bırakmak ile cümle

bırakmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Sigarayı bırakmak için gayret etmelisin.You should make an effort to stop smoking.
Hayatının onun ellerine bırakmak istediğinden emin misin?Are you sure you want to put your life in her hands?
Sigarayı bırakmak zordur.It is difficult to give up smoking.
Sigarayı bırakmak için hangi yöntemi kullandın?What method did you use to give up smoking?
Dışarı çıkmadan önce kapıyı kilitlemeden bırakmak onun dikkatsizliğiydi.It was careless of her to leave the door unlocked when she went out.
Meseleyi ona bırakmaktan başka çaremiz yoktu.We had no choice but to leave the matter to him.
Konuyu ona bırakmaktan başka seçeneğimiz yoktu.We had no choice but to leave the matter to him.
Bir mesaj bırakmak ister misiniz?Would you like to leave a message?
Bob sık sık sigarayı bırakmak için çalışır.Bob often tries to give up smoking.
O, sigara içmeyi bırakmak için karar verdi.He made a resolve to stop smoking.
Sigarayı bırakmak kolay değildir, fakat sağlığının uğruna bırakmalısın.To give up smoking is not easy, but you should for the sake of your health.
Anne çocuklarını yalnız bırakmakta isteksizdi.The mother was reluctant to leave her children alone.
Bir kez kumarın tadını alırsan, onu bırakmak zordur.Once you get the taste for gambling, it's hard to give it up.
Hava gazını açık bırakmak benim dikkatsizliğimdi.It was careless of me to leave the gas on.
İşimi bırakmak istiyorum.I wanna quit my job.
Torunlarımıza temiz ve yeşil bir dünya bırakmak istiyoruz.We want to leave our descendants a clean and green earth.
Ben sigarayı bırakmak için ikna edildim.I was persuaded to stop smoking.
İnsanları askıda bırakmaktan hoşlanmıyorum.I don't like to leave people hanging.
Anahtarı arabada bırakmak senin dikkatsizliğindi.It was careless of you to leave the key in the car.
Bebekleri güçlü güneş ışığına maruz bırakmak tehlikelidir.It's dangerous to expose babies to strong sunlight.
Sigarayı bırakmak onun için olanaksızdır.It is impossible for him to give up smoking.
O, sigarayı bırakmakta haklıydı.He was right to give up smoking.
Sigarayı bırakmak için çok gayret ediyor.He is trying hard to give up smoking.
O birkaç kez sigarayı bırakmak için çalıştı, ancak başarısız oldu.He tried to give up smoking several times, but failed.
O, sigarayı bırakmak için söz verdi.He vowed to give up smoking.
Yoksulluktan dolayı okulu bırakmaktan başka seçimi yoktu.He had no choice but to give up school because of poverty.
Ona bir mesaj bırakmak ister misiniz?Would you like to leave a message for him?
O sigarayı bırakmak zorundadır.She has to stop smoking.
Olanları ona anlatmak zorunda bırakmaktan korktu.She dreaded having to tell him what had happened.
Gelecek ay işini bırakmak zorunda kalabilir.She may have to quit her job next month.
Onun için bu zor işi bırakmak istiyorum.I want to leave this difficult job to her.
Hastalık nedeniyle, sigarayı bırakmak zorunda kaldı.Due to illness, he had to give up smoking.
Bu paketleri kısa bir süreliğine bırakmak istiyorum.I want to leave these packages for a while.
Sigarayı bırakmakmalısın.You should quit smoking.
Bu kitabı sana bırakmak istiyorum.I'd like to leave this book with you.
Ben şu anki işimi bırakmak istiyorum.I want to quit my current job.
Onu o şekilde bırakmak ister misin?Do you want to leave it like that?
Onu sıkıca tuttu ve hiç bırakmak istemedi.She held him tightly and never wanted to let go.
İşini bırakmak istediğinden emin misin?Are you sure that you want to quit your job?
Burada olduğum için okumayı bırakmak zorunda değilsin.You don't have to stop reading just because I'm here.
Tom cinayet silahında parmak izlerini bırakmaktan kaçınmak için eldivenler giydi.Tom wore gloves to avoid leaving his fingerprints on the murder weapon.
Tom'un işini bırakmaktan başka hiçbir seçeneği yoktu.Tom had no choice but to quit his job.
Doktor sigarayı bırakmak zorunda kalacağımı söyledi.The doctor said that I would have to quit smoking.
Niçin bırakmak istediğini anlamak kolay değil.It is not easy to understand why you want to leave.
Bunu bırakmak zorundayım. Kötü bir alışkanlık.I have to stop that. It's a bad habit.
Geri bildirim bırakmaktan hoşlanırım.I'd like to leave feedback.
Ben bu işi bırakmak istemiyorum.I don't want to quit this job.
Kedisini evde bırakmak zorundaydı.He had to leave his cat at home.
Bu kızı seninle birlikte bırakmak istiyorum.I would like to leave this girl with you.
Çocuklarımız için bir şey bırakmak zorundayız.We have to leave something to our children.
"Bir mesaj bırakmak ister misiniz?" "Hayır, teşekkürler.""Do you want to leave a message?" "No, thanks."
Arabayı burada bırakmak zorundayım.I have to leave the car here.
Sigara içmeyi bırakmak zorundayım.I have to quit smoking.
Sigarayı bırakmak kolaydır. Bunu yüzlerce kez yaptım.It's easy to quit smoking. I've done it hundreds of times.
Seni asla bırakmak istemedim ama başka seçeneğim yoktu.I never wanted to leave you, but I had no choice.
Bırakmak istiyorum.I want to quit.
Ben geçmişi arkamızda bırakmak istiyorum.I'd like to put the past behind us.
Tom'a bir mesaj bırakmak isterim.I'd like to leave a message for Tom.
Yorumları aşağıya bırakmak için çekinmeyinFeel free to leave comments below.
Tom bırakmak istiyor.Tom wants to let it go.

İlgili Sayfalar