bırakman ile cümle

bırakman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Sigarayı bırakmanı tavsiye ediyorum.I advise you to stop smoking.
Çantanı bırakman dikkatsizlikti.It was careless of you to leave your bag.
Doktor sigarayı bırakmanı tavsiye etti.The doctor recommended that you should give up smoking.
TV izlemeyi bırakmanın zamanı geldi de geçti.It's about time you stopped watching television.
Kapıyı açık bırakman senin dikkatsizliğindi.It was careless of you to leave the door unlocked.
Televizyon izlemeyi bırakmanın zamanı geldi de geçti bile.It's time you stopped watching television.
Kameranızı takside bırakmanız sizin dikkatsizliğinizdi.It was careless of you to leave your camera in the taxi.
Şemsiyenizi takside bırakmanız sizin dikkatsizliğinizdi.It was careless of you to leave your umbrella in the taxi.
Ne kadar denersen dene, bu alışkanlığı bırakmanın zor olduğunu göreceksin.Try as you may, you will find it impossible to give up that habit.
İşi bırakman gerekli değil.It is not necessary for you to quit the job.
Anahtarı arabanda bırakman senin dikkatsizliğin.It was careless of you to leave the key in your car.
İçki içmeyi bırakmanı tavsiye ederim.I advise you to give up drinking.
Onu yalnız bırakmanın yanlış olduğunu düşündük.We thought it wrong to leave her alone.
Bunu yarına bırakmanınızın bir sakıncası var mı?Would you mind leaving it until tomorrow?
Senin harp çalmayı bırakmana inanamıyorum.I can't believe you quit playing harp.
Beni yalnız bırakmanı söylemiştim.I told you to leave me alone.
O silahı bırakmanı öneririm.I suggest you put that weapon down.
Beni yalnız bırakmanı istiyorum.I want you to leave me alone.
Ailemi yalnız bırakmanı istiyorum.I want you to leave my family alone.
Bizi yalnız bırakmanı istiyorum.I want you to leave us alone.
Bizi yalnız bırakmanızı istiyorum.I want you to leave us alone.
Beni rahat bırakmanı istiyorum.I want you to get off my back.
Sana bizi yalnız bırakmanı söyledim.I told you to leave us alone.
Sana Tom'u yalnız bırakmanı söyledim.I told you to leave Tom alone.
Tom'u yalnız bırakmanı istiyorum.I want you to leave Tom alone.
Sana Tom'u yalnız bırakmanı rica ettim.I asked you to leave Tom alone.
Tom'u yalnız bırakman konusunda seni uyardım.I warned you to leave Tom alone.
Tom'u yalnız bırakman konusunda ısrar ediyorum.I insist that you leave Tom alone.
Tom'u Mary ile yalnız bırakmanın iyi olduğundan emin misin?Are you sure it's OK to leave Tom alone with Mary?
Sigarayı bırakman gerektiğini düşünüyorum.I think you should stop smoking.
Sigarayı bırakmana yardım edebilirim.I can help you stop smoking.
Gerçekten onu yapmayı bırakman gerektiğini düşünüyorum.I really think you should stop doing that.
Sigara içmeyi bırakman gerekir; sağlık için zararlı.You ought to give up smoking; it's bad for the health.
Onu yapmayı bırakmanı tavsiye ediyorum.I'd advise you to stop doing that.
Sana onu arabada bırakmanı söyledim.I told you to leave it in the car.
Onu arabada bırakmanı söyledim.I told you to put it in the car.
Sigarayı bırakmana yardım edeceğim.I'll help you stop smoking.
Onu bana bırakmanı söyledim.I told you to leave it up to me.
Doktor içkiyi bırakmanı istediğini söyledi.The doctor said he wants you to quit drinking.
Doktor sigarayı bırakmanı istediğini söyledi.The doctor said he wants you to quit smoking.
Onu yere bırakmanı isteyebilir miyim?Can I ask you to put that down?
İpi bırakman gerekiyor.You need to let go of the rope.
Onu bırakman gerekiyor.You need to let go of it.
Çoğu insan sigarayı bırakmanın yapılması zor bir şey olduğunu düşünür.Most people think that quitting smoking is hard to do.
Çoğu insan sigarayı bırakmanın yapmak için çok zor bir şey olduğunu düşünüyor.Most people think that quitting smoking is a hard thing to do.
Tom'u yalnız bırakman gerektiğini sanmıyorum.I don't think that you should leave Tom alone.
İşini bırakman gerektiğini düşünmüyorum.I don't think you should quit your job.
Görevini bırakmanı istemiyorum.I don't want you to quit your job.
Takımı bırakmanı istemiyorum.I don't want you to quit the team.
Beyzbolu bırakmanı istemiyorum.I don't want you to quit baseball.
Yapmakta olduğun şeyi bırakmanı istemiyorum.I don't want you to quit what you're doing.
Piyano çalmayı bırakmanı istemiyorum.I don't want you to quit playing the piano.
Burada çalışmayı bırakmanı istemiyorum.I don't want you to quit working here.
Beni yalnız bırakman gerekiyor.You should leave me alone.
Onları yalnız bırakmanı istiyorum.I want you to leave them alone.
Onu tek başına bırakmanı istiyorum.I want you to leave him alone.
Ben onu yalnız bırakmanı istiyorum.I want you to leave her alone.
Ben sana onları yalnız bırakmanı söylemiştim.I told you to leave them alone.
Onu yalnız bırakmanı söyledim.I told you to leave him alone.
Sana onu yalnız bırakmanı söylemiştim.I told you to leave her alone.
İlgili Sayfalar