bırakmaya ile cümle
bırakmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kardeşinize bırakmayacak mısınız?Разве вы не оставите его своему брату?
‹‹ ‹Komşuna haksızlık etmeyecek, onu soymayacaksın. İşçinin alacağını sabaha bırakmayacaksın.A te felebarátodat ne zsarold, se ki ne rabold. A napszámos bére ne maradjon nálad reggelig.
‹‹ ‹Komşuna haksızlık etmeyecek, onu soymayacaksın. İşçinin alacağını sabaha bırakmayacaksın.Du må intet aftvinge din Næste, du må intet røve; Daglejerens Løn må ikke blive hos dig Natten over.
‹‹ ‹Komşuna haksızlık etmeyecek, onu soymayacaksın. İşçinin alacağını sabaha bırakmayacaksın.너는 네 이웃을 압제하지 말며 늑탈하지 말며 품군의 삯을 아침까지 밤새도록 네게 두지 말며
‹‹ ‹Komşuna haksızlık etmeyecek, onu soymayacaksın. İşçinin alacağını sabaha bırakmayacaksın.Não oprimirás o teu próximo, nem o roubarás; a paga do jornaleiro não ficará contigo até pela manhã.
‹‹ ‹Komşuna haksızlık etmeyecek, onu soymayacaksın. İşçinin alacağını sabaha bırakmayacaksın.Nebudeš utiskovať svojho blížneho ani ho nebudeš olupovať. Nebude nocovať u teba mzda nájomníka až do rána.
‹‹ ‹Komşuna haksızlık etmeyecek, onu soymayacaksın. İşçinin alacağını sabaha bırakmayacaksın.Ne opehari bližnjega svojega in ga ne oropaj. Plačilo najemniku tvojemu naj ne ostane pri tebi do jutra.
‹‹ ‹Komşuna haksızlık etmeyecek, onu soymayacaksın. İşçinin alacağını sabaha bırakmayacaksın.Neutiskneš mocí bližního svého, aniž obloupíš ho. Nezůstane mzda dělníka u tebe až do jitra.
‹‹ ‹Komşuna haksızlık etmeyecek, onu soymayacaksın. İşçinin alacağını sabaha bırakmayacaksın.Не обижай ближнего твоего и не грабительствуй. Плата наемнику не должна оставаться у тебя до утра.
‹‹ ‹Komşuna haksızlık etmeyecek, onu soymayacaksın. İşçinin alacağını sabaha bırakmayacaksın.לא תעשק את רעך ולא תגזל לא תלין פעלת שכיר אתך עד בקר׃
‹‹ ‹Komşuna haksızlık etmeyecek, onu soymayacaksın. İşçinin alacağını sabaha bırakmayacaksın.لا تغصب قريبك ولا تسلب. ولا تبت اجرة اجير عندك الى الغد.
‹‹ ‹Komşuna haksızlık etmeyecek, onu soymayacaksın. İşçinin alacağını sabaha bırakmayacaksın.不 可 欺 壓 你 的 鄰 舍 、 也 不 可 搶 奪 他 的 物 . 雇 工 人 的 工 價 、 不 可 在 你 那 裡 過 夜 留 到 早 晨
‹‹ ‹Komşuna haksızlık etmeyecek, onu soymayacaksın. İşçinin alacağını sabaha bırakmayacaksın.不可欺壓 你 的 鄰舍 、 也不可搶奪 他 的 物 . 雇工 人 的 工價 、 不 可 在 你 那 裡過 夜 留到 早晨
Kötü huylu biri olduğu için, arkamda bırakmaya korkuyorum.C'est une femme qui a du tempérament, j'ai peur qu'elle parte.
Kötü huylu biri olduğu için, arkamda bırakmaya korkuyorum.Cô ta là một cô nàng vô cùng xấu tính.
Kötü huylu biri olduğu için, arkamda bırakmaya korkuyorum.Dia punya sifat yang buruk Aku takut meninggalaknya.
Kötü huylu biri olduğu için, arkamda bırakmaya korkuyorum.Ha un bel caratterino, non vorrei che se ne andasse.
Kötü huylu biri olduğu için, arkamda bırakmaya korkuyorum.Ő egy hirtelen haragú hölgy, félek, hogy egyszer csak elillan.
Kötü huylu biri olduğu için, arkamda bırakmaya korkuyorum.بما أنها عصبية المزاج اخشى أن تتركني وتذهب
Memleketi bırakmaya istek yok, ama mecbur,Aucune envie de quitter la partie, mais je le dois,
Memleketi bırakmaya istek yok, ama mecbur,Ich will mein Land nicht verlassen, aber ich muss,
Memleketi bırakmaya istek yok, ama mecbur,No deseo dejar mi patria, pero debo,
Memleketi bırakmaya istek yok, ama mecbur,Δε θέλω να εγκαταλείψω την πατρίδα, αλλά πρέπει,
Mike Durant, seni arkada bırakmayacağız.Begge hænder.
Mike Durant, seni arkada bırakmayacağız.Ciągle jest za gorąco. Kapitanie, nie możemy przysłać pomocy medycznej.
Mike Durant, seni arkada bırakmayacağız.Du må tager over nu.
Mike Durant, seni arkada bırakmayacağız.Mike Durant, não te deixamos para trás!
Mike Durant, seni arkada bırakmayacağız.¡Mike Durant, no te dejaremos atrás!
Mike Durant, seni arkada bırakmayacağız.Mike Durant, nu te vom părăsi!
Mike Durant, seni arkada bırakmayacağız.Mike Durant! Nu te vom părăsi!
Mike Durant, seni arkada bırakmayacağız. Mike Durant, seni arkada bırakmayacağız. Yerime geçmelisin.Yritä vain pitää kiinni.
Mike Durant, seni arkada bırakmayacağız.Mike Durant!
Mike Durant, seni arkada bırakmayacağız.Miku Durante! Nenecháme tě tu!
Mike Durant, seni arkada bırakmayacağız.Ne bomo te pustili!... Mike Durant!
Mike Durant, seni arkada bırakmayacağız.Tak bisa. Masih terlalu beresiko. Kapten, kami tak bisa kirimkan evakuasi medis saat ini.
Mike Durant, seni arkada bırakmayacağız.Μάικ Ντουράντ, δεν θα σε αφήσουμε πίσω.
Mike Durant, seni arkada bırakmayacağız.Майк Дюрант! Няма да те изоставим!
Mike Durant, seni arkada bırakmayacağız.מייק דוראנט .לא נשאיר אותך מאחור
Mike Durant, seni arkada bırakmayacağız.القائد لا يستطيع المخاطرة بطائرة أخرى. عليك أن تصمد قليلا
Mike Durant, seni arkada bırakmayacağız.يا رقم 25 ، هنا 64. طلب المساعده الطبيه سلبي غير ممكن الآن
Motorlu araçlara binmeyi ve sürmeyi bırakmaya karar verdim.그 이후로 엔진이 달린 교통수단은 타지도, 운전하지도 않기로 결심했어요.
Motorlu araçlara binmeyi ve sürmeyi bırakmaya karar verdim.עד שהחלטתי שאני מפסיק לרכב ולנסוע בכלי רכב ממונעים.
Motorlu araçlara binmeyi ve sürmeyi bırakmaya karar verdim.إلى درجة أنني قررت أنني سوف أتوقف عن ركوب و قيادة المركبات الآلية.
Motorlu araçlara binmeyi ve sürmeyi bırakmaya karar verdim.それはカリフォルニアでは大変なことです
O kadar yerine ekvator hattı boyunca boyuna onu bırakmaya olmaz mıydı; evet, siz tanrılar!Eikö hän mennessä varsin asettaa hänet alas pituussuunnassa linjalla päiväntasaajan; niin, te jumalat!
O kadar yerine ekvator hattı boyunca boyuna onu bırakmaya olmaz mıydı; evet, siz tanrılar!그는 멀리 오히려 적도의 라인을 따라 세로로 눕혀하지 않을까요;
O kadar yerine ekvator hattı boyunca boyuna onu bırakmaya olmaz mıydı; evet, siz tanrılar!On by mnohem raději položit ho podélně linii rovníku; ano, vy bozi!
O kadar yerine ekvator hattı boyunca boyuna onu bırakmaya olmaz mıydı; evet, siz tanrılar!On by oveľa radšej ležal ho pozdĺžne líniu rovníku; áno, vy bohovia!
O kadar yerine ekvator hattı boyunca boyuna onu bırakmaya olmaz mıydı; evet, siz tanrılar!Разве он не далеко, а уложить его продольно вдоль линии экватора; да, вы боги!
O kadar yerine ekvator hattı boyunca boyuna onu bırakmaya olmaz mıydı; evet, siz tanrılar!Хіба він не далеко, а укласти його подовжньо уздовж лінії екватора; так, ви боги!
O kadar yerine ekvator hattı boyunca boyuna onu bırakmaya olmaz mıydı; evet, siz tanrılar!האם הוא לא רחוק ולא להשכיב אותו לאורכו לאורך קו המשווה:
O kadar yerine ekvator hattı boyunca boyuna onu bırakmaya olmaz mıydı; evet, siz tanrılar!وقال انه لم تقع حتى الآن ليس له بالطول باستمرار على طول الخط من خط الاستواء ؛
O kadar yerine ekvator hattı boyunca boyuna onu bırakmaya olmaz mıydı; evet, siz tanrılar!いや、あなたがたの神!この霜を保つために、燃えるようなピット自体に下る?
Oturursunuz. IPhone'unuza ya da kimseyi dışarıda bırakmayalım, Android'inize bakarsınız.Díváte se do svého iPhonu nebo Androida, abych na nikoho nezapomněla.
Oturursunuz. IPhone'unuza ya da kimseyi dışarıda bırakmayalım, Android'inize bakarsınız.Estás sentado, mirando al iPhone, o al Android, sin tratar de excluir a nadie.
Oturursunuz. IPhone'unuza ya da kimseyi dışarıda bırakmayalım, Android'inize bakarsınız.Näpräät kännykkääsi kerrot kaikille missä mennään.
Oturursunuz. IPhone'unuza ya da kimseyi dışarıda bırakmayalım, Android'inize bakarsınız.Nézegetjük az iPhone-unkat -- vagy az Androidunkat, nehogy bárkit is kihagyjunk.
Oturursunuz. IPhone'unuza ya da kimseyi dışarıda bırakmayalım, Android'inize bakarsınız.Ви сідаєте, дивитесь у свій iPhone або Android, намагаючись нікого не випустити з виду.
Oturursunuz. IPhone'unuza ya da kimseyi dışarıda bırakmayalım, Android'inize bakarsınız.Вы садитесь, смотрите в Айфон или Андроид, стараясь никого не забыть.
Paul, istediği ölçümleri aldı; artık hayvanı ırmağa bırakmaya karar veriyorlar.Paul a ses données, ils décident donc de relâcher l'animal dans la rivière.
İlgili Sayfalar