bırakmak ile cümle
bırakmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.50
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yapacağımız şey ise, birkaç işlem yaparak eşitliğin her iki tarafında, x'i yalnız bırakmak.つまり、やるべきことは、 両辺のxを少しずつ移動していくという作業です。 その作業と同時に、 私が分かりやすく何が起きているのかを 説明していきたいと思います。
Yardımlarınızı hak etmediğimiz için değil, izleyebileceğiniz bir örnek bırakmak için böyle yaptık.Chẳng phải chúng tôi không có quyền lợi được ăn dưng, nhưng muốn làm gương cho anh em, để anh em bắt chước.
Yardımlarınızı hak etmediğimiz için değil, izleyebileceğiniz bir örnek bırakmak için böyle yaptık.Chẳng phải chúng_tôi không có quyền_lợi được ăn dưng , nhưng muốn làm_gương cho anh_em , để anh_em bắt_chước .
Yardımlarınızı hak etmediğimiz için değil, izleyebileceğiniz bir örnek bırakmak için böyle yaptık.ikke fordi vi ikke har rett til det, men for å gi eder et forbillede i oss, forat I skulde efterfølge oss;
Yardımlarınızı hak etmediğimiz için değil, izleyebileceğiniz bir örnek bırakmak için böyle yaptık.우리에게 권리가 없는 것이 아니요 오직 스스로 너희에게 본을 주어 우리를 본받게 하려 함이니라
Yardımlarınızı hak etmediğimiz için değil, izleyebileceğiniz bir örnek bırakmak için böyle yaptık.Não porque não tivéssemos direito, mas para vos dar nós mesmos exemplo, para nos imitardes.
Yardımlarınızı hak etmediğimiz için değil, izleyebileceğiniz bir örnek bırakmak için böyle yaptık.Ne jako bychom neměli k tomu práva, ale abychom se vám za příklad vydali, abyste nás následovali.
Yardımlarınızı hak etmediğimiz için değil, izleyebileceğiniz bir örnek bırakmak için böyle yaptık.ne ker bi ne imeli za to pravice, temuč da vam bodemo zgled, da nas posnemate.
Yardımlarınızı hak etmediğimiz için değil, izleyebileceğiniz bir örnek bırakmak için böyle yaptık.Nem azért, mintha nem volna rá jogunk, hanem hogy magunkat például adjuk néktek, hogy minket kövessetek.
Yardımlarınızı hak etmediğimiz için değil, izleyebileceğiniz bir örnek bırakmak için böyle yaptık.Nie iżbyśmy tej mocy nie mieli, ale żebyśmy wam sami siebie za przykład podali, abyście nas naśladowali.
Yardımlarınızı hak etmediğimiz için değil, izleyebileceğiniz bir örnek bırakmak için böyle yaptık.nie, že by sme nemali práva na to, ale aby sme vám dali seba za príklad, aby ste nás nasledovali.
Yardımlarınızı hak etmediğimiz için değil, izleyebileceğiniz bir örnek bırakmak için böyle yaptık.Non che non ne avessimo diritto, ma per darvi noi stessi come esempio da imitare
Yardımlarınızı hak etmediğimiz için değil, izleyebileceğiniz bir örnek bırakmak için böyle yaptık.no porque no tuviésemos autoridad, sino para daros en nuestras personas un ejemplo a imitar
Yardımlarınızı hak etmediğimiz için değil, izleyebileceğiniz bir örnek bırakmak için böyle yaptık.Nu că n'am fi avut dreptul acesta, dar am vrut să vă dăm în noi înşine o pildă vrednică de urmat.
Yardımlarınızı hak etmediğimiz için değil, izleyebileceğiniz bir örnek bırakmak için böyle yaptık.ουχι διοτι δεν εχομεν εξουσιαν, αλλα δια να σας δωσωμεν εαυτους τυπον εις το να μιμησθε ημας.
Yardımlarınızı hak etmediğimiz için değil, izleyebileceğiniz bir örnek bırakmak için böyle yaptık.агодатта на нашия Господ Исус Христос да бъде с всички вас. [Амин].
Yardımlarınızı hak etmediğimiz için değil, izleyebileceğiniz bir örnek bırakmak için böyle yaptık.не потому, чтобы мы не имели власти, но чтобы себя самих дать вам в образец для подражания нам.
Yardımlarınızı hak etmediğimiz için değil, izleyebileceğiniz bir örnek bırakmak için böyle yaptık.не тим що не маємо власти, а щоб себе за взір дати вам, щоб уподобати ся нам.
Yardımlarınızı hak etmediğimiz için değil, izleyebileceğiniz bir örnek bırakmak için böyle yaptık.לא בעבור שאין לנו הרשות לזאת כי אם לתת אתנו לכם למופת ללכת בעקבותינו׃
Yardımlarınızı hak etmediğimiz için değil, izleyebileceğiniz bir örnek bırakmak için böyle yaptık.ليس ان لا سلطان لنا بل لكي نعطيكم انفسنا قدوة حتى تتمثلوا بنا.
Yardımlarınızı hak etmediğimiz için değil, izleyebileceğiniz bir örnek bırakmak için böyle yaptık.這 並 不 是 因 我 們 沒 有 權 柄 、 乃 是 要 給 你 們 作 榜 樣 、 叫 你 們 效 法 我 們
Yardımlarınızı hak etmediğimiz için değil, izleyebileceğiniz bir örnek bırakmak için böyle yaptık.這並 不 是 因我 們沒 有 權柄 、 乃是 要 給 你 們作 榜樣 、 叫 你 們 效法 我 們
Yargılamayı bırakmak.Aby sme prestali súdiť.
Yargılamayı bırakmak.De cesser le jugement.
Yargılamayı bırakmak.Detener el juzgamiento.
Yargılamayı bırakmak.Felejtsük el az ítélkezést.
Yargılamayı bırakmak.I przestali osądzać.
Yargılamayı bırakmak.Mit den Verurteilungen aufzuhören.
Yargılamayı bırakmak.Odhodit předsudky.
Yargılamayı bırakmak.Sa oprim prejudecatile.
Yargılamayı bırakmak.Senza giudicare.
Yargılamayı bırakmak.Stoppen met oordelen.
Yargılamayı bırakmak.Να μην κρίνουμε.
Yargılamayı bırakmak.Да престанем да съдим.
Yargılamayı bırakmak.Залишити судження.
Yargılamayı bırakmak.Оставить предубеждения.
Zamanın kumları üzerinde ayak izlerimi bırakmak istiyorumAku ingin meninggalkan jejak langkah ku di pasir waktu
Zamanın kumları üzerinde ayak izlerimi bırakmak istiyorumAз искам да оставя моите отпечатъци върху пясъкa на времето
Zamanın kumları üzerinde ayak izlerimi bırakmak istiyorumChcę zostawić ślady swoich stóp na piaskach czasu
Zamanın kumları üzerinde ayak izlerimi bırakmak istiyorumDeixe algo para ser lembrado, para que eles não se esqueçam que
Zamanın kumları üzerinde ayak izlerimi bırakmak istiyorumÉltem, szerettem
Zamanın kumları üzerinde ayak izlerimi bırakmak istiyorumJe veux laisser les traces de mes pas sur les sables du temps,
Zamanın kumları üzerinde ayak izlerimi bırakmak istiyorum시간의 모래 위에 발자국을 남기고 싶어요
Zamanın kumları üzerinde ayak izlerimi bırakmak istiyorumTôi muốn để lại dấu chân mình trên dòng chảy của thời gian
Zamanın kumları üzerinde ayak izlerimi bırakmak istiyorumVoglio lasciare le mie orme nella sabbia del tempo
Zamanın kumları üzerinde ayak izlerimi bırakmak istiyorumVoi lăsa ceva să mă ţină minte, să nu mă uite.
Zamanın kumları üzerinde ayak izlerimi bırakmak istiyorumΘέλω να αφήσω τα αποτυπώματά μου στην άμμο του χρόνου
Zamanın kumları üzerinde ayak izlerimi bırakmak istiyorumЯ хочу оставить свои следы на песках времени
Zamanın kumları üzerinde ayak izlerimi bırakmak istiyorumרציתי להשאיר את עקבותי על חולות הזמן
Zamanın kumları üzerinde ayak izlerimi bırakmak istiyorumこの世に何かを 何かを残したと思えば