bıraktı ile cümle

bıraktı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom, anahtarlarını masanın üzerine bıraktı.Tom left his keys on the table.
Tom çantasını metroda bıraktı.Tom left his briefcase on the subway.
Tom Mary'nin paspasın altında bir anahtar bıraktığını biliyordu.Tom knew that Mary kept a key under the doormat.
Tom Mary'yi işe arabayla bıraktı.Tom gave Mary a lift to work.
Tom şemsiyesini nereye bıraktığı unuttu.Tom forgot where he left his umbrella.
Tom turnuvayı bıraktı.Tom dropped out of the tournament.
Tom okulu bıraktı.Tom dropped out of school.
Tom Mary'yi okulda bıraktı.Tom dropped Mary off at school.
Cüzdanını evde bıraktığı için, Tom bugün bir şey alamaz.Tom can't buy anything today, because he left his wallet at home.
Tom tuvalet kapağını açık bıraktığında Mary bundan hoşlanmaz.Mary doesn't like it when Tom leaves the toilet seat up.
Mary diş macununun kapağını açık bıraktığında, bu Tom'u kızdırıyor.It irritates Tom when Mary leaves the cap off the toothpaste.
Tom tuvaletin kapağını açık bıraktığında bu Mary'yi kızdırıyor.It irritates Mary when Tom leaves the toilet seat up.
Neden Leonardo araştırmacılarının çalışmalarını yarıda bıraktı?Why did Leonardo leave his researcher's work undone?
Sigara içmeyi kesin olarak bıraktım.I stopped smoking once and for all.
Altı ay önce sigarayı bıraktım.I quit smoking six months ago.
Eldivenlerimi kütüphanede bıraktım.I left my gloves in the library.
Tom Mary için bir mesaj bıraktı.Tom left a message for Mary.
Tom masaya büyük bir bahşiş bıraktı.Tom left a large tip on the table.
O, çocuklarını arkada bıraktı.She left her children behind.
Kendi isteğiyle her şeyi ona bıraktı.He left everything to her in his will.
Maalesef, ev ödevimi evde bıraktım.Unfortunately, I left my homework at home.
O, sigara içmeyi bıraktı.He has stopped smoking.
Çok sigara içerdim ama şimdi bıraktım.I used to smoke a lot, but now I've quit.
O, elimi sıkıca tuttu ve bıraktı.He held my hand firmly and left.
Kirayı ödemek için gitarımı rehin bıraktım.I pawned my guitar to pay the rent.
Biz onun geride bıraktığı müzik için minnettarız.We are grateful for the music he left behind.
Yara kolunda bir iz bıraktı.The wound left a scar on his arm.
Yara kolumda bir iz bıraktı.The wound left a scar on my arm.
Kral sağlık sorunları için tacını bıraktı.The king abdicated for health issues.
Şemsiyemi burada bıraktım ama şimdi onu bulamıyorum.I left my umbrella here, but now I can't find it.
Üç yıl önce sigara içmeyi bıraktım.I stopped smoking three years ago.
Belki de masanın üzerinde bıraktım.Maybe I left it on the table.
Belki de masanın üstünde bıraktım.Maybe I left it on the table.
Mahkumu serbest bıraktılar.They freed the prisoner.
Baba tüm parasını kızlarına bıraktı.The father left all his money to his daughters.
Damat gelini sunakta dururken bıraktı.The groom left the bride standing at the altar.
Perdeleri açık bıraktıkları zamanı seviyorum.I love it when they leave the curtains open.
Tom kuşu serbest bıraktı.Tom freed the bird.
Güneş battı, bu yüzden çalışmayı bıraktılar.The sun went down, so they quit working.
Tom kötü bir izlenim bıraktı.Tom made a poor impression.
Kahve içmeyi bıraktım.I stopped drinking coffee.
Neden işini bıraktın?Why did you quit your job?
O kendini yalnız bıraktı.She has marginalized herself.
Bıraktığın için teşekkürler.Thanks for the ride.
Köpekleri kim dışarıya bıraktı?Who let the dogs out?
Tom'u geride bıraktılar.They left Tom behind.
Tom rehineleri serbest bıraktı.Tom freed the hostages.
Galileo, Pisa Kulesi'nden iki top bıraktı.Galileo dropped two balls from the Tower of Pisa.
Oh Tanrım! Cüzdanı odamda bıraktım!Oh My God! I left the wallet in my room!
Dün bıraktığımız yerden devam edelim.Let's continue where we left off yesterday.
Tom senin için masanın üstüne bir şey bıraktı.Tom left something on the table for you.
Okulu erken bıraktım.I left school early.
O, köpeğini odamda bıraktı.She left her dog in my room.
Arabamı nereye bıraktığımı hatırlamıyorum.I don't remember where I left my car.
Parayı evde bıraktı.He left the money at home.
Moskova'ya bir bomba bıraktım.I've dropped a bomb on Moscow.
Şehir, benim altı yıl önce bıraktığım şehir değil.The city isn't the one I left six years ago.
Tom onu hamile bıraktı.Tom got her pregnant.
Ben gitar çalmayı bıraktım.I quit playing the guitar.
Kapıyı açık bıraktın.You left the door open.

İlgili Sayfalar