bıraktı ile cümle
bıraktı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Biz iyi şartlarda bıraktık.We left on good terms.
Tom beni havalimanına bıraktı.Tom dropped me off at the airport.
Tom radyoyu açık bıraktı.Tom left the radio on.
Tom dizüstü bilgisayarını evde bıraktı.Tom left his laptop at home.
Tom köpeğini evde bıraktı.Tom left his dog at home.
Tom arkasında bir şey bıraktı.Tom left something behind.
Tom çocuklarını evde bıraktı.Tom left his kids at home.
Tom arabasını açık bıraktı.Tom left his car unlocked.
Tom suyu açık bıraktı.Tom left the water running.
Tom şapkasını arabada bıraktı.Tom left his hat in the car.
O beni suskun bıraktı.It has left me speechless.
Sen oldukça iyi bir izlenim bıraktın.You've made quite an impression.
"Tom buraya nasıl girdi?" "Açık bıraktığın pencereden geldi.""How did Tom get in here?" "He came in through the window that you left unlocked."
Eskiden yaptığım birçok şeyi yapmayı bıraktım.I've quit doing many things I used to do.
Ben kapının altına bir not bıraktım.I left a note under the door.
Tom'u arkadaşının evine bıraktım.I dropped Tom off at his friend's house.
Tom Mary'yi arkadaşının evine bıraktı.Tom dropped Mary off at her friend's house.
"Gözlüklerim nerede?" "Orada, onları bıraktığın yerde""Where are my glasses?" "There, where you left them."
Ben cep telefonumu evde bıraktım.I left my cell phone at home.
Tom onun mizah duygusunu sevmediği için Mary ile çıkmayı bıraktı.Tom quit going out with Mary because he didn't like her sense of humor.
Tom'un evrak çantasını burada bıraktığını fark eder etmez geri geleceğinden eminim.I'm sure Tom will come back as soon as he realizes he left his briefcase here.
O iyi bir izlenim bıraktı.He left a good impression.
Tom bazı kirli bulaşıkları lavaboya bıraktı.Tom left some dirty dishes in the sink.
Mary roket gibi havalandı. Tom, onun arkasında bıraktığı toz bulutunun içinde kayboldu.Mary took off like a rocket. Tom disappeared in the dust cloud she left behind her.
Biz kötü alışkanlıkları bıraktık.We gave up the bad habits.
Tom ceketini alt katta bıraktı.Tom left his coat downstairs.
Tom eşyalarını her yere saçıp bıraktı.Tom left his clothes lying all over the floor.
Tom bıyık bıraktı.Tom grew a moustache.
Mary Facebook hesabını devre dışı bıraktı.Mary deactivated her Facebook account.
Kapıyı açık bıraktığımdan eminim.I'm sure I left the door open.
Tom ne kadar para bıraktı?How much money does Tom have left?
Sen arabanın farlarını açık bıraktın.You left the car headlights on.
Tom yazmaktan vazgeçti ve kalemini bıraktı.Tom quit writing and put down his pen.
Tom zamanında bıraktı.Tom left on time.
Tom kahveyi Maria'nın önüne bıraktı.Tom left the cafe in front of Maria.
Tom şemsiyesini sınıfta bıraktı.Tom left his umbrella in the classroom.
Tom ceketini arabasında bıraktı.Tom left his jacket in his car.
Tom okula gelmeyi bıraktı.Tom has stopped coming to school.
Tom pencerelerini kilitlemeden bıraktı.Tom left his windows unlocked.
Tom pencerelerini açık bıraktı.Tom left his windows unlocked.
Tom telefonunu arabasında bıraktı.Tom left his phone in his car.
Tom şapkasını odamda bıraktı.Tom left his hat in my room.
Tom, geçen yıl okulu bıraktı.Tom quit school last year.
Ön verandada kim bu çamurlu ayak izlerini bıraktı?Who left these muddy footprints on the front porch?
Bütün bunları yıllar önce geride bıraktım.I left all that behind years ago.
Geçen hafta şemsiyemi burada bıraktım.I left my umbrella here last week.
Tom'un okulu bıraktığını duydum.I hear Tom has quit school.
Birisi kurutma makinesinde bıraktıktan sonra çamaşırlarımı çaldı.Someone stole my laundry after I left it in the dryer.
Tom'u kütüphaneye bıraktım.I dropped Tom off at the library.
Her şeyi sundurmada bıraktım.I left everything on the porch.
Tom, Mary'yi tren garında tam saat 2: 30'dan önce bıraktı.Tom dropped Mary off at the train station just before 2:30.
Anahtarları kontakta bıraktım.I left the keys in the ignition.
Anahtarları kontakta bıraktı.I left the keys in the ignition.
Şarj cihazımı evde bıraktım.I've left my charger at home.
Akvaryum balığımı uzun süre yalnız ve yiyeceksiz bıraktım ve o sonunda öldü.I left my gold fish alone and without food for too long and it eventually died!
Üç yıl önce Noel kartları göndermeyi bıraktım.I stopped sending Christmas cards three years ago.
Cevaplanmamış üç soru bıraktım.I left three questions unanswered.
Tom ailesini desteklemek için okulu bıraktı.Tom dropped out of school to support his family.
Tom Mary ile konuşmayı bıraktı.Tom has stopped talking to Mary.
Dün geceki fırtına Boston'da karışıklık bıraktı.Last night's storm left a mess in Boston.