bıraktı ile cümle

bıraktı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un mükemmel ahlakı, Meryem'in anne babasında büyük bir intiba bıraktı.Tom's impeccable manners made a big impression on Mary's parents.
O beni zor durumda bıraktı.He left me in the lurch.
Biri sana mesaj bıraktı.Someone left you a message.
Tom şemsiyesini nereye bıraktığını hatırlayamadı.Tom couldn't remember where he'd left his umbrella.
Tom şemsiyesini nerede bıraktığını hatırlamadı.Tom didn't remember where he'd left his umbrella.
Tom üniversiteyi bıraktı ve Boston'a taşındı.Tom dropped out of college and moved to Boston.
En güzelini sona bıraktım.I saved the best for last.
Tekne bıraktığım yerde değil.The boat isn't where I left it.
Tom her şeyi üç erkek torununa bıraktı.Tom left everything to his three grandsons.
Tom anahtarı kontakta bıraktı.Tom left the key in the ignition.
Tom arka kapıyı açık bıraktı.Tom left the back door open.
Kaza onu kalıcı felç bıraktı.The accident left him permanently paralyzed.
Ben telefonumu konferans salonunda bıraktım.I left my phone in the conference room.
Şemsiyemi nereye bıraktığımı bilmek istiyorum.I'd like to know where I left my umbrella.
O, genellikle yaptığı gibi, anahtarını masaya bıraktı.He left his key on the desk, as he usually did.
Anahtarları nerede bıraktığımı bilmiyorum.I do not know where I left the keys.
Anahtarları nereye bıraktığımı bilmiyorum.I don't know where I've left the keys.
Tom'un köpeği onun yeni halısı üzerinde çamurlu pençe izleri bıraktı.Tom's dog left muddy paw prints all over his new carpet.
Bu sabah kapınıza bir not bıraktım.I left a note by your door this morning.
Tom vejetaryen oldu ve aynı zamanda sigarayı içmeyi bıraktı.Tom has become a vegetarian and has also quit smoking.
Seyirci alkışlamayı bıraktı.The audience stopped clapping.
İsyancılar bıraktıktan sonra göz yaşartıcı gaz kutuları yolda görülebiliyordu.Tear gas canisters could be seen on the road after the rioters had left.
Tom içki içmeyi bıraktı mı?Has Tom quit drinking?
Tom işe giderken beni okula bıraktı.Tom dropped me off at school on his way to work.
Tom odaya girdiğinde herkes konuşmayı bıraktı.Everyone stopped speaking when Tom entered the room.
Dün kapının üzerinde bir not bıraktım.I left a note on your door yesterday.
İnsanlar beni yalnız bıraktılar.People left me alone.
Tom Fransızca ders kitabını Mary'nin evinde bıraktığını düşünüyor.Tom thinks he left his French textbook at Mary's.
Tom şemsiyesini trende bıraktığını düşünüyor.Tom thinks he left his umbrella on the train.
Biz Tom'u yalnız bıraktık.We left Tom alone.
Birçok kişi bıraktı.Many people left.
Onları satmayı bıraktılar.They've stopped selling those.
O, geçmişin sorunlarını arkasında bıraktı.She left the troubles of the past behind her.
Mike kardeşini yüzüstü bıraktı.Mike left his brother in the lurch.
Bıraktığımız yerden başlayalım.Let's continue from where we left off.
Tom, karısını ve çocuklarını geride bıraktı.Tom left his wife and children behind.
Tom Mary'nin cevaplama makinesine bir mesaj bıraktı.Tom left Mary a message on her answering machine.
Tom Mary'yi bir otele bıraktı.Tom dropped Mary off at a hotel.
Blogunu güncellemeyi neden bıraktın? Okumayı hep dört gözle beklemiştim.Why did you stop updating your blog? I always looked forward to reading it.
Biri bana Tom'un işini bıraktığını söyledi.Someone told me Tom has quit his job.
Tom'un işini bıraktığını biliyor muydun?Did you know that Tom quit his job?
Ağzını açık bıraktı.Her mouth dropped open.
Tom güneş gözlüğünü arabada bıraktı.Tom left his sunglasses in his car.
O, beni yapacak bir ton zor işle bıraktı.He left me with tons of hard work to do.
Alışveriş merkezinden ayrıldığımda araba onu bıraktığım yerde değildi.When I left the shopping center, the car wasn't where I had left it.
Tom her zaman yaptığı gibi anahtarını masanın üstüne bıraktı.Tom left his key on the desk, as he usually does.
Tom Facebook kullanmayı bıraktı.Tom has quit using Facebook.
Kar fırtınası yerde 30 inçten daha fazla kar bıraktı.The snowstorm left more than 30 inches of snow on the ground.
O, masaya bir paket sigara bıraktı.He left a pack of cigarettes on the table.
Tom telefonuma birkaç mesaj bıraktı.Tom left several messages on my phone.
İşimi bıraktığıma pişman değilim.I don't regret quitting my job.
Kulüplere gitmeyi bıraktım.I've quit going to clubs.
Tom okula gitmeyi bıraktı.Tom has stopped going to school.
Tom uzun bir sakal bıraktı.Tom grew a long beard.
Onları havaalanında bıraktım.I dropped them off at the airport.
Tom'u havaalanında bıraktım.I dropped Tom off at the airport.
O okulu bıraktı ve odasında kalmaya başladı.He quit school and started staying in his room.
Her şeyi odamda bıraktım.I left everything in my room.
Beni arabayla bıraktığın için naziksin.It's nice of you to give me a lift.
Tom geride çok şey bıraktı.Tom left a lot behind.

İlgili Sayfalar