bıraktı ile cümle

bıraktı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom biletini evde bıraktı.Tom left his ticket at home.
Tom pasaportunu evde bıraktı.Tom left his passport at home.
Tom Mary'nin işini neden bıraktığını biliyor.Tom knows why Mary quit her job.
Tom anahtarları bana bıraktı.Tom left me the keys.
Tom emlakının bir parçasını Mary'ye bıraktı.Tom left part of his estate to Mary.
Tom anlaşmanın ayrıntılarını avukatına bıraktı.Tom left the details of the agreement to his lawyer.
Tom ve Mary'yi tek başlarına bıraktık.We left Tom and Mary by themselves.
Tom sana bir hediye bıraktı.Tom left a gift for you.
Tom sizin için bir hediye bıraktı.Tom left a gift for you.
Anahtarı odada bıraktım.I left the key in the room.
Tom vasiyetindeki her şeyi Mary'ye bıraktı.Tom left everything to Mary in his will.
Tom çantasını trende bıraktı.Tom left his bag on the train.
Tom mutfak masasına bir not bıraktı.Tom left a note on the kitchen table.
Tom motoru çalışır durumda bıraktı.Tom left the motor running.
Tom bıraktığı yerden devam etti.Tom resumed where he left off.
Tom oğluna bir sürü para bıraktı.Tom left his son a lot of money.
Tom işini bıraktığına pişman oldu.Tom regretted quitting his job.
Tom eşine bir servet bıraktı.Tom left his wife a fortune.
Tom öldüğü zaman bu evi bana bıraktı.Tom left this house to me when he died.
Tom anahtarlarını arabada bıraktı.Tom left his keys in the car.
Tom şemsiyesini arabada bıraktı.Tom left his umbrella in the car.
Tom Mary'yi arabada yalnız bıraktı.Tom left Mary alone in the car.
Tom bilerek son sayfayı boş bıraktı.Tom purposely left the last page blank.
Tom kaşığını yere bıraktı.Tom set down his spoon.
Tom meditasyon yapmayı bıraktı.Tom has stopped taking his medication.
Tom kazara kapıyı kilitleyip kendini dışarıda bıraktı.Tom accidentally locked himself out of his office.
Tom bir intihar notu bıraktı mı?Did Tom leave a suicide note?
Bu oda neredeyse Tom'un onu bıraktığı şekilde.This room is pretty much the way Tom left it.
Tom gitarını muhtemelen üst katta bıraktı.Tom probably left his guitar upstairs.
Biberonu bıraktıralım.Let go of the bottle.
Buraya biri girmiş. Eşyalarımın onları bıraktığım yerde olmadığını söyleyebilirim.Someone's been here. I can tell that my things aren't where I left them.
Herkes bizi yalnız bıraktı.Everyone left us alone.
Bütün bıraktığım bu.That's all I have left.
Tom bisikletinden düşünce yarışı bıraktı.Tom dropped out of the race when he fell off his bike.
Tom bu yüzden bıraktı.That's why Tom quit.
Ne zaman sigarayı bıraktın?When did you quit smoking?
Tom bir mesaj bıraktı mı?Did Tom leave a message?
Şemsiyemi evde bıraktım.I left my umbrella at home.
Şemsiyemi otobüste bıraktım.I left my umbrella on the bus.
Ben zaten bir mesaj bıraktım.I've already left a message.
Siz ikinizin sonunda dövüşmeyi bıraktığınızı gördüğüme memnun oldum.I'm glad to see you two have finally quit fighting.
Polis aramayı bıraktı.The police have called off the search.
Tom masana bir zarf bıraktı.Tom left an envelope on your desk.
Tom masana bir şey bıraktı.Tom left something on your desk.
Şapkamı sınıfta bıraktım.I left my hat in the classroom.
Tom şemsiyesini arabamda bıraktı.Tom left his umbrella in my car.
Tom'un bıraktığını düşündüm.I thought Tom left.
Tom bütün mirasını size bıraktı.Tom left his entire estate to you.
Tom sizin için masaya biraz para bıraktı.Tom left some money on the table for you.
Tom'un arabasının yıkanması gerekti, bu yüzden onu yağmurda dışarıda bıraktı.Tom's car needed a wash, so he left it out in the rain.
Kumar oynamayı bıraktım. Çok para kaybediyorum.I've packed gambling in. I've been loosing too much money.
İşçiler, yağmur nedeniyle saat 2'de işi bıraktılar.The workers packed up at 2 o'clock on account of the rain.
Tom okulu bıraktığını kimseye söylemedi.Tom didn't tell anyone that he'd dropped out of school.
Üzgünüm, ev ödevimi evde bıraktım.I'm sorry, I left my homework at home.
Korku onu suskun bıraktı.Fear left him speechless.
Anahtarları yağmurluğun cebinde ofisime bıraktığımdan oldukça eminim.I'm pretty sure that I've left the keys to my office in my raincoat pocket.
O, vasiyetinde karısına bir servet bıraktı.In his will, he left a fortune to his wife.
Tom bunu sana bıraktı.Tom left this for you.
Biri bunu sana bıraktı.Someone left this for you.
Noel Baba'ya inanmayı bıraktığında kaç yaşındaydın?How old were you when you stopped believing in Santa Claus?

İlgili Sayfalar