bırakmanın ile cümle
bırakmanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.41
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Olayı akışına bırakmanın çözüm olacağına inanırsanız, bırakırsınız.Când vei crede că a venit timpul, o să te desprinzi de lume.
Olayı akışına bırakmanın çözüm olacağına inanırsanız, bırakırsınız.Cuando crean que está bien irse, lo harán.
Olayı akışına bırakmanın çözüm olacağına inanırsanız, bırakırsınız.És amikor úgy érezzük, hogy már nyugodtan elmehetünk, jöhet a vég.
Olayı akışına bırakmanın çözüm olacağına inanırsanız, bırakırsınız.Jeśli uwierzysz, że wszytko będzie OK, tak właśnie będzie.
Olayı akışına bırakmanın çözüm olacağına inanırsanız, bırakırsınız.Když uvěříte, že smíte odejít, zvládnete to.
Olayı akışına bırakmanın çözüm olacağına inanırsanız, bırakırsınız.Keď budete veriť, že je v poriadku odísť, zvládnete to.
Olayı akışına bırakmanın çözüm olacağına inanırsanız, bırakırsınız.Khi bạn thấy đến lúc nên ra đi, bạn sẽ ra đi.
Olayı akışına bırakmanın çözüm olacağına inanırsanız, bırakırsınız.이제는 가도 되겠구나, 하는 믿음이 들 때 가실 수 있을 겁니다.
Olayı akışına bırakmanın çözüm olacağına inanırsanız, bırakırsınız.När du tror att det kommer att bli bra kommer du att våga släppa taget.
Olayı akışına bırakmanın çözüm olacağına inanırsanız, bırakırsınız.Quando acreditarem que podem ficar descansados, partirão.
Olayı akışına bırakmanın çözüm olacağına inanırsanız, bırakırsınız.Quando riterrete che è giunto il momento di lasciare questo mondo, lo farete.
Olayı akışına bırakmanın çözüm olacağına inanırsanız, bırakırsınız.Quand vous croirez qu'il est temps de partir, vous partirez.
Olayı akışına bırakmanın çözüm olacağına inanırsanız, bırakırsınız.Saat Anda yakin Anda dapat melepaskannya, Anda akan lepaskan.
Olayı akışına bırakmanın çözüm olacağına inanırsanız, bırakırsınız.Wanneer je weet dat het oké is om los te laten, dan kan het.
Olayı akışına bırakmanın çözüm olacağına inanırsanız, bırakırsınız.Wenn Sie glauben, dass es richtig ist loszulassen, dann werden Sie es tun.
Olayı akışına bırakmanın çözüm olacağına inanırsanız, bırakırsınız.Όταν πιστέψετε ότι είναι εντάξει να φύγετε, θα το κάνετε.
Olayı akışına bırakmanın çözüm olacağına inanırsanız, bırakırsınız.Вы будете знать, что всё хорошо и настал момент.
Olayı akışına bırakmanın çözüm olacağına inanırsanız, bırakırsınız.Когато повярвате, че е ок да си отидете, ще го направите.
Olayı akışına bırakmanın çözüm olacağına inanırsanız, bırakırsınız.Коли ви повірите, що все добре - ви зможете спокійно померти.
Olayı akışına bırakmanın çözüm olacağına inanırsanız, bırakırsınız.כשתאמינו שזה בסדר להרפות, תעשו זאת.
Olayı akışına bırakmanın çözüm olacağına inanırsanız, bırakırsınız.عندما تؤمن أنه لا بأس أن تفلت من يدك، فسوف تفعل.
Olayı akışına bırakmanın çözüm olacağına inanırsanız, bırakırsınız.このテーマは 普通なら恐怖や拒絶を呼び起こします
Tutuklandıktan sonra, artık bu işin peşini bırakmanın vaktinin geldiğine karar verdim.Así que después de que esto ocurrió decidí que era hora de abandonar este trabajo.
Tutuklandıktan sonra, artık bu işin peşini bırakmanın vaktinin geldiğine karar verdim.Astfel că după arestare am hotărât că era vremea să încetez cu această muncă.
Tutuklandıktan sonra, artık bu işin peşini bırakmanın vaktinin geldiğine karar verdim.A tak po tom, co mě zatkli, jsem se rozhodla, že je nejvyšší čas se obrátit zády k této práci.
Tutuklandıktan sonra, artık bu işin peşini bırakmanın vaktinin geldiğine karar verdim.Dan setelah itu terjadi Saya memutuskan bahwa itu saat yang tepat untuk keluar dari pekerjaan itu.
Tutuklandıktan sonra, artık bu işin peşini bırakmanın vaktinin geldiğine karar verdim.Dopo l'arresto decisi che era un ottimo momento per dire addio a quel lavoro.
Tutuklandıktan sonra, artık bu işin peşini bırakmanın vaktinin geldiğine karar verdim.En dus, na die arrestatie besloot ik dat het tijd werd met dit werk op te houden.
Tutuklandıktan sonra, artık bu işin peşini bırakmanın vaktinin geldiğine karar verdim.Et donc après [m'être fait arrêter] Je me suis dit que le moment était venu d'arrêter ce travail.
Tutuklandıktan sonra, artık bu işin peşini bırakmanın vaktinin geldiğine karar verdim.I tak, gdy mnie zaaresztowano zdecydowałam, że nadszedł czas by porzucić tą pracę.
Tutuklandıktan sonra, artık bu işin peşini bırakmanın vaktinin geldiğine karar verdim.제가 구속된 후 저는 재교육을 그만두는 게 좋겠다고 결심했습니다.
Tutuklandıktan sonra, artık bu işin peşini bırakmanın vaktinin geldiğine karar verdim.Miután letartóztattak, úgy döntöttem, ideje hátat fordítanom ennek a munkának.
Tutuklandıktan sonra, artık bu işin peşini bırakmanın vaktinin geldiğine karar verdim.Sau khi tôi bị bắt, tôi quyết định đó là thời gian tốt để tôi ngừng công việc này.
Tutuklandıktan sonra, artık bu işin peşini bırakmanın vaktinin geldiğine karar verdim.Und so entschied ich mich nach der Verhaftung, dass es Zeit war, dieser Arbeit den Rücken zu kehren.
Tutuklandıktan sonra, artık bu işin peşini bırakmanın vaktinin geldiğine karar verdim.Κι αφού συνέβη αυτό, αποφάσισα πως ήταν καιρός να σταματήσω αυτή τη δουλειά.
Tutuklandıktan sonra, artık bu işin peşini bırakmanın vaktinin geldiğine karar verdim.И след като [арестът] се случи, реших, че това е добър момент да обърна гръб на тази работа.
Tutuklandıktan sonra, artık bu işin peşini bırakmanın vaktinin geldiğine karar verdim.Після того, як це трапилось, я вирішила, що це слушний час, аби піти з цієї роботи.
Tutuklandıktan sonra, artık bu işin peşini bırakmanın vaktinin geldiğine karar verdim.После того, как меня арестовали, я решила, что это хороший момент для прекращения работы.
Tutuklandıktan sonra, artık bu işin peşini bırakmanın vaktinin geldiğine karar verdim.ואז אחרי המעצר החלטתי שהגיע הזמן לסיים עם העבודה הזאת.
Tutuklandıktan sonra, artık bu işin peşini bırakmanın vaktinin geldiğine karar verdim.وبعد أن حدث الإعتقال قررت أنه الوقت المناسب لأن أترك هذا العمل.
Tutuklandıktan sonra, artık bu işin peşini bırakmanın vaktinin geldiğine karar verdim.ちょうどよい機会だと思いました そして約20年が経つと