bırakması ile cümle
bırakması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Musa onlara, ‹‹Kimse sabaha bir parça bile bırakmasın›› dedi.وقال لهم موسى لا يبقي احد منه الى الصباح.
Musa onlara, ‹‹Kimse sabaha bir parça bile bırakmasın›› dedi.摩 西 對 他 們 說 、 所 收 的 、 不 許 甚 麼 人 留 到 早 晨
Musa onlara, ‹‹Kimse sabaha bir parça bile bırakmasın›› dedi.摩西對 他 們說 、 所 收 的 、 不 許甚麼 人 留到 早晨
Ona suyu derede bırakması için para ödeniyor.Anh ta được trả để giữ nước ở lại dòng suối.
Ona suyu derede bırakması için para ödeniyor.Azért fizetik hogy hagyja a vizét a rendszerben.
Ona suyu derede bırakması için para ödeniyor.Dia dibayar untuk membiarkan air tetap mengalir.
Ona suyu derede bırakması için para ödeniyor.Dostává zaplaceno za ponechání vody v potoce.
Ona suyu derede bırakması için para ödeniyor.Dostáva zaplatené za ponechanie vody v potoku.
Ona suyu derede bırakması için para ödeniyor.E plătit să păstreze apa în albie.
Ona suyu derede bırakması için para ödeniyor.Er wird dafür bezahlt, das Wasser im Bach zu lassen.
Ona suyu derede bırakması için para ödeniyor.Hij wordt betaald om zijn water in de beek te laten.
Ona suyu derede bırakması için para ödeniyor.Il est payé pour laisser l'eau dans le ruisseau.
Ona suyu derede bırakması için para ödeniyor.그는 하천에 물을 남겨두는 것에 대해 지불 받았습니다.
Ona suyu derede bırakması için para ödeniyor.On dostaje pieniądze za pozostawienie wody w sturmieniu.
Ona suyu derede bırakması için para ödeniyor.Se le paga para que deje el agua en el arroyo.
Ona suyu derede bırakması için para ödeniyor.Viene pagato per lasciare l'acqua nel fiume.
Ona suyu derede bırakması için para ödeniyor.Πληρώνεται για να αφήνει το νερό στο ποτάμι.
Ona suyu derede bırakması için para ödeniyor.Він отримує гроші за збереження води в річці.
Ona suyu derede bırakması için para ödeniyor.На него му плащат да остави водата в потока.
Ona suyu derede bırakması için para ödeniyor.Он получает деньги за сохранение воды в реке.
Ona suyu derede bırakması için para ödeniyor.הוא מקבל תשלום כדי להשאיר את המים בנחל.
Ona suyu derede bırakması için para ödeniyor.يُدفع له لكي يبقي المياه في الجدول .
Ona suyu derede bırakması için para ödeniyor.この男性は小川に
Onun son dolarını verip mağlup bir şekilde oyunu bırakmasını izledim.Aku melihat dia memberikan dolar terakhir miliknya dan dia berhenti dalam kekalahan total.
Onun son dolarını verip mağlup bir şekilde oyunu bırakmasını izledim.Je l'ai vu donner son dernier dollar et partir sur une défaite totale.
Onun son dolarını verip mağlup bir şekilde oyunu bırakmasını izledim.La vidi darmi il suo ultimo dollaro in una sconfitta totale.
Onun son dolarını verip mağlup bir şekilde oyunu bırakmasını izledim.La vi entregar su último dólar y retirarse en total derrota.
Onun son dolarını verip mağlup bir şekilde oyunu bırakmasını izledim.Гледах я как дава последния си долар и напуска в пълно поражение.
Rahatça ölmesi için onu hastaneye bırakmasını önermişler. Annesi böyle bir şey yapmayacağını söylemiş.Azt javasolták nekik, hogy hagyják ott a kórházban, ahol csendben meghalhat.
Rahatça ölmesi için onu hastaneye bırakmasını önermişler. Annesi böyle bir şey yapmayacağını söylemiş.Y les sugirieron que lo dejaran en un hospital para que pudiera morir allí en paz.
Rahatça ölmesi için onu hastaneye bırakmasını önermişler.Foi-lhes sugerido que o deixassem no hospital para que ele lá pudesse morrer tranquilamente.
Rahatça ölmesi için onu hastaneye bırakmasını önermişler.지적인 능력도 없을 것이고, 부모를 알아보지조차 못할것이라는 통보를 받았지요.
Rahatça ölmesi için onu hastaneye bırakmasını önermişler.Și li s-a sugerat să lase copilul în spital, ca să poată muri acolo, în liniște.
Rahatça ölmesi için onu hastaneye bırakmasını önermişler.לא יהיו לו שום כישורים אינטלקטואליים, ושהוא כנראה אפילו לא יזהה אותם.
Rahatça ölmesi için onu hastaneye bırakmasını önermişler.لن يكون لديه قدرة عقلية، وأنه قد لا يتمكن حتى من التعرف عليهم
Rahatça ölmesi için onu hastaneye bırakmasını önermişler.おそらく親を認識することすら ないだろうと そして彼が静かに息を引き取れるよう
Rusya doğal olarak Kazakistan'ın Kiril alfabesini bırakmasını istemez.Rusia preferiría naturalmente no ver que Kazajistán abandone el alfabeto cirílico.
Rusya doğal olarak Kazakistan'ın Kiril alfabesini bırakmasını istemez.Η Ρωσία θα προτιμούσε φυσικά να μην δει το Καζακστάν να εγκαταλείπει το κυριλλικό αλφάβητο.
Tanrımız RAB atalarımızla olduğu gibi bizimle de olsun ve bizi hiç bırakmasın, bizden ayrılmasın.Budiž Hospodin Bůh náš s námi, jako byl s otci našimi; nezamítejž nás, ani opouštěj.
Tanrımız RAB atalarımızla olduğu gibi bizimle de olsun ve bizi hiç bırakmasın, bizden ayrılmasın.Domnul, Dumnezeul nostru, să fie cu noi, cum a fost cu părinţii noştri; să nu ne părăsească şi să nu ne lase,
Tanrımız RAB atalarımızla olduğu gibi bizimle de olsun ve bizi hiç bırakmasın, bizden ayrılmasın.GOSPOD, naš Bog, bodi z nami, kakor je bil z očeti našimi, ne zapusti nas in ne zavrzi nas,
Tanrımız RAB atalarımızla olduğu gibi bizimle de olsun ve bizi hiç bırakmasın, bizden ayrılmasın.Herren vår Gud være med oss, som han har vært med våre fedre! Han forlate oss ikke og forkaste oss ikke,
Tanrımız RAB atalarımızla olduğu gibi bizimle de olsun ve bizi hiç bırakmasın, bizden ayrılmasın.HERREN vor Gud være med os, som han var med vore Fædre, han forlade og forstøde os ikke,
Tanrımız RAB atalarımızla olduğu gibi bizimle de olsun ve bizi hiç bırakmasın, bizden ayrılmasın.Il Signore nostro Dio sia con noi come è stato con i nostri padri; non ci abbandoni e non ci respinga
Tanrımız RAB atalarımızla olduğu gibi bizimle de olsun ve bizi hiç bırakmasın, bizden ayrılmasın.Jehovah nuestro Dios esté con nosotros, como estuvo con nuestros padres; no nos desampare ni nos deje
Tanrımız RAB atalarımızla olduğu gibi bizimle de olsun ve bizi hiç bırakmasın, bizden ayrılmasın.우리 하나님 여호와께서 우리 열조와 함께 계시던것 같이 우리와 함께 계시옵고 우리를 떠나지 마옵시며 버리지 마옵시고
Tanrımız RAB atalarımızla olduğu gibi bizimle de olsun ve bizi hiç bırakmasın, bizden ayrılmasın.Moge de HERE, onze God, met ons zijn zoals Hij met onze voorouders was; moge Hij ons nooit verlaten.
Tanrımız RAB atalarımızla olduğu gibi bizimle de olsun ve bizi hiç bırakmasın, bizden ayrılmasın.Nech je Hospodin, náš Bôh, s nami, jako bol s našimi otcami, nech nás neopustí a nech nás neodmietne,
Tanrımız RAB atalarımızla olduğu gibi bizimle de olsun ve bizi hiç bırakmasın, bizden ayrılmasın.Niechże będzie Pan, Bóg nasz, z nami, jako był z ojcy naszymi; niech nas nie opuszcza, ani nas odrzuca;
Tanrımız RAB atalarımızla olduğu gibi bizimle de olsun ve bizi hiç bırakmasın, bizden ayrılmasın.O Senhor nosso Deus seja conosco, como foi com nossos pais; não nos deixe, nem nos abandone;
Tanrımız RAB atalarımızla olduğu gibi bizimle de olsun ve bizi hiç bırakmasın, bizden ayrılmasın.да будет с нами Господь Бог наш, как был Он с отцами нашими, да не оставит нас, да не покинет нас,
Tanrımız RAB atalarımızla olduğu gibi bizimle de olsun ve bizi hiç bırakmasın, bizden ayrılmasın.Дано бъде Господ наш Бог с нас както е бил с бащите ни, да не ни остави, нито да ни отхвърли!
Tanrımız RAB atalarımızla olduğu gibi bizimle de olsun ve bizi hiç bırakmasın, bizden ayrılmasın.יהי יהוה אלהינו עמנו כאשר היה עם אבתינו אל יעזבנו ואל יטשנו׃
Tanrımız RAB atalarımızla olduğu gibi bizimle de olsun ve bizi hiç bırakmasın, bizden ayrılmasın.ليكن الرب الهنا معنا كما كان مع آبائنا فلا يتركنا ولا يرفضنا.
Tanrımız RAB atalarımızla olduğu gibi bizimle de olsun ve bizi hiç bırakmasın, bizden ayrılmasın.願 耶 和 華 我 們 的 神 與 我 們 同 在 、 像 與 我 們 列 祖 同 在 一 樣 、 不 撇 下 我 們 、 不 丟 棄 我 們
Tanrımız RAB atalarımızla olduğu gibi bizimle de olsun ve bizi hiç bırakmasın, bizden ayrılmasın.願 耶和華 我 們 的 神與 我 們 同在 、 像與 我 們 列祖 同在 一 樣 、 不 撇下 我 們 、 不 丟棄 我 們
Tiger Woods'u bir çeşit acelecilik ile bırakması çok kaba타이거 우즈를 버린 것이 매우 적절치 못했다고 생각했습니다.
Tiger Woods'u bir çeşit acelecilik ile bırakması çok kabaTiger Woods fallen zu lassen auf so eine überstürzte und voreilige Art und Weise.
Tiger Woods'u bir çeşit acelecilik ile bırakması çok kabaזה נקרא טריוויאלי. אבל ישנו הדבר הרביעי.
Tiger Woods'u bir çeşit acelecilik ile bırakması çok kabaللتخلي عن تايغر وودز "لاعب البيسبول" بهذه الطريقة السريعة والمتسارعة.