Ana içeriğe geç
Sözlük

bırak ile cümle

bırak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom başka seçenek verilmeden bırakıldı.Tom was left with no other choice.
Ben Tom'u ölmesi için bırakamadım.I couldn't leave Tom to die.
Tom kitabı masanın üstüne bıraktı.Tom left the book on the table.
Biz kimin sorumlu olduğunu buluncaya kadar bırakmayacağım.I won't quit until we find out who's responsible.
Tom, Mary'nin cep telefonuna detaylı bir mesaj bıraktı.Tom left a detailed message on Mary's cell phone.
Tom az önce beni orada bıraktı.Tom just left me there.
Tom sigarayı bırakmak için kararını verdi.Tom has made up his mind to quit smoking.
Tom sadece ağlamayı bırakamıyor.Tom just can't stop crying.
Sanırım peşini bırakmayacağız.I think we'll tag along.
Bırak Tom kendi yoluna gitsin.Let Tom find his own path.
Tom'a onu bıraktığım için benden nefret etmemesini söyle.Tell Tom not to hate me for leaving him.
Tom, onunla birlikte bıraktığınız her şeyle ne yapacağını bilmek istiyor.Tom wants to know what to do with all the stuff you left with him.
Ne yazık ki Tom'u serbest bırakmak zorunda kalacaksın.I'm afraid you're going to have to release Tom.
Gerçekten Tom'un üzerinde bir izlenim bıraktın.You really made an impression on Tom.
Kesinlikle Tom'un üzerinde bir izlenim bıraktın.You certainly made an impression on Tom.
Sen beni tekrar sınıfta bırakmamalısın.You must not fail me again.
İyi bir izlenim bıraktığını görüyorum.I see you made a good impression.
Tedbiri elden bıraktım.I let my guard down.
Tom bardağını yere bıraktı.Tom put his glass down.
Oyun oynamayı bırak.Quit playing games.
Ben herhangi kağıt izleri bırakmak istemiyorum.I don't want to leave any paper trails.
O yeni zincir mağazası beni işsiz bırakabilir.That new chain store could put me out of business.
Onlar bunu bizim için bıraktılar.They left that for us.
Keşke Tom bana onu demeyi bıraksa.I do wish Tom would stop calling me that.
Dün gece saatimi tezgahta bıraktım.I left my watch on the counter last night.
Onu alabilirsin ya da onu bırakabilirsin.You can take it or leave it.
Ben o konuyu düşünmeyi hiç bırakmıyorum.I never stop thinking about it.
Tom bir an için okumayı bıraktı.Tom stopped reading for a moment.
Silahını bırak yoksa vururum.Drop your weapon or I'll shoot.
Tom bizi yüzüstü bıraktı.Tom left us high and dry.
Kaç kişiyi geride bıraktık?How many people did we leave behind?
Bana bir tane bırakabilir misin?Could you leave me one?
Bu öğleden sonraya o kadar onu bana bırakabilir misin?Can you leave it with me till this afternoon?
Onu bıraktın mı?Did you give him up?
Sadece onu bırakabilir miyiz?Can we just drop it?
Bu sende nasıl bir izlenim bıraktı?How does that strike you?
Tom Mary'nin o kadar çok TV izlemeyi bırakmasını istiyor.Tom wants Mary to quit watching so much TV.
Tom'un kendi şemsiyesini nerede bıraktığını biliyorum.I know where Tom left his umbrella.
Tom Mary'nin neden işini bırakmak istediğini biliyordu.Tom knew why Mary wanted to quit her job.
Neden işini bırakmayı planladığını biliyorum.I know why you're planning to quit your job.
Tom işini neden bıraktığını Mary'ye söylemedi.Tom wouldn't tell Mary why he had quit his job.
Tom bana işini bırakmayı planladığını söyledi.Tom told me that he was planning to quit his job.
Beni sorumlu bıraktılar.They left me in charge.
Tom cüzdanını masaya bıraktı.Tom left his wallet on the table.
Tom cüzdanını evde bıraktığını söyledi.Tom said that he left his wallet at home.
Tom'u yalnız bırakmak istemiyorum.I don't want to leave Tom alone.
Belki sadece Tom'u yalnız bırakmalıyız.Perhaps we should just leave Tom alone.
Tom sadece yalnız bırakılmayı istiyordu.Tom just wanted to be left alone.
Yalnız bırakılmayı tercih ederim.I'd rather be left alone.
Tom burada çalışmayı bırakmak için kararını verdi.Tom has made up his mind to quit working here.
Onu buraya bırak.Put it down right here.
Lütfen bir mesaj bırak.Leave a message, please.
Bırak eşyalarımı alayım.Let me get my stuff.
Tom sigarayı bırakmak istiyordu.Tom wanted to quit smoking.
Kadınlar çalışmayı bıraktı.The women stopped working.
Isıtıcı çalışmayı bıraktı.The heater has quit working.
Bu paketi masama kimin bıraktığını Tom'un bilip bilmediğini merak ediyorum.I wonder if Tom knows who left this package on my desk.
Tom bana beni asla yüzüstü bırakmayacağını söyledi.Tom told me that he'd never let me down.
Kulağıma bağırmayı bırak.Stop yelling in my ear.
Tom ceketini çıkardı ve onu bir sandalyenin üstüne bıraktı.Tom took off his coat and put it on a chair.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod