u yalnız bıraktık.We left Tom alone.
Biz iyi şartlarda bıraktık.We left on good terms.
Biz kötü alışkanlıkları bıraktık.We gave up the bad habits.
Birisi kurutma makinesinde bıraktıktan sonra çamaşırlarımı çaldı.Someone stole my laundry after I left it in the dryer.
Sizi dinlemeyi bıraktık.We have stopped listening to you.
Mezun olabilmeniz için bu şartları bıraktık.We waived those requirements so you can graduate.
Tom da ben de yemeyi bıraktık.Tom and I both stopped eating.
Tom ve ben öpüşmeyi bıraktık.Tom and I stopped kissing.
Tom ve ben sarılmayı bıraktık.Tom and I stopped hugging.
Çalışmayı bıraktık.We stopped working.
Tom'u geride bıraktık.We left Tom behind.
İkimiz de şemsiyelerimizi okulda bıraktık.We both left our umbrellas at school.
Robert oldukça öfkeli bir biçimde çocuklara pencereyi neden açık bıraktıklarını sordu.Robert asked the kids quite angrily why they left the window open.
Japonya'da, insanlar ilacı kullanmayı bıraktıktan sonra iki yıl kan bağışında bulunamazlar.In Japan, people may not donate blood for two years after ceasing to use the medication.
Sahneyi bıraktıktan sonra en büyük başarıları düetleri oldu.After leaving the stage, her greatest chart successes have been duets.
Luis Enrique, futbolu bıraktıktan sonra bir süre sörf yapmak için Avustralya'da yaşadı.After retiring from football, Luis Enrique lived for a while in Australia to practice surfing.
Biz onların erkeklerini öldürdk ve kadınlarını dul bıraktık.Against our will: Men, women and rape.
Bizim bıraktıklarımız sadakadır.' buyurdu.""Discogs: What We Leave Behind".
Üniversiteyi bıraktıktan sonra, üvey kardeşi ile birlikte "Big Gates"'i kurdu.After dropping out of college, he founded Big Gates with his stepbrother.
Sonradan gelenler arasında ona güzel bir ad bıraktık.We destined her to be of those who remained behind.
Adamları sen bırak dedin biz de bıraktık diye cevaplarlar.They answered, because they were left behind.
Kalaw, polislerin kendisini 20.000 pezo karşılığı serbest bıraktıklarını söyledi.Kalaw said the policemen released him after a friend raised 20,000 pesos on his behalf.
"Ne bıraktık Prater'de?"."Ich kann mir nicht erklären, was in Rafz passiert ist" .
Güreşi bıraktıktan sonra uzun yıllar antrenör olarak çalıştı.After playing, he served many years as a coach.
Evlerini boşaltıp bıraktık.When had we left our houses?
Sinemayı bıraktıktan 20 yıl sonra, Bebek'teki gece rahatsızlandı.And... for an hour after the show, she was still Baby Snooks.
Bıraktıklarımız sadakadır.Lojaliteten som brast.
Güreşi bıraktıktan sonra güreşçi menejeri ve antrenör olarak çalışmaktadır.After retiring from competitions worked as a wrestling coach and administrator.
Sonra da şimdiki karısını bıraktıktan sonra onunla evlenmek istediğini de bildirir.Later he finds out that she is already married.
Apple'ı bıraktıktan sonra Jobs başka bir bilgisayar şirketi kurdu, NeXT Computer'ı.After losing his job, he set up his own UK company selling computers and later software.
Ofisi iki gün kapalı bıraktık.We gave the office a few days off.
İkincil kopyalacıyı kutusundan serbest bıraktık, ve şimdi onu kutusuna geri koyamıyoruz.We're the ones who let the second replicator out of its box, and we can't push it back in.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.We stopped tilling, so that we could prevent greenhouse gasses from going into the air.
İhtiyacı olan bilgileri yükleyip çöle bıraktık.We made it learn from us, and we set it free in the desert.
Daha sonra, onları evlerine bıraktık.Later on, we took them home.
Daha sonra, onları en iyi yaptıkları şeyi yapmaya bıraktık: konuşmak!Then, we let them do what they do best: talk!
Bu yüzden motion capture kullanmayı bıraktık.So we aborted using motion capture.
Tohumları nereya bıraktıklarını hatırlıyorlar.They remember where all those seeds are.
Bunları güneş altında bir süre bıraktık.We let that lie around in the sun.

İlgili Sayfalar