bırakmam ile cümle
bırakmam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
İşleri yarım bırakmamalısın.You shouldn't do things by halves.
Doktor sigarayı bırakmamı tavsiye etti.The doctor advised me to stop smoking.
Doktorum sigarayı bırakmamı tavsiye etti.My doctor advised me to give up smoking.
Konuyu halletmeden bırakmamalıyız.We shouldn't leave the matter unsettled.
İşi bırakmamın nedeni budur.This is why I quit the job.
Erkek kardeşim bana sigara içmeyi bırakmamı tavsiye etti.My brother advised me to stop smoking.
Böyle şekerli dondurma yemeyi bırakmam lâzım.I've got to stop eating such sweet ice cream.
Ona ipi bırakmamasını söyledim ama bıraktı.I told her not to let go of the rope, but she did.
Bebeği yalnız bırakmamalısın.You shouldn't leave the baby alone.
Yaptığı hileyi yanına kar bırakmamalısın.You shouldn't let him get away with cheating.
İşin peşini bırakmamaya karar verdi.He has decided to carry on the work.
O, toplantıda sigarayı bırakmamız gerektiğini önerdi.He suggested we should stop smoking at the meeting.
Bana pencereyi açık bırakmamı söyledi.He told me to leave the window open.
Ona onu yalnız bırakmamasını rica etti.She asked him not to leave her alone.
O. sigarayı bırakmam gerektiğini belirtti.She remarked that I should quit smoking.
O, bizim onu yalnız bırakmamızı istedi.She asked us to leave her alone.
Sorunları çözülmemiş olarak bırakmamalısın.You mustn't leave your problems unsolved.
Doktorum bana bu ilacı almayı bırakmamı önerdi.My doctor has advised me to stop taking this medicine.
O, onlar fakir ve paraya ihtiyacı olduğu için işini bırakmamasını istedi.She asked him to not quit his job because they were poor and needed the money.
Ona işini bırakmamasını rica etti.She asked him to not quit his job.
Doktorum bana aspirin almayı bırakmamı söyledi.My doctor told me to quit taking aspirin.
Tom Mary'den onu yalnız bırakmamasını rica etti.Tom asked Mary not to leave him alone.
Doktorum sigarayı bırakmamı söyledi.My doctor told me to quit smoking.
Doktorum sigara içmeyi bırakmamı söyledi.My doctor told me to give up smoking.
Seni istasyona bırakmamı ister misin?Do you want me to take you to the station?
Seni eve bırakmamı ister misin?Do you need a ride home?
Işığı açık bırakmamı ister misin?Do you want me to leave the light on?
Işığı açık bırakmamı ister misiniz?Do you want me to leave the light on?
Tom kapıyı açık bırakmamı istedi.Tom wanted me to leave the door unlocked.
Tom parmak izi bırakmamak için bir lastik eldiven giydi.Tom put on some rubber gloves so he wouldn't leave fingerprints.
Ev ödevimi burada bırakmamın bir sakıncası var mı?Mind if I leave my homework here?
Bırakmamı istiyor musun?Do you want me to quit?
Tom bu işi bırakmamı istedi.Tom wants me to quit this job.
Seni yalnız bırakmamı ister misin?Do you want me to leave you alone?
Senin için bir lambayı açık bırakmamı ister misin?Do you want me to leave a light on for you?
Herhangi bir kanıt bırakmamak için dikkatliydim.I was careful to not leave any evidence.
Tom herhangi bir kanıt bırakmamak için dikkatliydi.Tom was careful not to leave any evidence.
Bana bunu yalnız bırakmam söylendi.I was told to leave this alone.
Tom'u yalnız bırakmamalıydım.I shouldn't have left Tom alone.
Tom'u yalnız bırakmamalıydık.We shouldn't have left Tom alone.
Tom'u yalnız bırakmamı istiyor musun?Do you want me to leave Tom alone?
Tom'u asla yalnız bırakmamalıydım.I should never have left Tom alone.
Tom'u garajda yalnız bırakmamalıydık.We shouldn't have left Tom alone in the garage.
Seni burada yalnız bırakmamın imkanı yok.There's no way I'm going to leave you alone here.
Seni Tom'la burada yalnız bırakmamın imkanı yok.There's no way I'm leaving you here alone with Tom.
O, mahkumları serbest bırakmamızı istiyor.He wants us to free the prisoners.
İşi bırakmamaya karar verdim.I've decided not to quit.
Bırakmamaya karar verdim.I've decided not to quit.
Asla evimi açık bırakmam.I never leave my house unlocked.
İşi bırakmamız gerektiğini düşünüyordum.I thought we should quit.
Doktor bana sigarayı bırakmamı tavsiye etti.The doctor advised me to quit smoking.
Tom Mary'ye pencereleri gece açık bırakmamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to leave her windows open at night.
Pencereyi açık bırakmamalıydın.Tom shouldn't have left the window open.
Terapistimiz kampa birlikte gitmemizi ve çocukları evde bırakmamızı önerdi.Our therapist suggested we go camping together and leave the kids at home.
Seni arabayla bırakmamızı ister misin?Would you like us to give you a lift?
Tom sakal bırakmayı düşündü ama bırakmamaya karar verdi.Tom thought of growing a beard, but decided not to.
Tom bana pencereyi açık bırakmamı söyledi.Tom told me to leave the window open.
Seni yalnız bırakmamalıydım.I shouldn't have left you alone.
Hiçbir şeyi şansa bırakmamalıyız.We should leave nothing to chance.
Herhangi bir şeyi şansa bırakmamalıyız.We shouldn't leave anything to chance.
İlgili Sayfalar