bırakmak ile cümle
bırakmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bir digeri, grup icinde kullandiklarimizdan, herseyi acik uclu birakmak.Что еще мы делаем внутри сообщества, так это оставляем все очень открытым.
Bir digeri, grup icinde kullandiklarimizdan, herseyi acik uclu birakmak.דבר נוסף שאנחנו עושים בקהילה זה להשאיר את הכל פתוח.
Bir digeri, grup icinde kullandiklarimizdan, herseyi acik uclu birakmak.شئ آخر نفعله داخل المجتمع هو أننا نترك كل شئ مفتوح للغاية.
Bir digeri, grup icinde kullandiklarimizdan, herseyi acik uclu birakmak.非常に自由にできるようにしています 社会的規則の大半や仕事の方法は
Bir elektronu taşımak diğerini bırakmak istedim.Egy lépéssel még tovább akartam menni, és egy elektront akartam be- és egyet kiengedni.
Bir elektronu taşımak diğerini bırakmak istedim.Ik wilde een stapje verder gaan. en één elektron aanzetten en één elektron uit.
Bir elektronu taşımak diğerini bırakmak istedim.한 전자는 켜고 한 전자는 끄고 싶었습니다.
Bir elektronu taşımak diğerini bırakmak istedim.ורציתי לדחוף את זה צעד אחד קדימה, ורציתי להדליק אלקטרון אחד
Bir elektronu taşımak diğerini bırakmak istedim.وأردت تحريك الكترون واحد تارة وإيقاف أخر تارة أخرى.
Bir elektronu taşımak diğerini bırakmak istedim.それぞれの状態を実現したいと思いました 周りからは それは無理だと言われました
Birilerini hayatta bırakmak onları öldürmekten zor.Choćby tego, że łatwiej kogoś zabić, niż dać mu żyć.
Birilerini hayatta bırakmak onları öldürmekten zor.Como deixar alguém morrer ser mais difícil do que matar a pessoa.
Birilerini hayatta bırakmak onları öldürmekten zor.Como que dejar que alguien viva es más duro que matarle.
Birilerini hayatta bırakmak onları öldürmekten zor.Det är svårare att låta nån leva än att döda dem.
Birilerini hayatta bırakmak onları öldürmekten zor.Det er sværere at lade nogen leve end at dræbe dem.
Birilerini hayatta bırakmak onları öldürmekten zor.Lasciar vivere qualcuno è più difficile che ucciderlo.
Birilerini hayatta bırakmak onları öldürmekten zor.On vaikeampaa antaa jonkun elää kuin tappaa hänet.
Birilerini hayatta bırakmak onları öldürmekten zor.Είναι πιο δύσκολο να τους αφήνεις να ζουν παρά να τους σκοτώνεις.
Birilerini hayatta bırakmak onları öldürmekten zor.Например, то, что оставить кого-то в живых тяжелее, чем убить.
Bir kez daha, q'yu yalnız bırakmak istiyoruz. q'nun bir sayıya eşit olmasını istiyoruz.Así que una vez más, queremos aislar la q. Queremos que sea, q es igual a algo.
Bir kez daha, q'yu yalnız bırakmak istiyoruz. q'nun bir sayıya eşit olmasını istiyoruz.Encore une fois, nous voulons isoler le q. Nous voulons que ce soit, q est égal à quelque chose.
Bir kez daha, q'yu yalnız bırakmak istiyoruz. q'nun bir sayıya eşit olmasını istiyoruz.Ešte raz. Potrebujeme samostatné q".".
Bir kez daha, q'yu yalnız bırakmak istiyoruz. q'nun bir sayıya eşit olmasını istiyoruz.Ještě jednou. Potřebujeme osamostatnit "q". Chceme dostat q se rovná něčemu.
Bir kez daha, q'yu yalnız bırakmak istiyoruz. q'nun bir sayıya eşit olmasını istiyoruz.Nu skal vi isolere q. Vi vil finde ud af, hvad q er lig med.
Bir kez daha, q'yu yalnız bırakmak istiyoruz. q'nun bir sayıya eşit olmasını istiyoruz.Ook hier willen we de q isoleren. We willen de vorm q is gelijk aan iets krijgen.
Bir kez daha, q'yu yalnız bırakmak istiyoruz. q'nun bir sayıya eşit olmasını istiyoruz.아까처럼 q 만 혼자 남게 할 거에요. q = ㅁ 의 꼴로 정리를 하고 싶어요.
Bir kez daha, q'yu yalnız bırakmak istiyoruz. q'nun bir sayıya eşit olmasını istiyoruz.Tehát még egyszer, el szeretnénk különíteni a q-t. Úgy szeretnénk látni, hogy q egyenlő valamivel.
Bir kez daha, q'yu yalnız bırakmak istiyoruz. q'nun bir sayıya eşit olmasını istiyoruz.Uma vez mais, queremos isolar o q. Nós queremos que ele seja, q é igual a algo.
Bir kez daha, q'yu yalnız bırakmak istiyoruz. q'nun bir sayıya eşit olmasını istiyoruz.Wiederum wollen wir das q isolieren. Es soll heißen: q is gleich irgend etwas.
Bir kez daha, q'yu yalnız bırakmak istiyoruz. q'nun bir sayıya eşit olmasını istiyoruz.Θέλουμε λοιπόν και πάλι, για να απομονώσετε το q. Θέλουμε να είναι, q είναι κάτι ίσο.
Bir kez daha, q'yu yalnız bırakmak istiyoruz. q'nun bir sayıya eşit olmasını istiyoruz.Ми позбуваємося всього, окрім q зліва. q дорівнює чомусь.
Bir kez daha, q'yu yalnız bırakmak istiyoruz. q'nun bir sayıya eşit olmasını istiyoruz.Мы избавляемся от всего, кроме q, в левой части.
Bir kez daha, q'yu yalnız bırakmak istiyoruz. q'nun bir sayıya eşit olmasını istiyoruz.Тук пак искаме да изнесем q. Искаме да имаме q равно на нещо.
Bir kez daha, q'yu yalnız bırakmak istiyoruz. q'nun bir sayıya eşit olmasını istiyoruz.إذا مرة أخرى , نحن نريد أنا نعزل ال q . نربده أن يكون , q يساوي شيء ما .
Bir rakibimiz kendine has bir şey geliştirmeye karar verirse... ...biz onu özgür bırakmak için çabalıyoruz.Als de concurrent besluit om iets te patenteren, strijden wij om het vrij te krijgen.
Bir rakibimiz kendine has bir şey geliştirmeye karar verirse... ...biz onu özgür bırakmak için çabalıyoruz.Atunci când un competitor are de gând să realizeze ceva proprietar, noi ne luptăm pentru a-l elibera.
Bir rakibimiz kendine has bir şey geliştirmeye karar verirse... ...biz onu özgür bırakmak için çabalıyoruz.Ha egy versenytársunk valami védett dolgot készít, mi arra törekszünk, hogy felszabadítsuk azt.
Bir rakibimiz kendine has bir şey geliştirmeye karar verirse... ...biz onu özgür bırakmak için çabalıyoruz.Ketika perusahaan saingan membuat sesuatu yang tertutup, kami berusaha untuk membuatnya gratis.
Bir rakibimiz kendine has bir şey geliştirmeye karar verirse... ...biz onu özgür bırakmak için çabalıyoruz.Kiedy inni planują uczynienie czegoś zastrzeżonym, my staramy się to uwolnić.
Bir rakibimiz kendine has bir şey geliştirmeye karar verirse... ...biz onu özgür bırakmak için çabalıyoruz.경쟁자들이 독점적인 방법을 따라갈 때 우리는 자유를 더 중요하게 생각합니다.
Bir rakibimiz kendine has bir şey geliştirmeye karar verirse... ...biz onu özgür bırakmak için çabalıyoruz.Ko se tekmeci poskušajo česa polastiti, poskušamo stvari osvoboditi.
Bir rakibimiz kendine has bir şey geliştirmeye karar verirse... ...biz onu özgür bırakmak için çabalıyoruz.Lorsqu'un concurrent songe à rendre quelque chose propriétaire, nous nous efforçons de le libérer.
Bir rakibimiz kendine has bir şey geliştirmeye karar verirse... ...biz onu özgür bırakmak için çabalıyoruz.Quando i competitori creano qualcosa di proprietario, noi ci sforziamo di renderlo gratuito.
Bir rakibimiz kendine has bir şey geliştirmeye karar verirse... ...biz onu özgür bırakmak için çabalıyoruz.Quando um competidor considera fazer algo proprietário, nós lutamos para fazê-lo livre.
Bir rakibimiz kendine has bir şey geliştirmeye karar verirse... ...biz onu özgür bırakmak için çabalıyoruz.Siinä, missä kilpailijat suunnittelevat tekevänsä jostain omisteista, me pyrimme vapauttamaan sen.
Bir rakibimiz kendine has bir şey geliştirmeye karar verirse... ...biz onu özgür bırakmak için çabalıyoruz.Wenn ein Mitbewerber überlegt, etwas proprietär zu machen, versuchen wir, es zu befreien.
Bir rakibimiz kendine has bir şey geliştirmeye karar verirse... ...biz onu özgür bırakmak için çabalıyoruz.כאשר מתחרה שוקל לעשות משהו קנייני, אנחנו שואפים לשחרר אותו לחופשי.
Bir rakibimiz kendine has bir şey geliştirmeye karar verirse... ...biz onu özgür bırakmak için çabalıyoruz.عندما يحاول المنافسين صنع شيء تحت ملكيتهم نحن نسعى جاهدين لجعله حرا
Bir rakibimiz kendine has bir şey geliştirmeye karar verirse... ...biz onu özgür bırakmak için çabalıyoruz.我々は一般公開したり、自由にさせたいです。 また、他ではほとんどの製品や技術開発は
Bir şeyleri eksik bırakmak onu ilginç kılar ve büyüme için hala yer olduğu hissiyatını yaratır."Dejar algo incompleto lo hace interesante, y le da a uno la impresión de que hay espacio para el crecimiento".
Bir şeyleri eksik bırakmak onu ilginç kılar ve büyüme için hala yer olduğu hissiyatını yaratır."Érdekessé válik az, ami befejezetlenül marad, és azt az érzést sugallja, hogy van még tere a fejlődésnek."
Bir şeyleri eksik bırakmak onu ilginç kılar ve büyüme için hala yer olduğu hissiyatını yaratır."Iets onvolledig laten, maakt het interessant en geeft je het gevoel dat er ruimte is voor groei."
Bir şeyleri eksik bırakmak onu ilginç kılar ve büyüme için hala yer olduğu hissiyatını yaratır."발전의 가능성을 느낄 수 있게 한다" 라는 문구가 있다고 말해 주더군요.
Bir şeyleri eksik bırakmak onu ilginç kılar ve büyüme için hala yer olduğu hissiyatını yaratır."Lăsând ceva neterminat o face interesantă, şi dă sentimentul că este loc pentru dezvoltare."
Bir şeyleri eksik bırakmak onu ilginç kılar ve büyüme için hala yer olduğu hissiyatını yaratır."Lasciare qualcosa incompleto lo rende interessante, e dà l'impressione che ci sia spazio per la crescita."
Bir şeyleri eksik bırakmak onu ilginç kılar ve büyüme için hala yer olduğu hissiyatını yaratır."Niedokończenie czegoś czyni to ciekawym, daje uczucie, że jest miejsce na rozwój.
Bir şeyleri eksik bırakmak onu ilginç kılar ve büyüme için hala yer olduğu hissiyatını yaratır."Αφήνοντας κάτι ατελές το κάνει ενδιαφέρον και αφήνει το αίσθημα ότι υπάρχει χώρος για ανάπτυξη".
Bir şeyleri eksik bırakmak onu ilginç kılar ve büyüme için hala yer olduğu hissiyatını yaratır."Да оставиш нещо незавършено го прави интересно и дава на човек усещането, че има място за растеж."
Bir şeyleri eksik bırakmak onu ilginç kılar ve büyüme için hala yer olduğu hissiyatını yaratır."Якщо залишати щось незакінченим, це робить його цікавим, і дає відчуття, що є можливості для зростання.
Bir şeyleri eksik bırakmak onu ilginç kılar ve büyüme için hala yer olduğu hissiyatını yaratır."השארת דבר לא גמור הופכת אותו למעניין, ונותנת את ההרגשה שיש מקום לצמיחה.