bırakmaya ile cümle
bırakmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Paul, istediği ölçümleri aldı; artık hayvanı ırmağa bırakmaya karar veriyorlar.Paul ha i suoi dati, così decidono di far tornare il coccodrillo nel fiume.
Paul, istediği ölçümleri aldı; artık hayvanı ırmağa bırakmaya karar veriyorlar.Paul har sin data, så de beslutter at sætte dyret tilbage ud i floden igen.
Paul, istediği ölçümleri aldı; artık hayvanı ırmağa bırakmaya karar veriyorlar.Paul heeft zijn gegevens. Ze beslissen om het dier terug los te laten in de rivier.
Paul, istediği ölçümleri aldı; artık hayvanı ırmağa bırakmaya karar veriyorlar.Paul은 필요한 자료를 얻었고, 그들은 그 동물을 강 뒤쪽에 놓아주기로 했습니다.
Paul, istediği ölçümleri aldı; artık hayvanı ırmağa bırakmaya karar veriyorlar.Paul zdobył informacje więc chcą go teraz wypuścić.
Paul, istediği ölçümleri aldı; artık hayvanı ırmağa bırakmaya karar veriyorlar. Paul:降りるな 降りるな 降りるなよ
Paul, istediği ölçümleri aldı; artık hayvanı ırmağa bırakmaya karar veriyorlar.לשחרר את החיה חזרה אל הנהר.
Paul, istediği ölçümleri aldı; artık hayvanı ırmağa bırakmaya karar veriyorlar.أن يطلقوا الحيوان إلى النهر.
RAB görkemli adının hatırına halkını bırakmayacak. Çünkü sizi kendi halkı kılmaktan hoşnut kaldı.여호와께서는 너희로 자기 백성 삼으신 것을 기뻐하신 고로 그 크신 이름을 인하여 자기 백성을 버리지 아니하실 것이요
RAB görkemli adının hatırına halkını bırakmayacak. Çünkü sizi kendi halkı kılmaktan hoşnut kaldı.Pues Jehovah no desamparará a su pueblo, por causa de su gran nombre; porque él ha querido haceros pueblo suyo
RAB görkemli adının hatırına halkını bırakmayacak. Çünkü sizi kendi halkı kılmaktan hoşnut kaldı.Suuren nimensä tähden Herra ei hylkää kansaansa, koska Herra on tahtonut tehdä teidät omaksi kansaksensa.
RAB görkemli adının hatırına halkını bırakmayacak. Çünkü sizi kendi halkı kılmaktan hoşnut kaldı.כי לא יטש יהוה את עמו בעבור שמו הגדול כי הואיל יהוה לעשות אתכם לו לעם׃
RAB görkemli adının hatırına halkını bırakmayacak. Çünkü sizi kendi halkı kılmaktan hoşnut kaldı.لانه لا يترك الرب شعبه من اجل اسمه العظيم. لانه قد شاء الرب ان يجعلكم له شعبا.
RAB görkemli adının hatırına halkını bırakmayacak. Çünkü sizi kendi halkı kılmaktan hoşnut kaldı.耶 和 華 既 喜 悅 選 你 們 作 他 的 子 民 、 就 必 因 他 的 大 名 不 撇 棄 你 們
RAB görkemli adının hatırına halkını bırakmayacak. Çünkü sizi kendi halkı kılmaktan hoşnut kaldı.耶和華 既 喜 悅選 你 們作 他 的 子民 、 就 必 因 他 的 大名 不 撇棄 你 們
Sadece denklemin sağ tarafındaki "b" yi yalnız bırakmaya çalışıyorum.우변에 b만 남게 되지요
Sadece denklemin sağ tarafındaki "b" yi yalnız bırakmaya çalışıyorum.Vi prøver at isolere b på højre side.
Sadece denklemin sağ tarafındaki "b" yi yalnız bırakmaya çalışıyorum.Додамо 28. Я просто хочу, щоб у правій частині залишилося тільки b.
Sahip olduğumu sandığım hayatı bırakmayana dek beni bekleyen hayatı sahiplenemeyecektim.Dopiero gdy dałam spokój temu, kim powinnam być, mogłam rozpocząć życie, które na mnie czekało.
Sahip olduğumu sandığım hayatı bırakmayana dek beni bekleyen hayatı sahiplenemeyecektim.제 이전의 삶을 떠나보내고 나서야 새로운 삶을 받아들일 수 있었어요.
Sahip olduğumu sandığım hayatı bırakmayana dek beni bekleyen hayatı sahiplenemeyecektim.No fue hasta que solté la vida que pensé que tendría que fui capaz de abrazar la vida que me estaba esperando.
Sahip olduğumu sandığım hayatı bırakmayana dek beni bekleyen hayatı sahiplenemeyecektim.Pas toen ik het leven losliet dat ik dacht te moeten leiden, kon ik het leven omarmen dat op me wachtte.
Sahip olduğumu sandığım hayatı bırakmayana dek beni bekleyen hayatı sahiplenemeyecektim.Quando me libertei da vida que achava que devia ter fui capaz de aproveitar a vida que estava à minha espera.
Sahip olduğumu sandığım hayatı bırakmayana dek beni bekleyen hayatı sahiplenemeyecektim.Μόνο όταν άφησα τη ζωή που νόμιζα ότι θα έπρεπε να έχω κατάφερα να αποδεχτώ τη ζωή που με περίμενε.
Sahip olduğumu sandığım hayatı bırakmayana dek beni bekleyen hayatı sahiplenemeyecektim.הצלחתי ליצור חיים חדשים לחלוטין. זה לא קרה עד שוויתרתי על החיים שחשבתי שיהיו לי
Sahip olduğumu sandığım hayatı bırakmayana dek beni bekleyen hayatı sahiplenemeyecektim.عندما تخليت عن الحياة التي كنت اعتقد اني يجب ان امتلكها استطعت ان استقبل الحياة التي كانت بانتظاري.
Sahip olduğumu sandığım hayatı bırakmayana dek beni bekleyen hayatı sahiplenemeyecektim.待ち受けている新しい人生を 発見できたのです 私の本当の強さは
Sen gerçekten Goo Joon Pyo sun seni özledim öleceğim sandım seni asla bırakmayacağımAnh đúng thật là Goo JunPyo. Anh nhớ em quá. Nhớ đến chết đi được.
Sen gerçekten Goo Joon Pyo sun seni özledim öleceğim sandım seni asla bırakmayacağımDu är verkligen Goo JunPyo. Jag saknade dig. Nog för att kunna dö.
Sen gerçekten Goo Joon Pyo sun seni özledim öleceğim sandım seni asla bırakmayacağımDu bist wirklich Goo JunPyo. Ich hab dich vermisst. Genug um zu sterben.
Sen gerçekten Goo Joon Pyo sun seni özledim öleceğim sandım seni asla bırakmayacağımEste Goo JoonPyo. Chiar esti Goo JoonPyo. Mi-a fost dor de tine.
Sen gerçekten Goo Joon Pyo sun seni özledim öleceğim sandım seni asla bırakmayacağımJesteś naprawdę Goo JunPyo. Tęskniłem za tobą. Wystarczająco by umrzeć.
Sen gerçekten Goo Joon Pyo sun seni özledim öleceğim sandım seni asla bırakmayacağımJsi opravdu Goo Joon Pyo. Chyběla jsi mi. Skoro jsem zemřel.
Sen gerçekten Goo Joon Pyo sun seni özledim öleceğim sandım seni asla bırakmayacağımOlet todellakin Goo JunPyo. Minulla oli ikävä sinua. Tarpeeksi ikävä kuollakseni.
Sen gerçekten Goo Joon Pyo sun seni özledim öleceğim sandım seni asla bırakmayacağımSei davvero Goo JoonPyo. Mi sei mancata. Abbastanza da morirne.
Sen gerçekten Goo Joon Pyo sun seni özledim öleceğim sandım seni asla bırakmayacağımTényleg Goo JoonPyo vagy. Hiányoztál.<br /><br />Elég a halálhoz. Nem foglak újra elengedni.
Sen gerçekten Goo Joon Pyo sun seni özledim öleceğim sandım seni asla bırakmayacağımTu es vraiment Goo JunPyo. Tu m'as manqué ! Assez pour mourir.
Sen gerçekten Goo Joon Pyo sun seni özledim öleceğim sandım seni asla bırakmayacağımНаистина си Гу Джун Пьо. Липсваше ме.<Br> До смърт. Няма да те пусна никога повече.
Sen gerçekten Goo Joon Pyo sun seni özledim öleceğim sandım seni asla bırakmayacağımЭто действитено Goo JoonPyo Я скучал по Тебе
Sen gerçekten Goo Joon Pyo sun seni özledim öleceğim sandım seni asla bırakmayacağımإنّه أنت غو جون بيو لقد اشتقت إليك حتّى الموت لن أدعك تذهبين مرّة أخرى
Sen gerçekten Goo Joon Pyo sun seni özledim öleceğim sandım seni asla bırakmayacağımずっと会いたかった... 死ぬほど もう二度と離さないからな 約束しただろう?帰って来たら責任取るって
Seni asla bırakmayacağım."Eu nunca te vou abandonar.
Seni asla bırakmayacağım.Ich werde dich niemals aufgeben.
Seni asla bırakmayacağım.Ik zal je nooit in de steek laten.
Seni asla bırakmayacağım.Jag kommer aldrig överge dig.
Seni asla bırakmayacağım.Jeg vil aldrig forlade dig.
Seni asla bırakmayacağım.Je ne vous abandonnerai jamais.
Seni asla bırakmayacağım.당신을 절대 실망시키지 않겠습니다
Seni asla bırakmayacağım.Nigdy cię nie porzucę.
Seni asla bırakmayacağım.Non ti abbandonerò mai.
Seni asla bırakmayacağım.Nunca te abandonaré.
Seni asla bırakmayacağım.Nu te voi abandona niciodată.
Seni asla bırakmayacağım.Saya tidak akan pernah meninggalkanmu.
Seni asla bırakmayacağım.Sohasem hagylak el.
Seni asla bırakmayacağım.Tôi sẽ không bao giờ từ bỏ anh.
Seni asla bırakmayacağım.Δεν θα σε εγκαταλείψω ποτέ.
Seni asla bırakmayacağım.Никога няма да те напусна
Seni asla bırakmayacağım.Я вас не брошу.
Seni asla bırakmayacağım.לא אנטוש אתכם לעולם.
Seni asla bırakmayacağım.لن أتخلى عنك أبداً.
İlgili Sayfalar