bıraktı ile cümle

bıraktı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bazı insanlar sigara içmeyi bıraktıklarında kilo alır.Some people gain weight when they quit smoking.
Karını dövmeyi bıraktın mı?Have you stopped beating your wife?
O, bilinçli olarak onu tehlikeye maruz bıraktı.She deliberately exposed him to danger.
Kapıyı açık bıraktığı için o onu azarladı.She scolded him because he left the door open.
Yarım yıl önce sigarayı bıraktım.I quit smoking half a year ago.
Görünüşe göre, Tom'un aklında çok şey vardı, bu yüzden onu yalnız bıraktım.Apparently, Tom had a lot on his mind, so I just left him alone.
O deneyim ağzımda kötü bir tat bıraktı.That experience left a bad taste in my mouth.
Kocanın sakal bıraktığını görmek ister misin?Would you like to see your husband grow a beard?
Babam bana büyük bir miras bıraktı.My father left me a large inheritance.
Ben 3 ay önce sigarayı tamamen bıraktım.I stopped smoking completely 3 months ago.
Anahtarlarımı masanın üstüne bıraktım. Onları bana getirir misin?I left my keys on the table. Could you bring them to me?
Anahtarlarımı masanın üzerinde bıraktım, onları bana getirebilir misin?I left my keys on the table. Could you bring them to me?
Tom hazine aramayı bıraktı ve eve döndü.Tom stopped looking for the treasure and went back home.
Tom geçen hafta işini bıraktı.Tom quit his job last week.
Tom köprünün ortasına yakın üç patlayıcı bıraktı.Tom planted some explosives near the middle of the bridge.
Tom pencereyi açık bıraktı.Tom left the window open.
Tom evi oğluna bıraktı.Tom left the house to his son.
Tom kapıyı kilitlemeden bıraktı.Tom left the door unlocked.
Tom kapıyı açık bıraktı.Tom left the door open.
Tom istasyona zamanında varabilmek için işini yarım bıraktı.Tom left his work half done so he could get to the station in time.
Tom eşini çocuklarla birlikte evde bıraktı.Tom left his wife at home with the children.
Tom şemsiyesini otobüste bıraktı.Tom left his umbrella on the bus.
Tom ders kitabını arabada bıraktı.Tom left his textbook in the car.
Tom oğluna bir servet bıraktı.Tom left his son a fortune.
Tom çantasını masasının üstüne bıraktı.Tom left his briefcase on his desk.
Tom'un anahtarlarını nerede bıraktığı hakkında fikri yoktu.Tom has no idea where he left his keys.
Şoförü Tom'u tiyatroya bıraktı.Tom had his chauffeur drive him to the theater.
Tom tam zamanlı stüdyo müzisyeni olmak için öğretmenlik mesleğini bıraktı.Tom gave up his teaching job to become a full-time studio musician.
Tom kendini tehlikeye maruz bıraktı.Tom exposed himself to danger.
Tom liseyi bıraktı.Tom dropped out of high school.
Tom bıraktığı az miktarda yiyeceği yedi.Tom ate what little food he had left.
Tom Mary'nin elini bıraktı.Tom let go of Mary's hand.
Tom suyu açık bıraktı ve Mary sinirlendi.Tom left the water running and Mary got angry.
Tom meseleyi tamamen Mary'e bıraktı.Tom left the matter entirely in Mary's hands.
Tom nihai kararı Mary'ye bıraktı.Tom left the final decision to Mary.
Tom, Mary'ye biraz para bıraktı.Tom left some money for Mary.
Tom Mary için biraz yiyecek bıraktı.Tom left some food for Mary.
Tom Mary'nin çantasını arabada bıraktı.Tom left Mary's bag in the car.
Tom başka bir kadın için Mary'yi bıraktı.Tom left Mary for another woman.
Tom Mary'ye bir not bıraktı.Tom left Mary a note.
Tom Mary'ye bir mesaj bıraktı.Tom left Mary a message.
Tom Mary için bir not bıraktı.Tom left a note for Mary.
Tom Mary'nin telesekreterine bir mesaj bıraktı.Tom left a message on Mary's answering machine.
Tom Mary'nin işini niçin bıraktığını bilmiyor.Tom doesn't know why Mary quit her job.
Tom Mary'ye kendini yalnız bıraktırmadı.Tom couldn't get Mary to leave him alone.
Hava güzel olduğu zaman, Tom her zaman pencerelerini açık bıraktı.When the weather was nice, Tom always left his windows open.
Tom'un kamerası tam bıraktığı yerdeydi.Tom's camera was just where he'd left it.
Tom, Mary'yi John'un evinin önünde bıraktı.Tom dropped Mary off in front of John's.
Tom Mary ve John'u birlikte yalnız bıraktı.Tom left Mary and John alone together.
Bu pisliği tuvalete kim bıraktı?Who left this mess in the toilet?
Tom işini niçin bıraktı?Why did Tom quit his job?
Tom'un acelesi vardı bu yüzden ikinci fincan kahvesini içmeden bıraktı.Tom was in a hurry so he left his second cup of coffee undrunk.
Tom'un acelesi vardı bu yüzden kahvaltısını sadece yarısı yenmiş olarak bıraktı.Tom was in a hurry so he left his breakfast only half eaten.
Tom'un acelesi vardı bu yüzden yatağını yapılmamış olarak bıraktı.Tom was in a hurry so he left his bed unmade.
Tom bütün gece suyu açık bıraktı.Tom left the water running all night.
Tom bütün gece televizyonu açık bıraktı.Tom left the TV on all night.
Tom, bütün gece ışıkları açık bıraktı.Tom left the lights on all night.
Tom otelde çantamı bıraktı.Tom left my bag at the hotel.
Tom evde cüzdanını bıraktı.Tom left his wallet at home.
Tom trende şemsiyesini bıraktı.Tom left his umbrella on the train.

İlgili Sayfalar