bırakmamı ile cümle
bırakmamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
O zamanlar okyanuslarda balina bırakmamıştık.Now are we stuck with this?
Öfke temsilcileri gibi hareket edip, intikam çağrıları yapmayı bırakmamız gerekiyor.We need to stop acting as agents of rage and calling for days of rage.
Gene bu iki ifadeyi birbirinden çıkarıp en sade formda cevabı bırakmamız isteniyor. .So once again they're telling us to subtract and state the difference in simplest form.
Karım sigarayı bırakmamı istiyor.My wife wants me to quit smoking.
Ancak oğlu yetişkin olduğunda da yönetmeye devam etmiş, tahtı oğluna bırakmamış.But then when he finally came to age, she continued to reign.
Ve robot fark ediyor ki, " Chris objeyi elimden bırakmamı istiyor. "And the robot figures out, ah, he must mean I want to put stuff down. It puts a little icon there.
Bana şarkı söylemeyi bırakmamı söyledi. Dedi ki:I went to see this specialist, and she was top-of-the-field and told me I had to stop singing.
Biz Kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmamışızdır.There is nothing that We have left out from recording.
Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmamışızdır, sonra hepsi Rablerinin huzurunda toplanırlar.We have neglected nothing in the Book; then to their Lord they shall be mustered.
Her iki bahçe de ürünlerini vermişlerdi, hiçbir şeyi de eksik bırakmamışlardı.Both gardens produced their harvest in full, and suffered no loss.
İki bağ da yemişlerini vermiş o adamdan hiçbir şeyi eksik bırakmamıştı.Both gardens produced their harvest in full, and suffered no loss.
İki bağın ikisi de yemişlerini vermiş, hiçbirini eksik bırakmamıştı.Both gardens produced their harvest in full, and suffered no loss.
İnsanları huzurumuzda toplamış, içlerinden hiçbirisini hesap dışı bırakmamışızdır.On that Day We shall muster all men together, leaving none of them behind.
Artık onu düşünmeyi ve her şeyin onun hatası olduğunu söylemeyi bırakmamızın zamanı gelmedi mi?"Isn't it time we stopped thinking about him and saying everything is his fault?"
Anastassiades, "İlerleyebilmemiz için evet - hayır olayını geçmişte bırakmamız gerekir," dedi."We must leave the 'yes' and 'no' behind us so that we can move forward," said Anastassiades.
Hepimizin içinde, serbest bırakmamız gereken pozitif bir enerji var.Everybody among us has positive energy that we have to unleash.
Seni istasyona bırakmamı ister misin?Möchtest du, dass ich dich zum Bahnhof bringe?
O, dostunu hiçbir koşulda yalnız bırakmamış.Somit kann er seinen Freund nicht alleine zurücklassen.
Aynı zamanda bitkilerin nasıl yetiştiği konusu da Goethe’yi bırakmamıştır.Auch die Frage, wie Pflanzen wachsen, ließ ihn nicht los.
GRAPO da silah bırakmamıştır.Allerdings gibt Hideo ihm das Gewehr nicht.
Salih Eyyub belirlenmiş bir varis bırakmamıştı.Adam hatte die Möglichkeit, nicht zu sündigen (posse non peccare).
Sakatlıklar peşini bırakmamıştır ve pek oynayamamıştır.Er verletzte sich und konnte nicht spielen.
Allessandro meşru bir varış bırakmamıştı.Saint-Exupéry hinterließ kein Testament.
Sokrates, yazılı bir kaynak bırakmamıştır.Sokrates selbst hinterließ keine schriftlichen Werke.
Fazla eser bırakmamıştır.Er lässt nicht locker.
Bu sırada Judy ile olan ilişkisinide bırakmamıştır.Er traut sich nicht, Julie auf ihre frühere Beziehung mit Jim anzusprechen.
GRAPO da silah bırakmamıştır.Mais Dugan n'utilisa pas l'arme.
Yerine halife bırakmamıştır.)Le remplacement n’en tient pas compte.)
Bu birleşmeye rağmen kral ve kraliçe hakimiyetleri altındaki bölgelerin yönetimlerini bırakmamıştır.Malgré tout, le roi et la reine sont loin de perdre leurs appuis dans le pays.
O, dostunu hiçbir koşulda yalnız bırakmamış.Cependant, il n'est pas seul dans son bureau.
Sakatlıklar peşini bırakmamıştır ve pek oynayamamıştır.Il ne parvient pas à s'y imposer et joue très peu.
Okuryazar olduğu bilinmemektedir ve kendisi yazılı bir kayıt bırakmamıştır.Il est cependant déplorable écrivain et ne vend jamais une seule histoire.
Doktorum sigara içmeyi bırakmamı söyledi.El médico me dijo que dejara el tabaco.
Erkek kardeşim bana sigara içmeyi bırakmamı tavsiye etti.Mi hermano me aconsejó dejar de fumar.
Bu kötü alışkanlığı bırakmamız gerek.Deberíamos acabar con tan mala costumbre.
Tom bu işi bırakmamı istedi.Tom quiere que deje este trabajo.
Seni istasyona bırakmamı ister misin?¿Quieres que te deje en la estación?
GRAPO da silah bırakmamıştır.Guido acaba dejando el arma.
Serkan Çalık'ın peşini sakatlıklar bir türlü bırakmamıştır.Los sarracenos dejaron de perseguirlo.
Allessandro meşru bir varış bırakmamıştı.Pero Saguier carecía de toda representatividad.
Yerine halife bırakmamıştır.)En su lugar ya no se emite nada.)
Aynı dönemde Thorpe Amerikan futbolunu da bırakmamıştır.Jamás abandonó el fútbol americano.
Salih Eyyub belirlenmiş bir varis bırakmamıştı.Seiyū: Asuka Tanii Una hikikomori.
Sokrates, yazılı bir kaynak bırakmamıştır.Rabia no dejó ningún texto escrito por sí misma.
Allessandro meşru bir varış bırakmamıştı.Di Alessio però, non ci fu' più traccia.
Bu arada köyde yumurta bile bırakmamışlardır.Invece, egli faceva scomparire anche l'uovo.
Kimseye kızoğlankız bırakmamış.Non riceve nessun affluente.
O, dostunu hiçbir koşulda yalnız bırakmamış.В природе он совершенно не встречается в одиночку.
GRAPO da silah bırakmamıştır.Впрочем, Дюваль не собирается складывать оружие.
Bu Beş köye yerleştirilen gruplar birbirleri ile irtibatı bırakmamış görüşmeye devam etmiştir.Он говорит, что все пятеро отнюдь неслучайно попали сюда.
Okuryazar olduğu bilinmemektedir ve kendisi yazılı bir kayıt bırakmamıştır.كاتبته حزينة، لكنه لم يقرأ الرسالة.
O, dostunu hiçbir koşulda yalnız bırakmamış.Ele não estava sozinho em seu ponto de vista.
Bu dil grubunda muhtemelen hiç yazılı iz bırakmamış diller de vardır.Havia provavelmente outras línguas da família que não deixaram registros escritos.
Sokrates, yazılı bir kaynak bırakmamıştır.Sócrates não deixou nenhum registro escrito de suas ideias.
Doktor sigarayı bırakmamı söyledi.O doutor disse que eu deveria parar de fumar.
Ev ödevimi burada bırakmamın bir sakıncası var mı?Tem problema de eu deixar meu dever de casa aqui?
Ev ödevimi burada bırakmamın bir sakıncası var mı?Se importa de eu deixar meu dever de casa aqui?
Salih Eyyub belirlenmiş bir varis bırakmamıştı.EénNL haalde echter geen zetels.
GRAPO da silah bırakmamıştır.Oerle voert geen wapen.
Yerine halife bırakmamıştır.)Ze neemt namelijk geen onzekerheid weg.)